Keşfedilmemiş Cennet, Issız Koylar: Kabatepe 0 1571

Bugüne kadar her yaz güzel yerlerde güzel tatil yapan biri olarak bu yıl hiç tatile gidemeyebileceğim korkusuyla girdim yaza. Ege kıyılarında yıllarca bir aşağı bir yukarı savruldum, her seferinde yeni yerler yeni eğlenceler keşfettim. Üniversite okumak için Çanakkale’ye geldiğim sene “Ege’den ayrıldık, bütün eğlence burada son bulur” diye düşünmüştüm ama Çanakkale’de kaldığım yıllar içinde aslında hiç de öyle bir yer olmadığını, hatta bunun aksi düşünmemi sağladığını fark ettim. Ben Çanakkale’nin denizini hep balık tutulan bir yer olarak kazımışım hafızama. Aslında bu yaza kadar da bu düşüncem devam etti, ta ki bu yıl tatile gidemem korkusuyla kendimi Çanakkale denizlerine atana kadar.

Bu fotoğraf bisikletlecanakkale.blogspot.com sayfasından alınmıştır.

Sınavlar bitti bitecek derken sıcaklar bastırdı ve her insanoğlunun ihtiyaç duyduğu gibi biz de serinleme ihtiyacı duyduk. Kız arkadaşımla birlikte ilk yakıcı sıcakta kendimizi Çanakkale’nin merkezine yakın bir mesafede bulunan Mega Beach plajına attık. Plaj, kum, kalabalık her şey güzel olmasına rağmen deniz kirliliği bizim alıştığımızın biraz üzerindeydi. Ardından üniversitemizin güzel yerleşkesi Dardanos’ta bulduk kendimizi ve hem deniz kirliliği hem de deniz analarıyla baş etmek durumunda kalınca 25 dakika içinde bulunduğumuz yeri terk ettik. Sonraki günler ise bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine Kabatepe plajlarını gündemimize aldık, işte geçirdiğimiz o güzel günün tohumları da burada atılmış oldu.

Bir kaç gün geçtikten sonra arkadaşımızın denize gidelim demesiyle birlikte Kabatepe planları yaptık, bir rota belirledik (gerçi yolda rotadan o kadar saptık ki..) gidiş saatimizi belirledik. Planımıza göre sabah 8’de kalkıp kahvaltımızı yaptıktan sonra en geç saat 10 feribotuna yetişecektik, karanlık basmadan önce de geri dönecektik. Her şey plana uygun ilerledi, saat 10:15 sıralarında Eceabat’a indik, benzin istasyonuna girip su ve yakıt aldıktan sonra keşfetme seansı başlamış oldu. O güzel yollardan giderken müziğimiz de eksik olamazdı tabi ki. Yüksek sesle müziğimizi dinlerken eşsiz manzaraları da kaçırmadık. 15-20 dakikalık yolculuktan sonra arabayla koyun kenarına inmek için girdiğim yolun yanlış olduğunu fark ettik ve Kum Hotel adında bir otelin giriş kısmına gelmiş olduğumuzu gördük. Girmişken de fiyatları sorduk, kişi başı 20 TL, plaj ve havuz dahil akşama kadar. Tabi öğrenci olduğumuz için biraz daha ucuza kaçmak istedik ve geldiğimiz yöne doğru geri gitmeye başladık. En sonunda Mimoza dinlenme tesisleri adında pek de insan olmayan bir koya geldik ve 10 TL araç ücreti karşılığında tesisin plajına indik ve sahildeki şemsiyelerden ve puflardan yararlandık. Plaj ıssızdı, arkamız ormandı ve deniz mükemmeldi. İşte o berrak suyu görüp denizin o farklı tonlardaki renklerine Çanakkale’de rastladıktan sonra bu bölgeye bakış açım tamamen değişti. Dinlenme tesislerinde 2 saatlik bir duraklama yapıp mükemmel gözlemelerimizi de yedikten sonra güzel bir gün olsun diyerekten parayı da gözden çıkarıp yanlış girdiğimiz Kum Hotel’e gitme kararı aldık.

Kum Hotel’e giriş yapıp arabayı park ettik ve sıcaktan kavrulmuş bir halde kendimizi önce denize attık. Plajın kumu o kadar güzel ve inceydi ki gerçekten Kum Hotel, adını hak eden bir plaja sahipti. Peki ya denizine ne demeli? Tertemiz, pürüzsüz, ince kum. Yosun, kaya vs. girişte insanı engelleyebilecek hiç bir şey yok. Plajdaki gölgelik alanı, sörf tahtası kiralama kısmını ve bar kısmını da beğenip tam puan verdik. Ardından biraz güneşlenip yukarı havuz kısmına geçtik. Küçücük bir havuz beklerken, ortalamadan biraz daha büyük ve 180 – 220 arasında derinliğe sahip tertemiz bir havuzla karşılaştık. Çocuk havuzu da ekstrası. 2-3 saate yakın da havuz başı keyfi yapıp 10 üzerinden 10 puan verdik. Tatil köyü konseptinde olan ve karavan park edebilme avantajı bulunan Kum Hotel’i de beğenip evimize öyle döndük. Kısacası Kabatepe bize çok güzel bir gün yaşattı ve tekrar gidip koca bir gün geçirmeye hepimiz hazırız.

Kabatepe nerededir? Kabatepe’ye nasıl gidilir? Kabatepe’de nerede denize girilir? Öncelikle ilk sorumuzdan başlayalım.

Kabatepe nerededir?

Kabatepe, Çanakkale merkezin karşısında bulunan ilçesi Eceabat’ın bir bölgesidir ve Ege Denizine kıyısı olan koylardan oluşur. Çanakkale’deki diğer plajlardan farkı da buradadır.

Kabatepe’ye nasıl gidilir?

Aracınızla gidiyorsanız ve Asya kıtasındaysanız Çanakkale İskelesinden feribotla 29 TL karşılığı araç geçişi yapabiliyorsunuz (Aynı gün dönmek şartıyla 29 TL gidiş dönüş ücreti) ve Eceabat’a geçtikten sonra İstanbul yoluna çıkıp 2.km’den sola doğru Kabatepe iskelesini veya Gökçeada tabelalarını takip ediyorsunuz. 10 km. sonra Kabatepe bölgesindesiniz. Eğer minibüsle gidiyorsanız Çanakkale merkezden binip Kabatepe’de inmeniz yeterli olacaktır. Direkt Kabatepe minibüsleri bulunmaktadır yaz aylarında.

Kabatepe’de nerede denize girilir?

Kabatepe bölgesi ıssız koylar da dahil olmak üzere bir çok güzel çadır-karavan-kamping, otel ve dinlenme tesislerinin bulunduğu bir bölgedir ancak bu tesisler dip dibe bulunan tesisler değildir. Kilometrelerce mesafe farklarıyla güzel koylara sahip olan bölgelerdir. Dolayısıyla Kabatepe’ye gittiğinizde o bölgeyi komple gezip size en uygun koyu bulup orada tatil yapmaktır.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Araç Kiralamanın En Ucuz ve En Kolay Yöntemi 0 680

Eskiden olduğu gibi bir araca ihtiyacımız olduğunda dışarı çıkıp araç kiralama şirketlerinin hepsini dolaşmıyoruz. Günümüzde uçak bileti, otobüs bileti almaktan, bir taksi çağırmaktan tutun, araç kiralamaya kadar her tür ihtiyacımızı internetten karşılayabiliyoruz. Bu gereksinimler internetten karşılanabildiği için haliyle bu gibi firmalar fazlasıyla arttı ve internette aynı zamanda bir rekabet ortamı oluştu. Eskiden çok daha yüksek ücretlerde kiralanabilen araçlar, şimdi daha uygun fiyatlı ve daha güvenilir.

Geleneksel araç kiralama şirketlerinin uyguladığı yöntemlerden uzak, yeni nesil araç kiralama şirketleri müşteriye ve müşteriye verdiği hizmete daha fazla önem veriyor. Haliyle internetten araç kiralamak dahi eski yöntemlere göre çok çok daha güvenilir ve kesinlikle daha kolay. Aslına bakarsanız bir araç kiralamak, uzun vadede çoğu zaman araç satın almaktan daha avantajlı. Örneğin ayda 3-4 kere uçakla seyahat eden biriyseniz havalimanlarına gidip gelirken kiralık araç kullanmanız daha mantıklı olacaktır.

Otorento.com.tr’den araç kiralarken “araç kiralamak gibi çok kolay bir konuyla ilgili” zaman kaybetmeyeceksiniz. Otorento’nun kolay ve açıklayıcı arayüzü sayesinde neredeyse hiç zaman harcamadan araç kiralamanız mümkün. Aracı alacağınız, bırakacağınız yerleri seçme şansınız var. Ayrıca eskisi gibi aracı almak için herhangi bir yerde bulunmanıza da gerek yok. Otorento araç kiralama hizmeti olarak aracı evinize veya işyerinize bile getiriyor. Örneğin Otorento’nun Antalya Havalimanı araç kiralama hizmetinden yararlanmak istiyorsanız ve aracı havaalanında teslim alacaksanız Otorento tabelası ile karşılanıp aracınızı direkt havalimanından teslim alabilirsiniz.

Kısacası araç kiralama için en uygun fiyatlarla en çok hizmeti veren firmalardan biri olan Otorento, araç kiralama konusunda yapmanız gereken tüm işlemleri yalnızca 3-4 tıka kadar azaltıyor ve zamandan bolca kazanmanızı sağlıyor. Özellikle çok fazla seyahat eden kişiler için havalimanı teslim ve alma seçenekleri, eve kadar teslim seçenekleri ile Otorento araç kiralama hizmetini müşteri için en kolay şekilde sunuyor. Araçların bir o kadar ucuz olması ise tamamen rekabet kaynaklı. Ucuz olmasının yanı sıra bazı zamanlar %50’ye kadar indirimli araç kiralamak mümkün olabiliyor.

En Ucuz Uçak Biletini En Kısa Sürede Bulmanın Yolları 0 683

Önümüzdeki bir ay içinde yurt dışına çıkmayı planlıyorsunuz ama hem ucuz uçak bileti bulmakta zorluk çekiyorsunuz, hem de tarihi netleştirmediniz. Haliyle onlarca uçak bileti satan firma bulunuyor ve gerçekten karar vermesi çok zor. Seçim zor olduğu için de tarih belirleme süreci uzuyor ve bu da fiyatlara yansıyor. Benim için de çok zor olan bu durumu kendimce kolaylaştırdım. En azından en ucuz bileti bulmak için uzun zamanlar harcamıyorum. Bunu da ister işinizi kolaylaştıracak bir tavsiye yazısı ister bir reklam olarak görün. Ama aşağıda bahsedeceğim siteyi en azından bilet almadan önce bir kere ziyaret edip bilet sorgulamanızda fayda var.

Çok değil, bundan aşağı yukarı 10 yıl önce uçak biletimizi almak için dışarı çıkardık ve tek tek acentaları dolaşırdık. Size en yakın acentalar ne komisyon koyarsa ona razı olmak durumundaydınız. Sonra internet çağında biraz daha zaman ilerleyince Havayolu firmaları kendi internet sitelerini kurup uçak biletini online olarak satmaya başladılar. Böylelikle firmanın kendi sitesine girip bilet alabilmemiz mümkün oldu. Ve ardından nihayet bizim gibi gezmeyi çok seven ve bir şekilde seyahat etmek durumunda olan tüm insanlar için kolaylık olan, tüm havayolu firmalarının biletlerini listeleyen ve içlerinden en ucuzunu bulmamızı sağlayan siteler açıldı. Bu herkes için hem aşırı kolaylık, hem zaman tasarrufu, hem de para tasarrufu demekti. Örnek vermek gerekirse ben son seyahatimde havayolu firmalarının bir çoğunu girip tek tek inceledim ve üstelik nereden baksanız hepsine birer saat ayırmama rağmen diğer havayollarına da girip tek tek inceleyip en ucuz bileti kendim bulmam gerekti. Ama ben öyle yapmak yerine havayolu firmalarını tek tek listeleyip en ucuz bileti bulmamızı sağlayan turna.com ‘a girdim, güzergahı seçip en uygun fiyatlı bileti aradım. İlk defa girmiş olmama rağmen sadece üç hamleyle bütün ucuz biletleri tek sayfada listeledim.
Merak ettiyseniz en başından anlatayım, turna.com ‘da sistem şöyle işliyor;
– En ucuz uçak biletini arıyorsunuz.
– Turna.com’u ziyaret ediyorsunuz.
– Kalkış ve Varış yerlerini seçiyorsunuz.
– Tarihleri seçiyorsunuz.
– Ve arama tuşuna basıyorsunuz.
Sistem size anında bütün havayolu firmalarının biletlerini ucuzdan pahalıya doğru sıralıyor. 
Bana göre en dikkat çekici özellik ise listenin üst kısmında bulunan 15 günlükten 1 yıllığa uzanan ucuz bilet grafiği. Grafiğe göre en kısa çubuk olarak gözüken günün üzerine geldiğinizde size önümüzdeki 15 günün en ucuz fiyatını verecektir. Bildiğiniz gibi en ekonomik bileti bulmaya yarayan esnek tarih özelliğini turna.com farklı bir boyuta taşımış ve çok çok sadeleştirmiş. Doğruyu söylemem gerekirse daha önceki uçuşlarımda 4-5 gün boyunca bilet arayıp yine de uygun bileti ve uygun tarihi bulamadığımı biliyorum. Son uçuşumdan önce bütün bilet firmalarını ziyaret ettim, daha doğrusu her seferinde ediyorum. Ama son uçuşumda bileti turna.com’dan aldım. Özellikle şu grafik durumuyla son ikidir dikkatimi çeken bir siteydi. Bunu yapan tek firma olmasa da sitenin arayüz kullanımı o kadar kolay geldi ki, 15 dakikada onlarca farklı yere uçak bileti sorguladım. Uzun yıllardır bulunan web tecrübeme güvenerek uçak bileti için en kolay arayüzlerden biri olduğunu söyleyebilirim. Aynı zamanda tüm uçuşlardan puan kazanmanız ve bu kazandığınız puanlarla indirimli uçak bileti almanız mümkün. Zamanınızı doğru kullanmak için uçak bileti ararken turna’yı kullanabilirsiniz.

Popüler Başlıklar