Tükenen Su Kaynakları ve Geleceğin Su Savaşları 0 349

Tükenen Su Kaynakları ve Geleceğin Su Savaşları 0 350

Küresel ısınmasının artması ve kullanılabilir suların hızla tüketilmesi gelecekte su nedeniyle savaşlar çıkacağına işaret ediyor. ABD’deki Massachusetts Üniversitesi Çevre Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Timothy O. Randhir de kaynakların azalması nedeniyle su kavgalarının artacağını vurguluyor. Peki geleceğin su savaşlarının hangi bölgelerde hangi ülkeler arasında gerçekleşmesi bekleniyor? Türkiye su savaşlarında yer alacak mı?
Dünya nüfusunun %60′ından fazlasına sahip Asya kıtası, bu kullanılabilir suyun %36′lık bir kısmına sahip. Öte yandan dünya nüfusunun %6′sına karşılık gelen Güney Amerika kıtasında kullanılabilir suyun %26′sı bulunuyor.
Sadece Amazon nehri ise tüm dünya üzerindeki kullanılabilir suyun %15′ini oluşturuyor. Dünya Meteoroloji Örgütü’nün tahminlerine göre 2025 yılında dünya nüfusunun yüzde 66′sı su sıkıntısı çekecek.
Randhir’e göre tarihsel olarak bakıldığında Ortadoğu’da ve Amerika’nın bazı bölgelerinde böyle uyuşmazlıklar bekleniyor. Su kaynaklarının farklı ülkeler tarafından paylaşıldığı bölgelerde de su sorunları bekleniyor. Randhir bunlara Nil Nehri ve Amerika ile Kanada arasındaki bölgeyi örnek veriyor.
Çözümü ise havza yönetimine önem verilmesi ve sudaki kirlenmenin önüne geçilmesi. Olası su savaşlarının taraflarıyla ilgili çok sayıda öngörü bulunuyor. Bunlardan en dikkat çekicisi dünya nüfusunun yüzde 5’ini barındırmasına rağmen dünya su kaynaklarının sadece yüzde 1’ine sahip olan Ortadoğu.
Yakın dönemde ve günümüzde petrol gibi enerji kaynakları ekseninde çatışmaların yaşandığı Ortadoğu böyle giderse bir de su için savaşacak. UNESCO’ya göre Ortadoğu’da su kaynakları için çıkabilecek olası çatışmalar şöyle:
Fırat ve Dicle için Türkiye, Suriye ve Irak arasında çatışma olasılığı görülüyor.
Şeria Nehri için ise Ürdün, İsrail, Lübnan ve Filistin arasında anlaşmazlıklar var ve çatışma olasılığı bulunuyor. Afrika’da ise Nil Nehri’nin Mısır, Etiyopya ve Sudan arasındaki bir su savaşına neden olması hiç de uzak bir ihtimal değil.
Orta Asya’da ise Aral gölü etrafında Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan ve Kırgızistan arasında bir hesaplaşma olasılığı var. Güney Asya’da Wular Barajı ile ilgili Hindistan-Pakistan gerilimi var. Farraka barajı için Hindistan ile Bangladeş geriliyor.
Mahakali Irmağı ise Nepal ile Hindistan’ın arasında el bombası gibi duruyor. Güneydoğu Asya’da Mekong Irmağı’nı denetleyecek barajlar yapmaya kalkışan Kamboçya, Çin, Laos, Myanmar, Tayland ve Vietnam’ın karşı karşıya gelme olasılığı var.
Güney Afrika’da Bostwana ve Namibya birçok kez su için çatışmanın eşiğine geldi.
Libya’nın tükettiği fosil sular ise Cezayir’i geriyor. ABD ile Meksika arasındaki Kolorado Irmağı suyunun paylaşımı sorunu da bir dinamit gibi ortada duruyor.
Uruguay, Arjantin, Brezilya ve Paraguay’ı kapsayan La Plata da Güney Amerika’nın da çatışma olasılıkları içinde yer alabileceğini gösteriyor. Tarih boyunca su ile ilgili sebeplerden yaşanmış kimi anlaşmazlıklar, çatışmalar ve bölgesel ayaklanmalar da oldu.
1990 yılında Atatürk Barajı’nın yapımı için bir süre Fırat’ın sularının akışı engellendi. Suriye ve Irak Türkiye’yi protesto etti ve barajın Türkiye için bir savaş silahı olduğunu savundu.
Yine 1990’lı yıllarda Turgut Özal, PKK’ya destek verdiği gerekçesiyle Suriye’yi uyardı ve suyu kısıtlamakla tehdit etti. Sadece 2014 yılı içinde olan olaylar bile endişe verici.
Su Kaynaklı Yaşanan Bazı Problemler
Meksika’da su kaynakları üzerindeki kontrolle ilgil bir meseleden dolayı yerel halkla polis arasında çatışma çıkmış ve 100’den fazla polis yaralanmıştı.
Yine 2014’de Suriye hükümeti, muhalif güçlerin Halep’teki su istasyonunu bombaladığını ve su krize neden olduğunu iddia etmişti. Kırım’ın Rusya’ya katıldığını açıklamasının ardından Ukrayna’nın Kırım’a giden su kaynaklarını kestiği iddia edilmişti.
Nijerya’da çiftçilerle sürü sahipleri su kaynakları yüzünden karşı karşıya geldi. Nijerya hükümeti çatışmayı ancak askeri bir operasyonla engelleyebildi. Gürcistan, Rusya’nın sınırdaki su ünitelerine sürekli olarak sabotaj yaptığını idda etti.
Sercan Tezcanoğlu – CNNTurk
Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

10 Dakikada Oto Ekspertiz Olmak – Araba Almadan Önce 0 28

Araba Almadan Önce Bakılacak 10 Yer Neresi? 10 dakikada oto ekspertiz olmak mümkün mü? Türkiye’de ikinci el otomobil almak gerçekten de hiç kolay değil. Yükselen otomobil fiyatları, kur artışı, vergilerin daha da yükselmesi otomobil alımını güçleştiren sebeplerden. Sıfır otomobil almak zorlaştıkça ikinci ele olan talep çok daha yükselmekte.

Araba almayı zorlaştıran tek sebep fiyatların artması değil, Türk halkı otomobil alırken aracın temizliğinden ziyade tekrar satarken değerinin düşmemesine daha çok önem gösteriyor. Fiyat düşüren şeylerin başında ise otomobilin daha önce kaza yapıp yapmadığı, boyanıp boyanmadığı gibi faktörler yer alıyor. Avrupa ülkelerinde eski araçların boyanıp temiz gözükmesi değerini arttırırken Türkiye’de tam tersine değer düşürebilmekte. Zira oldukça köklü bir oto sanayi sektörü mevcut olduğu için takla atmış veya ikiye bölünmüş araçları bile çok uygun fiyatlara sıfırından farksız hale getirebiliyorlar. O yüzden biz de Türkiye piyasasını ayrı değerlendirip sizlere balık vermek yerine balık tutmayı öğreteceğiz. Hepinizin işine yarayacak bu bilgiler sayesinde araba almaya giderken oldukça donanımlı olacaksınız.

Araba Almadan Önce Bakılacak 10 Yer

1. Arabanın Geçmişi

Eğer bir arabayı beğenip sahibi ile görüştüyseniz, pazarlık yapmadan ve herhangi bir randevu almadan önce arabanın geçmişini öğrenmeniz çok daha sağlıklı. Eğer arabanın plakası kapalıysa plaka bilgilerini, şasi numarasını ve motor numarasını isteyin. İnternetten veya sigorta şirketi yoluyla gerekli sorgulamaları yaptıktan sonra arabaya bakmaya gittiğinizde araç üzerindeki ve ruhsattaki motor ve şasi numaralarıyla eşleştirin.

2. Kaza Kontrolü

Bir aracın en önemli yeri iskeletidir, yani şasisi. Aracın kaporta parçaları sökülüp takılabilir, fakat şasi bir bütündür. Eğer aracın şasisi zarar veya tamir gördüyse aracın bütün dinamiklerini bozabilir. Bir kazadan sonra şasinin tamir görüp görmediğini anlamak için kaput, kapı, bagaj kapağı gibi yerler açılarak kontrol edilmelidir. Bir el feneri ya da cep telefonunun flaş ışığı yardımıyla ön kaputu açarak motorun altında kalan ve farların arkasında kalan ana gövde demirlerini kontrol edin. Paslanma, kaynak, kırık veya herhangi bir tamir izi olup olmadığını anlamaya çalışın. Genellikle kendini kolayca belli eder. Paslanma veya çürüme başladıysa o aracı almadan önce iki kez düşünün.

3. Kaporta ve Boya Kontrolü

Araba almadan önce bakılacak 10 yerden birisi de kaporta. Aracın dış görünüşünü uzaktan inceleyin. Parçaların birbiriyle uyumlu olup olmadığına bakın. Genellikle ışık yansımasıyla boyanan veya tamir gören parçalar kendini belli edecektir. Ayrıca kapıların, kaputun ve bagajın diğer parçalarla arasındaki boşluğa iyi dikkat edin. Bütün boşluklar birbiriyle orantılı olmalıdır. Eğer parçalar arasında uyumsuz gözüken varsa o parça değişmiş olabilir. Bu boşlukların aralığını parmağınızla ölçebilirsiniz. Fabrika çıkışı boya olan araçların kaportası son derece düzgün gözükür. Örneğin eğer bir kapıya yansıma altında bakıp eğik veya yamuk yerler gözünüze çarpıyorsa o kapı macunlanıp boyanmış olabilir. Aracın boyanması çok önemli değildir, fakat macunlanıp boyandıysa kaza geçirmiş olması muhtemel. Boyalı parça güneşte veya ışıkta farklı gözükür. Dilerseniz internetten boya ölçüm cihazı satın alıp onunla inceleyebilirsiniz.

4. Dış Aksam Kontrolü

Aracın motor kaputunu açıp motor kısmını inceleyin. Sarkan kablolar, bantlanmış teller, kapaksız plastikler gibi düzensiz yerler görüyorsanız o araç bir çok kez farklı ustaların elinde tamir görmüş olabilir. Çünkü hiçbir fabrika kablosu sarkmış bir araç satmaz. Alacağınız arabanın standart donanımını öğrenin ve ona göre kontrol edin. Örneğin aldığınız aracın aynaları otomatik olarak açılıp kapanabiliyorsa, alacağınız aracın bunu yapıp yapmadığını kontrol edin. Eğer böyle bir özellik yoksa aynalar sonradan değişmiş olabilir. Ya da aracın standart donanımı çelik jantlı iken satıcının aracında jant kapağı takılı olabilir. Bu gibi farklı özellikler değer düşürebilir ve bunları bilerek gitmeniz size bir artı sağlar.

5. İç Aksam Kontrolü

Arabanın ön konsolunu, göğüs kısmını, direksiyon ve vites gibi kısımları kontrol edin. Göğüs kısmında kabarıklık görürseniz airbag patlamış ve daha sonra tamir görmüş olabilir. Direksiyonun etrafını, vitesin el topuzunu iyi inceleyin. Aracın kilometresine bakarak vites ve direksiyondaki aşınmayı eşleştirmeye çalışın. Örneğin satıcı aracın 30 binde olduğunu söylüyorsa, fakat direksiyona baktığınızda en az 100 bin kilometre kullanılmış gibi aşındığını fark ederseniz daha detaylı sorgulayın. Ancak bu yöntem her zaman doğru olmayabilir. Zira kalitesiz bir markanın direksiyonu 70 binde aşınabiliyorken kaliteli marka aracın 400 binde bile sağlam olabilir. Ayrıca koltuklar, tavan döşemeleri, emniyet kemeri gibi aksamların durumunu inceleyin. Döşemelerde yanık, yırtık, sarkık olmamasına özen gösterin.

6. Araç Özellikleri

Alacağınız aracın hangi özelliklerde olduğunu bilmeniz gerekir. Örneğin motor hacmi ne kadar?, dizel mi benzinli mi? lpg varsa ruhsata işlendi mi? Muayene tarihi ne zaman? Klima mevcut mu? Aracın bütün bilgilerini bilmeniz gerekir, fabrika verilerini inceleyip alacağınız aracın standart donanımını öğrenin. Ardından satıcıya donanımla ve bu özelliklerle ilgili bütün bilgileri sorun.

7. Elektronik Aksam

Aracın klimasını, ısıtmasını, farlarını, sinyallerini kontrol edin. Otomatik camların çalışıp çalışmadığına, varsa otomatik aynaların çalışıp çalışmadığına bakın. Marşa basıp çalıştırın, göstergede herhangi bir arıza lambası yanıp yanmadığını kontrol edin. Aracın rolantide çalışmasını dinleyip düzensizlik olup olmadığını kontrol edin. Direksiyonu sağa ve sola çevirip direksiyon hassasiyetini kontrol edin. Radyoyu kontrol edin, çalışmayan radyolar elektrik tesisatıyla ilgili büyük sorunların işaretçisi olabilir.

8. Motor

Her ne kadar bir eksper gibi araç kontrolü yapsanız bile aracı bilgisayara bağlamadan ve test verilerini almadan çok sağlıklı sonuçlar elde edemezsiniz. Her aracın motoru aynı olmadığı için, bakılacak yerler de aynı değildir. Örneğin aracın yağ çubuğunu çekerek “bu araçta üfleme var” diyen bir usta, usta değildir. 2014 model bir Mercedes motoru ile 1992 model Mitsubishi motoru çok farklı şeylerdir. “Ama benim ustam bakınca hemen anlar” demeyin. Türkiye’de binlerce araç sahibi iş bilmez ustalar tarafından mağdur ediliyor. Motor kısmı için en sağlıklı olanı, aracınızı motor testine sokmaktır. Fakat aracı görmeye gittiğinizde kontrol edebileceğiniz şeyler mevcut. Aracı çalıştırmadan önce kaputu açın ve yağ çubuğunu çıkarın. Eğer çubukta yağ göremezseniz araç yağsız bırakılmış olabilir. Sahibine yağ değişim zamanını sorun ve bakımlarının ne zaman yapıldığını öğrenin. Eğer çubukta yağ gözüküyorsa aracın marşına basın ve çalıştırın, tek marşta çalıştıysa problem yok demektir. Eski bir araç bile olsa tek marşta çalışmayan araçta problem olabilir. Motorun sesini dinleyin, düzenli ve ritmik bir motor sesi almalısınız. 5 saniye boyunca 3000 devirde gaz verip egsozdan herhangi bir duman gelip gelmediğine bakın. Eğer olağanüstü bir şekilde mavi veya siyah duman görürseniz bir problem olabilir.

9. Test Sürüşü

Siz veya araç sahibi, aracı çalıştırıp bir test sürüşüne çıkın. Aracın hızlanmasını kontrol edin, eğer hızlanmasında problem varsa bir sorun olabilir. Süspansiyonu test etmek için bir tümsekten geçin ve aracın tekerlerinin verdiği hissiyatı tartmaya çalışın. Çok yumuşak süspansiyon iyi değildir. Frenleri kontrol edin ve durma mesafesini ölçün. Vites geçişlerini kontrol edin ve bütün viteslere atın. Herhangi bir takılma, atma veya geçmeme durumu yoksa sorun yok demektir. Geri vitesi test etmeyi unutmayın. Düz yolda aracın sağa veya sola çekme eğilimi olup olmadığına bakın. Sağa veya sola çekiyorsa alt takımda büyük masraflar olabilir, mutlaka kontrol ettirin.

10. Karar Aşaması

Aracın değerini düşüren herhangi bir olumsuzluğa rastlamadıysanız son kontrollerinizi yapıp noterin yolunu tutabilirsiniz. Aracın lastiklerini kontrol edin, eğer çok eski ve aşınmış bir lastik ise değiştirmeniz gerekebilir. Ayrıca aracın dıştan temiz gözükmesi temiz bir araç olduğunu göstermez. Aracın içinin dışının temizlenip parlatılmış olması aldatmaca olabilir. Araçların kusurlarını gizlemek isteyen bazı satıcılar internete profesyonel fotoğraf makinalarıyla çekilmiş fotoğraf koyabilirler. Fotoğrafların güzel olması aracın güzel olduğu anlamına gelmez. Aracı gerçekte görene kadar kapora göndermeyin. Ayrıca aracı yarın satacağını, ama siz kapora gönderirseniz aracı satmaktan vazgeçip sizi bekleyeceğini söyleyenlere inanmayın. Dolandırıcı olup olmadığını anlamak için, hemen yola çıkıp yarın sabah diğer müşteriden önce orada olacağınızı söyleyin. Genellikle uzak bir ilçede veya köyde yaşadıklarını söyleyip sizi reddederler.

Araba Almadan Önce

Araba almadan önce bakılacak 10 yer bu şekildeydi. Son olarak, bizden size ufak bir öneri; alacağınız 8-10 yaş veya üzeri çoğu araç 200 bin kilometreden fazla olabilir, bu normal bir durumdur. Aslına bakarsanız kilometresi düşük araçlara çok para vermeye razı olduğunuz için kilometresi düşük araçların piyasası yüksek. Eğer nasıl bir araç aldığınızı biliyorsanız boyanmış olması veya kilometresinin yüksek olması hiçbir şey değiştirmez. Önemli olan, siz o araca kaç yıl daha masraf yapmadan binebileceksiniz?

Mutlu ekspertizler dileriz!

Orjinal kaynak: Dünyayı Keşfet


Dünyanın En Güçlü ve Ölümcül 10 Savaş Tankı

Dünyanın En Güçlü ve Ölümcül 10 Savaş Tankı 0 39

Tankların tarihi, savaşta arazi araçlarına ilk ihtiyaç duyulana kadar, yani I. Dünya Savaşı’na kadar uzanır. Dünyanın en güçlü savaş tankına uzanan bu süreçle birlikte Tanklar kısa sürede gelişerek II. Dünya Savaşı sırasında güçlü ölüm makinelerine dönüştü ve orduların bel kemiği oldu. Diğer topçu silahlarıyla karşılaştırıldığında her zaman çok yönlü bir savaş makinesi olarak kabul edilirler. Her türlü arazide kullanım kolaylığı nedeniyle diğer savaş silahlarına oranla daha fazla tercih edilirler. Yaratabileceği yıkımın düşman toprakları üzerindeki etkisi konusunda sağlam ve güçlüdürler. Bu listede, dünyanın farklı ülkeleri tarafından kullanılan en güçlü ve en ölümcül 10 savaş tankını sıralayacağız.

Foto: military-today.com

10. Merkava MK4 – İsrail

MK4, MANTAK tarafından üretilen ve İsrail ordusu için IDF yönetmelikleri ile hazırlanan Merkava serisi tankların en son çeşididir . İsrail topraklarından gelen en güçlü savaş tanklarından biridir. İlk varyant 1978’de faaliyete geçti ve yıllar boyunca birçok geliştirme gördü. 908 beygir gücü, hava soğutmalı dizel motor, tankın önünde yer alır ve tankın 40mph’ye kadar hızlara ulaşmasını sağlar. Ana silah, HEAT ve APFSDS mermilerini ateşleyebilecek şekilde tasarlanmıştır .

Foto: googleusercontent.com

9. Type 59 – Çin

Çin’de geliştirilen Type 59, 15 ülkede faaliyet gösteren ana muharebe tankıdır. Sovyetler Birliği tarafından üretilen T-54A tankının Çin versiyonudur. Ana silah, koaksiyel olarak monte edilmiş bir makineli tüfek ile birlikte gelen 100 mm’lik bir yivli silahtır (Tip 59 topu). Ana silahlandırmaya ek olarak, tank ayrıca öncelikle hava savunması için kullanılabilen 7.62 mm’lik bir makineli tüfeğe sahiptir. Tank, toplam 1.215 litre dizel (harici bir tambur dahil) taşıma kapasitesine sahiptir ve bu da ona 600 km menzil sağlar.

Foto: c4defence.com

8. T-84 – Ukrayna

T-84 Ukrayna, Malyshev Fabrikası tarafından üretilen ana muharebe tankıdır. 65-70 km / s seyir hızı ile dünyanın en hızlı tanklarından biri olarak kabul edilir. 125mm pürüzsüz delikli ana top, 7.62mm koaksiyel makineli tüfek ve 12.7 mm uçaksavar makineli tüfeği ile donatılmıştır. NATO standart mermilerine ek olarak, ana delik lazer güdümlü füzeleri ateşleyebiliyor. Tank ve mürettebata ek koruma sağlamak için, patlayıcı reaktif zırh panelleri ve saldırılara dayanacak büyük lastik eteklerle donatılmıştır. VARTA optik sistemi, gelen füze ATGW’lerini (Tanksavar güdümlü silahlar) yanlış yönlendirebilir. Ana motor kapatıldığında güç sağlamak için yardımcı güç ünitesi ile donatılmış birkaç tanktan biridir.

Foto: tarihiolaylar.com

7. Challenger 2 – İngiltere

Challenger 2 veya FV4034 Challenger 2, Birleşik Krallık’ta BAE Systems Land & Armaments tarafından üretilen ana muharebe tankıdır. Şu anda bu tank İngiliz ve Umman ordusunda kullanılıyor. Bu 4 mürettebat üyesinin binebildiği tank, 50 mermi ateşleme yeteneğine sahiptir. Aynı zamanda 55-59 km / s azami yol hızı ile 520-550km mesafeyi kapsayan menzil yeteneğine sahiptir. Ana tabancaya ek olarak, tankta 7.62 mm’lik mermileri ateşleyebilen bir zincir ve makineli tüfek bulunuyor. Depo, 1200 beygir güç sağlayan çift turboşarjlı doğrudan enjeksiyonlu dizel motor ile güçlendirilmiştir.

Foto: twimg.com

6. M1 Abrams – ABD

Abrams Jr. ABD ordusunda ve 4 yıldızlı bir generaldi. Bu ağır hizmet tipi tank, ana muharebe tankları ve zırhlı araçlar konusunda uzmanlaşmış General Dynamics Land Systems tarafından üretilmektedir. Tanklar, mühimmatın ayrı ayrı tasarlanması nedeniyle zemini savaşta mürettebatı güvenli bir şekilde sürmesine olanak veren kabiliyeti ve kapasitesi ile bilinir. Çatışmadaki ateş gücü nedeniyle ön hatlar için en çok tercih edilen tanklardan biridir. Bazı varyantlar, bir ATGM’nin (Tank Karşıtı Güdümlü Füze) sinyallerini karıştırmak için donatılmıştır. Tank, kimyasal saldırıdan kaçma yeteneğine sahip boyalarla kaplıdır. Ana delikli tabanca, tanka bağlı makineli tüfeklerden 12,7 mm ve 7,62 mm mermilere ek olarak 120 mm mermi atış kapasitesine sahiptir.

Foto: army-technology.com

5. Tip 10 – Japonya

Japon Ordusu; ateş gücü, performans ve çeviklik ağırlıklı ana muharebe tankı geliştirmek istedi. Neyse ki bu gereksinimler Mitsubishi Heavy Industries tarafından Tip-10 geliştirilerek karşılandı. Tank, ana sondaj topu APFSDS ve tüm standart 120 mm NATO mühimmatlarını ateşleme kapasitesine sahip. 4 zamanlı V8 dizel motor, deponun hem ileri hem de geri yönde 70 km / s hızda seyredebilmesini sağlar. Bu tankın benzersizliği, en son teknoloji C4I (Komuta, Kontrol, İletişim, Bilgisayar ve İstihbarat) sistemi ile donatılmış olmasıdır. Önceki modellere kıyasla, tip 10 önemli ölçüde hafif ve üç mürettebat üyesi taşıyor. Tank ayrıca iki makineli tüfekle geliyor: M2HB 12.7mm ve Tip 74 7.62 mm.

Foto: wikimedia.org

4. K2 Black Panther – Güney Kore

Hyundai Rotem tarafından üretilen K2 Black Panther , Kore Cumhuriyeti’nin tank filosunun en yenilerinden biridir. Bunlar, yaşlanan M48 tanklarının yerini aldı ve topçu alayına ekstra güç kattı. Ana delikli silah sadece Hyundai Wia tarafından tasarlandı ve operasyonu tamamlayan otomatik yükleyici özelliği ile dakikada 10 mermi ateşleme kapasitesine sahip. Termal kamerası ve hedef kilitleme mekanizması, tankın hareket halindeyken bile hedefe doğru ateş etmesini sağlar. Radar bozucu ve radar uyarı sistemleri de bu tankın en önemli özelliklerindendir. Mürettebat güvenliğini artırmak için, tankta oluşabilecek dahili yangınları söndürecek bir mekanizma da bulunmaktadır. Türkiye de bu tankı kullanmaktadır.

Foto: defenceandtechnology.com

3. Leopard 2 A7 – Almanya

Krauss-Maffei Wegmann GmbH & Co. KG tarafından Alman ordusu için üretilen leopar 2 serisine ait bir tanktır. Leopar 2 serisi, 1970’lerde Almanya’nın ana muharebe tankı olarak Leopar 1’in yerini aldı. Ana delik 120mm mermi ve diğer standart Leopard 2 serisi mühimmatı ateşleyebiliyor. Tankın bir başka özelliği de bir makineli tüfek ve bir bomba atar entegre etme kapasitesidir. Bu tank, tanksavar balistik füzeleri ve el bombalarına karşı çok yönlü koruma sağlayan zırh tabakalarını tutma kapasitesine sahiptir ve bu da onu çalıştıran askere ekstra bir güvenlik hissi sağlar. Herhangi bir modern MBT (Ana muharebe tankı) gibi, mayınları ve engelleri temizlemek gibi işlemleri kolaylaştıran ek ataşmanlar için hükümler vardır. Şirket, tankta bulunan yüke bağlı olarak yakıtın 400-450km yeterek, 60-70 km / s arasındaki hızlara ulaşabileceğini iddia ediyor.

Foto: tiananmenstremendousachievements

2. Tip 99 – Çin

Tip 99 , Çinli şirket Norinco tarafından üretilen üçüncü nesil bir ana muharebe tankıdır. Şu anda sadece Çin Halk Kurtuluş Ordusu ile kullanılıyor. Tip 99’un ateş etme yetenekleri kusursuzdur ve son derece yüksek bir isabet oranına sahiptir. Ana top, otomatik yükleme özelliğine sahip 125 mm’lik pürüzsüz delikli bir toptur . Ana top APFSDS, HEAT, FragHET ve NATO standart mühimmatını ateşleyebilir. Ana topun stabilitesi bu tankın en önemli noktasıdır, çünkü hareket ederken bile yüksek hassasiyetli hedef vuruşu sunar. Tank, 500km menzilde yolda 80km / s hıza çıkabilir.

Foto: twimg.com

1. T90MS – Rusya

T-90ms’lik dünyanın en büyük ana muharebe tankı üreticisi: Uralvagonzavod tarafından üretilmiştir T-90’ın modern bir versiyonudur. Dünyanın en popüler tanklarından biridir. Rusya dahil 9-10 ülkede faaliyet göstermektedir. 1.130 HP’lik motor ile donatılmıştır ve 58-60 km / s hıza çıkmaktadır. Tank 125mm 2A46M pürüzsüz delikli bir tabanca ve 43 mermi ile geliyor. Ana tabancaya ek olarak, 12.7 mm ağır makineli tüfek 1.6 km menzile sahiptir ve dakikada 800 mermiye kadar ateş edebilir. Tank, üç koruma katmanı ile donatılmıştır: kompozit zırh, patlayıcı reaktif zırh ve önlem paketi. Üçüncü koruma katmanı, tank bir lazere hedef olduğunda mürettebatı uyarma yeteneğine sahiptir. Hedef olduğu zaman, koruyucu duman bombaları atma ve kendisine ateşlenen silahı yanlış yönlendirme yeteneğine sahiptir.

Orjinal yayın Dünyayı Keşfet


Kaynaklar:
1. https://listamaze.com/10-powerful-war-tanks-in-the-world/
2. http://www.military-today.com/tanks/top_10_main_battle_tanks.htm
3. https://interestingengineering.com/7-of-the-best-tanks-that-you-wouldnt-want-to-face-in-battle


Dünyanın En Çok Çay İçen 10 Ülkesi ve Çay Kültürleri

Popüler Başlıklar