Wright Kardeşler Uçağı Nasıl İcat Etti? 0 2799

Uçma düşüncesi insanlar için hep bir hayal olmuştu. Balonun icadı bu hayali gerçeğe dönüştürse de yeterli gelmemişti. Uçak, balona oranla çok uzun çalışmalardan sonra icat edilebildi. Uçağın icadı konusundaki gelişmelerin yavaş olmasının başlıca nedenleri uygun bir motor bulunamaması ve uçağı kuş uçuşlarına dayandırma çabalarıydı. Ornikopter denen kanat çırpan hava taşıtları büyük zaman ve emek kaybı olmaktan öteye geçemedi.

1804 yılında George Cayle bir planör yaptı ve iki ayrı planörle uçmayı başardı. Uçma denemeleri yapan havacıların büyük bir bölümü uçağı kontrol etme yerine doğal dengeyi dikkate elma yanlışlığını yaptılar. 1890 yılında Otto Lilienthal yalnızca beden hareketleri ile uçağını kontrol etmeyi denedi ve 230 metreye kadar uçuşlar gerçekleştirdi.

Wright Kardeşler’in Uçağı

19. yüzyılın ikinci yarısına kadar Amerika, İngiltere ve Almanya’da pek çok uçuş denemesi yapıldı. Octave Chanute 1896 yılından başlayarak Amerika’da hem uçak yapımı üstünde çalıştı hem de hareketsiz kanatlı uçuş ilkelerini yaymaya başladı. Octave Chanute’un havacılık konusunda kanıtlanmış bilgileri toplayıp aktarmasına kadar  havacılık durağan seyretti.

1899 yılında Orville ve Wilbur Wright kardeşler yaptıkları ilk planöre yandan denetimle bükülebilen kanatlar takıldı. Uçmayı başarabilen Wright kardeşler bile uçağı kontrol etmenin zorluğunu fark etmişlerdi. 1903 yılında Orville ve Wilbur Wright kardeşler ilk motorlu uçağı icat edene kadar bir çok başarısız deneme oldu. Bütün bu çalışmalar ve denemeler konusundaki bilgileri toplayan Wright kardeşler yararlı buldukları fikirleri uygulamaya koyarken, itiş, kaldırma, pervanelerin etkileri, direnç, basınç ve yapım konusunda kendi hesaplarını da sürdürüyorlardı. Üçüncü planörlerinde uygun bir gövde yapmayı başardılar. Bundan sonra uçaklarına güç verecek bir otomobil motoru aramaya başladılar fakat istedikleri güç ağırlık oranına sahip bir motor bulamadılar. Kendileri bir motor yaparak ilk uçuşlarını 17 Aralık 1903 te gerçekleştirdiler. Orville ve Wilbur Wright kardeşlerin uçuş denemesi büyük bir başarı ile sonuçlandı. İlk uçuş denemelerinden 9 ay önce ilk motorlu uçağın patentini almışlardı.

Wright kardeşler icat ettikleri uçakla yaptıkları ilk denemede yerden 10 feet yüksekte toplam 120 metre yol almışlar ve 12 saniye havada kalmayı başarmışlardı.

1899 yılında yazılmış Wilbur Wright ‘ın notlarında, George Cayley, Octave Chanute, Samuel Langley ve Otto Lilienthal’in yaptığı deneyler ve çalışmalardan yardım aldıkları, uçurtmalar, planörler ve kuşları deneylerinde  kullandıkları görülmektedir. Hatta deneyleri için kendi rüzgar tünellerini inşa etmişlerdir. Mükemmel sonuçları yakalayana kadar yüzlerce deney yapmışlar, sonuçları havacılığın öncüsü olarak kabul edilen Octave Chanute ile paylaşarak onun tavsiyelerini almışlardır.

Uçağın hikayesi eski yunan ve hindu hikayelerinde hayvan ve arabaların etrafında uçan adamlardan bahsedilmektedir. M.Ö. 400 yılında Yunan filozof, matematikçi ve mimarların buhar ile çalışan ve 600 metre yüksekliğe kadar çıkan uçan bir alet yaptığına dair raporlar vardır. Bu raporlar tam olarak doğrulanamadığı için Wright kardeşler motorlu uçağın ilk mucitleri olarak tarihe geçmiştir.

Her ne kadar ilk motorlu uçağı icat edenler Wright kardeşler olsa da uçak ile ilgili daha eski çalışmalara bir göz atmakta fayda vardır.

Kayıtlar 11. yy da yaşamış Eilmer adlı bir keşişin planör denemeleri yaptığını göstermektedir. Uçma denemeleri yapan bir başka isim ise Şair Abbastır. Kuşların uçma kodeksi ve uçak tasarımları ile Leonardo Da Vinci de uçağın tarihinde yer almaktadır.17. yy da  Hezarfen Ahmet Çelebi kanat takarak yaptığı başarılı uçma denemesi ile tarihe geçmiştir. 18. yy da Francoise Pilatre de Rozier’in bir balon üzerinde uçma denemeleri yapmıştır.

John Montgomery adlı Amerikalı bir bilim adamı 1883 yılında kontrollü bir planör yapmayı başarmıştır. Herhangi bir itici gücü yani motoru olmayan tüm denemeler ve çalışmalar  Wright kardeşlere yön göstermiştir.

1903 yılında bir Fransada bulunan Uluslararası Havacılık Federasyonu (Fédération Internationale Aéronautique) tarafından Wright kardeşlerin uçağı sürekli olarak uçabilen ilk uçak olarak kabul edilmiştir. 2 yıl sonra 1905 yılında Wright kardeşler daha fazla kontrol imkanı olan ve daha istikrarlı olarak uçan Wright Flyer III adını verdikleri uçağı yaptılar.

1. Dünya Savaşı ve Sonrası

1914 yılında dünya savaşı uçağın hızlı gelişiminde önemli bir yer tutmaktadır. Uçak artık bir savaş aleti halini almış ve savaş silahı olarak potansiyelini göstermiştir. Özellikle Almanlar ve müttefikleri savaş silahı olarak uçağı oldukça etkili kullanmışlardır.

Savaşın bitimi ile birlikte uçaktaki gelişim hem askeri hem de ticari alanlarda hızla devam etmiştir. 1919 yılında Atlantik Okyanusunu geçen ilk uçak yolculuğu yapılmıştır. Aynı yıl Amerika’dan Kanada’ya ticari bir uçuş gerçekleştirilmiştir. 1930 yılında uçaklarda kullanılan jet motoru icat edilmiş 2. Dünya savaşına kadar çok hızlı bir gelişim göstermiştir. 2. dünya savaşında Jet motorlu uçaklar önemli yer tutmuşlardır.

1947 yılında Chuck Yeager X-1 adlı uçak ile ses duvarını aşarak uçak teknolojilerinde bir çığır açmıştır. 1952 yılında jet motorlar yolcu taşımada ve ticari uçaklarda kullanılmaya başlanmıştır. 1960 yılından sonra jet motor tüm dünyaya yaygınlaşmıştır. Uçağın icadı ve devam eden tarihsel gelişimi insan oğlunun seyahat tarzını değiştirmiştir. Gelişmiş ülkelerde uçak ile seyahat etmek hayatın ayrılmaz bir parçası halini almıştır.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Covid-19 Gripten 20 Kat Daha Fazla Ölüme Sebep Oluyor 0 24

Yeni tip “coronavirüs” (Covid-19), yalnızca “başka bir çeşit grip”ten ibaret değil.

Harvard Tıp Okulu ve Emory Üniversitesinden bazı yazarlar, yaptıkları araştırmaları kamuoyuyla paylaştı. Bu araştırmaların sonuçlarının oldukça dikkat çekici olduğunu söyleyen araştırmacılar, Covid-19’un aslında yalnızca masum bir grip virüsü çeşidi olmadığını ortaya koyuyor.

Grip ve Covid-19’un karşılaştırıldığı testler sonucunda grip virüsünün Amerika’da Ekim 2019 ile Nisan 2020 arasında 62.000 ölümle sonuçlandığını, Covid-19 virüsünün yol açtığı pandeminin ise sadece 1 Mayıs – 14 Mayıs arasındaki iki haftalık süreçte (Johns Hopkins Üniversitesi verilerine göre) 82.000 ölümle sonuçlandığını göstermiş. Ancak yetkililere göre bu denli sonuçlara varabilmek için henüz erken. Zira hastalığın ani gelişimi, halk arasında yarattığı panik ve tıbbi cihazların yetersiz kalması gibi etmenler, doğrudan virüsün ölümcüllüğü ile alakası olan etmenler değil.

Foto: cnn.com

Kıyas yaparken ortaya çıkan bir diğer sorun da, ABD’deki grip vakalarının istatistiklerinin tam olarak bilinemiyor olması. Tüm eyaletlerde bulunan binlerce hastaneden ve sağlık merkezlerinden alınan yetersiz verilerle yapılan araştırmaların sonuçlarına göre ise Covid-19, gripten en az 20 kat daha ölümcül. Özellikle Nisan ayı sonunda ve Mayıs ayının ilk iki haftasında bildirilen ölüm vakaları da bunu destekliyor.

Gribi Hafife Almayın

Ayrıca araştırmacılar bir konuda da tüm dünyayı uyarıyor; Covid-19’un ölümcüllüğünden dolayı Grip virüsünü sakın hafife almayın. Covid-19 kadar tehlikeli olmasa da bazı koşullarda grip de covid kadar ölümcül olabiliyor. Ama şunu belirtmekte fayda var, Covid-19 Sars tipi bir virüsken, Grip mevsimsel influenza türü bir virüstür. Yani iki virüsü eşit şartlarda kıyaslamak ne yazık ki mümkün değil. Elmayla armutu kıyaslayarak tam anlamıyla doğru sonuçları elde edemeyiz.

ABD’de ise bugüne kadar toplam 1,53 milyon kişi enfekte olmuş durumda ve bunlardan 92.000’i hayatını kaybetmiş. Dünya çapında ise 4.9 milyon vaka ve 325.000 ölüm bildirildi. Yani Dünya çapındaki genel tabloya bakılırsa ABD, virüsü en ağır şekilde geçiren ülke. Ancak buna rağmen ülkedeki bazı siyasetçiler bir an önce hayatın normale dönmesini istiyor.

Dünyanın diğer ülkelerinde ise normale dönme çalışmaları devam ediyor. Virüsü hafif atlatan bazı ülkeler yavaş yavaş normale dönmeye başladı ve Almanya gibi virüs yönetimi başarılı olan ülkeler ise adım adım önlemleri gevşetiyor.

Orjinal yayın: Dünyayı Keşfet


Kaynaklar:
1. https://jamanetwork.com/journals/jamainternalmedicine/fullarticle/2766121
2. https://www.worldometers.info/coronavirus/country/us/
3. https://www.livescience.com/covid-19-deaths-vs-flu-deaths.html
4. https://www.livescience.com/coronavirus-updates-united-states.html

3 Adımda YouTube Kanalı Nasıl Açılır? 0 36

Son 10 yılda televizyon yayıncılığının yerini internet yayıncılığı almaya başladı. Dünya çok hızlı bir dönüşüm geçirip hızlı bilgi, hızlı yayın ve online medya çağına geçti. Haliyle yayın yapmak eskisi gibi zor değil. 2005 yılında kurulan YouTube sayesinde günümüzde çok kolay bir şekilde yayın yapmak mümkün. Peki o zaman “YouTube kanalı nasıl açılır?” Sizlerle adım adım yeni bir YouTube kanalı oluşturacağız.

Adımlara geçmeden önce herkesin merak ettiği veya bilmediği bir soru daha mevcut:

YouTube kanalı açarak para kazanmak mümkün mü?

YouTube kanalı sayesinde tahmin ettiğinizden daha fazla kazanç elde etmeniz mümkün. 2006 yılında Google, YouTube’u satın aldı. İlk yıllarda yayın yaparak para kazanmak mümkün değildi, yayıncılar sadece markalarla işbirliği yaparak para kazanabiliyordu. Fakat son 5 yılda Dünyanın bir çok ülkesinde yürürlüğe giren para kazanma uygulamasıyla birlikte Google reklamları yayınlayarak para kazanmak mümkün hale geldi.

Herkesin bağımsız birer yayıncı olabilmesi sebebiyle son zamanlarda iyice yaygınlaşan YouTube’ta sıfırdan bir kanal oluşturmak çok kolay.

1. YouTube üzerinde hesap oluşturma

www.youtube.com adresine girdiğimizde bizi karşılayan ekranın sağ üst bölümünde bulunan “Oturum Aç” tuşuna tıklıyoruz. Ardından bizden bir hesap oluşturmamızı isteyecek. Eğer bir Google Mail veya farklı bir mail adresine sahipseniz giriş yaparak devam edin. Değilseniz adımları takip edin.

 

Yeni bir YouTube veya Google hesabı oluşturmak için “Hesap Oluşturun” tuşuna bastık. Eğer bir Gmail hesabına veya farklı bir mail adresine sahipseniz yalnızca YouTube hesabı oluşturmak için çıkan kısımda isminizi mail adresinizi yazıp şifrenizi oluşturup “İleri” tuşuna tıklayabilirsiniz.

Fakat biz bir mail hesabınızın olmadığını varsayarak yeni bir mail oluşturarak devam edeceğiz. O yüzden “Bunun yerine yeni bir Gmail adresi oluştur” tuşuna basıyoruz ve oluşturmak istediğimiz mail adresini girip devam ediyoruz.

Ardından kurtarma seçenekleri ve telefon numarasını isteğe bağlı girerek veya girmeden devam ederek doğum tarihimizi yazıp devam ediyoruz ve bitiriyoruz.

YouTube hesabımız hazır. Şimdi yeni bir kanal oluşturalım.

2. YouTube Kanal Oluşturma

Hesabımızı açtığımız anda karşımıza YouTube anasayfası geldi. Yukarı sağ köşede gördüğünüz isminizin baş harfine tıklayın ve “Kanal Oluştur” tuşuna basın. Karşınıza gelen “İçerik üretici yolculuğunuz başlıyor” iletisine “Başlayın” diyerek devam ediyoruz. Ardından karşınıza çıkan ekranda kanal ismini belirlemeniz istenecek. Bu kısımda kanal ismine karar verip seçmeniz yeterli.

İşte bu kadar! Artık kanalınız hazır. Bu kısımda dilerseniz bir profil fotoğrafı belirleyip kanalınızın neyle ilgili olduğuna dair açıklamalar ve kanal etiketleri yazabilirsiniz. Bu etiketleri yazmanız, kanalınızı ve videolarınızı daha kolay bulmalarını sağlayabilir.

3. YouTube Kanalı Özelleştirme

Kanalımızı açtık, peki YouTube kanalımızı kendimize özel hale getirebilmek için ne yapmamız gerekir? Bütün ayarlamalardan sonra bizi kanalımızın bulunduğu sayfaya yönlendirecek. O sayfadan sağ üstte “Kanalı Özelleştir” butonuna tıklıyoruz.

Dilerseniz üstte bulunan “Kanal resmi ekle” tuşunu kullanarak üst kısma yatay bir resim yerleştirebilirsiniz. Ya da sağ tarafına geldiğinizde ortaya çıkan kalem görseline tıklayarak Facebook, Instagram hesaplarınızı kanalınıza bağlayabilirsiniz. Kanalla ilgili diğer tüm ayarlamaları ve YouTube kanalından para kazanma ile ilgili içerikleri websitemizden okuyabilirsiniz.


Dünyanın En Garip ve İnanılmaz 5 Okyanus Fenomeni

1895 Yılında Fast Food’u Ortaya Çıkaran Makina: Otomat

Popüler Başlıklar