Yok Oluş Sırası İnsanlara Geldi 0 314

Yok Oluş Sırası İnsanlara Geldi 0 315

ABD’nin önde gelen üniversitelerinden Stanford Üniversitesi bilim insanları omurgalıların, büyük bir hızla “Türlerin Yok Oluşu” devresine girdiğini belirtti.

Tüm bu teşhis ile beraber doğal kaynakların korunması amacı ile kurulmuş uluslararası organizasyon olan IUCN(Dünya Korunma Birliği ya da Doğa ve Doğal Kaynakların Korunması için Uluslararası Birlik),her yıl en az 50 türün neslinin tükenmesi riskiyle karşı karşıya kaldığını açıkladı. IUCN, tüm amfibilerin (hem suda hem de karada yaşayabilen hayvanlar) yüzde 41’inin,tüm memelilerin de yüzde 25’inin risk altında olduğunu belirtti.

Bilim adamlarının verilerine göre yeni bir Türlerin Yok Oluşu devresine giriyoruz. Biyolojik evrim işleyişinde olduğu gibi, evrimleşme sürecinde, yeni türlerin oluşmasının yanında, bazı türlerinde yok olduğu belirtiliyor. İnsan türünün ortaya çıkmasından sonra, türlerin yok olma hızı, insanların etkinliği oranında artmıştır.

Araştırmayı yöneten Gerardo Ceballos‘un açıklamaları ”Dünya, altıncı büyük soyların tükenişi evresine giriyor. 65 milyon yıl önce böyle bir evrede dinozorlar yeryüzünden silinmişti. Eğer harekete geçmez, önlem almazsak, insan soyu da yok olup gidenler arasında yer alacak” şeklinde.

Canlı türlerinin yok olma hızının, yeni türlerin evrimleşip ortaya çıkış hızından 10 bin kat daha hızlı olduğunu doğrulamaktadır. İnsan nüfusundaki artış hızının türlerin yok oluş hızıyla orantılı olarak artması, bu görüşü desteklemektedir. Nüfus arttıkça doğal yaşam alanları, yeni yerleşim alanları, tarım alanları, ulaşım yolları, fabrikalar, konutlar vb. insan etkinliklerinde kullanılmaları sonucunda parçalanıp bozulmaktadır.

Stanford Üniversitesinden Prof. Dr. Paul Ehrlich da “Hızla yaşadığımız dünyayı yok ediyoruz. Aslında üzerine bindiğimiz dalı kesiyoruz” şeklinde uyarıda bulundu. Bitkilerin arılar tarafından döllenmesinin de gelecek 30 yıl içinde sona erebileceği ifade ediliyor. Bilim ve teknolojinin doğa ile nasıl başa çıkacağı merak konusu.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Dünyanın En Ölümcül Dinozoru Artık T-REX Değil: Dynamoterror Keşfedildi 0 319

Dinozorların keşfinden bu yana, Dünya üzerinde tanıdığımız en yırtıcı hayvan olan Tyrannosaurus Rex gerçek bir ölüm makinesiydi. 6 metreye ulaşan boyları, 15 tona varan ağırlıkları ve bir öğütücüden farksız olan dişleri sayesinde Dünya üzerinde yaşamış şüphesiz en ölümcül canlıydı. Dinozor fosillerini bulduğumuzdan ve onları araştırmaya başladığımızdan bu yana en ölümcülünün T-Rex olduğunu düşünüyorduk. Dinozorları konu eden filmlerde hep başrol oyuncusu olan T-Rex’in pabucu dama atılmış gibi gözüküyor.

Andrew Mcdonald ve Douglas Wolfe’nin başkanlığında New Mexico’da 2012 yılında yapılan keşifler neticesinde fosiller yıllardır inceleme altındaydı. Bu yeni keşfin tam olarak hangi dinozor ailesine ait olduğu saptanmaya çalışıldı. Ve uzun uğraşlar sonunda 2018 yılında bu dinozor fosilinin yeni bir dinozor türü olduğunu keşfedip ona “Terörün Hükümdarı” anlamına gelen Dynamoterror ismini verdiler. İlginç olan bir diğer yanı da, fosillerin 80 milyon yıllık bir kayaçtan elde edilmiş olması. Yani T-Rex’lerin yaşadığı dönemden tam 12-14 milyon yıl önce. T-Rex’in boyundan çok az daha küçük olan Dynamoterror, kuzeni olan T-Rex’ten daha güçlü çene yapısı ve zırhı ile kesinlikle yenilmez bir ölüm makinesi.

Bilim insanları, Dünya’nın henüz daha inemediğimiz, gidemediğiz, ulaşamadığımız veya kazamadığımız derinliklerinde daha keşfedilmeyi bekleyen yüzlerce dinozor türü olduğunu söylüyor. Bu keşifler günümüzde yapılmaya devam ediyor ve geçtiğimiz her dakika yeni bulgulara ulaşmaya devam ediliyor. Yeni keşif sayesinde T-Rex’in pabucu dama atılır mı, filmlerde veya dijital dünyamızda bundan sonra Dynamoterror mu, yoksa kuzeni T-Rex mi daha fazla konuşulup- yazılıp çizilecek bilemiyoruz. Ama ikisi arasında “En Ölümcül Dinozorluk Unvanı” için taht kavgasının şimdiden başladığını söyleyebiliriz.

Kaynaklar: smithsonianmag.com, businessinsider.com, inverse.com

Uzaydan Kaliforniya’ya Metal Parça Düştü 0 210

Uzaydan Kaliforniya’daki bir tarlaya uzaydan metal bir cisim düştü. Orta Kaliforniya’da ceviz üreticisi bir çiftçi, 13 Ekim’de bahçesinde garip bir metal obje buldu.

KGET raporuna göre çiftçi olaydan sonra yerel şerif bürosunu aradı. Şerifler Vandenberg Hava Kuvvetleri Üssü’ne ulaştı ve orada uzmanlar, yanmış kabuğun muhtemelen bir İridyum iletişim uydusundan gelen bir yakıt tankı olduğunu söylediler. Spesifik olarak, uydu izleme sitesi n2yo.com’a göre üç gün önce, 10 Ekim’de yörüngesinden düştüğü belirlenen parça, bir iletişim uydusu olan Iridyum 70’ten geldi .

İridyum 70, 1990’ların sonunda piyasaya sürülen iletişim uydularının bir parçasıydı. Astronautix.com’a göre, Iridiums 72, 73, 74 ve 75 ile birlikte 17 Mayıs 1998 tarihinde uzaya bir Delta 7920-10C roketi gönderildi. O uydulardan şu an yörüngede hala çalışan tek uydu İridyum 73 uydusu.

Iridyum 70, 20 yıl, 4 ay ve 23 gün boyunca düşük Dünya yörüngesinde asılıydı; ve operasyonel ömrü boyunca, küresel Iridium ağındaki uydu telefon görüşmelerini gerçekleştirebilmek için görevini yerine getirdi . KGET’e göre bu, uzaya gönderildikten sonra bir İridyum uydusundan elde edilen ilk parça. Uzaydan canlı yayın yapan internet sitelerinden birisi bu parçanın düşeceğini ve dikkatli olunması gerektiğini önceden bildirmiştir.

Popüler Başlıklar