Dünyanın En Güzel Evinde Bulunması Gereken 5 Özellik 0 515

Dünyanın En Güzel Evinde Bulunması Gereken 5 Özellik 0 516



“Dünyanın en güzel evi” çok iddialı bir cümle bunun farkındayız ancak siz de doğru tasarımları evinizde kullanarak kendi evinizin dünyanın en güzel evlerinden biri olmasını sağlayabilirsiniz. Tek yapmanız gereken şey, “mükemmel” bir evde bulunması gereken şeyleri kendi evinize uyarlamak. Evinizin ne kadar büyüklükte olduğu veya konumu fark etmiyor, önemli olan doğru tasarımları kullanarak kendinize en kullanışlı ev ortamını yaratmak.

1. Şarap Mahzeni

Evinizde bir şarap mahzeni? Kulağa çok hoş geliyor fakat “bir bu eksikti evimde” diyenleri duyar gibiyim. Doğru tasarımla evinizin boyutu ne olursa olsun tam da kendi evinize göre bir şarap mahzeninin olması çok kolay. Evinizi daha hoş bir yaşam alanı haline getirmek istiyorsanız Şarap Mahzeni ve içkilerinize ayırdığınız özel bir bölümün olması şart.

2. Havuz

“Herkesin evinde havuz olmaz” ya da “havuz şart değil” demeyin. Dünyanın en güzel evi için havuz şart ve dilerseniz dünyanın en güzel havuzunu bile kendi evinize özel tasarlamanız mümkün. İnsanın özellikle yaz aylarında evinde geçirdiği zamanlar işkence olabiliyor. Bu işkenceyi eğlenceye ve tatile dönüştürmenin tek yolu evinizde bir havuzun bulunmasıdır. Mükemmel ev için havuz şart! Fakat bir de havuzun güzellik derecesi de bir o kadar önemli. Günümüzde özel havuz iyice yaygınlaşmış olmasına rağmen standart tasarımlı havuzlar ve çevre düzenlemesi evinizin görünümünü klasikleştirebiliyor. Dünyanın en güzel evlerinden birini yaratmak için ise evinize en uygun havuzu tasarlamanız şart!

3. Bahçe

Size özel bir bahçeniz olsun istemez misiniz? Bahçeli bir evin hayalini herkes kurmuştur ama bu hayali gerçeğe dönüştürmek ve evinize en uygun alanda bir bahçe oluşturmak, isteğinize göre tasarlamak sandığınız kadar zor değil. Dünyanın bir çok yerinde çok fazla bahçeli eve konuk oldum ancak inanın hepsinin havası birbirinden farklıydı, hepsi birbirinden güzeldi. Bahçe, bir evi tamamiyle bir ev yapan en önemli alanlardan biridir.

4. Garaj

Bir evi kullanışlı yapan en önemli alanlardan biri de garajdır. Garajları aynı zamanda kullanmadığınız eşyaları veya depolamak istediğiniz önemli ekipmanları koyabileceğiniz bir yer olarak kullanabilirsiniz. Tabi ki garaja koyacağınız en önemli şeylerden biri her zaman aracınız olacaktır. Aracınız için de güzel bir garaj tasarımının şart olduğunu söylemek yanlış olmaz. Evinizin garajının olması bir yana, garajınızın bir çok alandan daha kullanışlı olması şart tabi ki. Çünkü garaja sadece aracınızı koymakla kalmayacak, aynı zamanda bir çok eşyayı garajınıza indireceksiniz. Böyle durumlarda garajda aracınızı bile koyacak yer bulamayabilirsiniz. Ama yaratıcı çözümler ve tasarımlarla onu da kolaylıkla halletmeniz mümkün.

5. Teras

İnsanın evinde sürekli yapması gereken şeylerden biri de hava almaktır. Evinizde hava almak için en uygun yer ise teras veya balkondur. Terasa çıkıp hava almak her insanın evinde isteyeceği bir durumdur ve bu alanın özellikle çıkıp vakit geçirebileceğiniz bir alan olması gerekir. Terasınıza yapacağınız yaratıcı tasarımlarla vakit geçirmeyi en çok isteyeceğiniz yer terasınız olabilir.
Tüm bu saydıklarımı yapabilmeniz için her şeyden önce bir fikire ve ilham almaya ihtiyacınız var. Evinizi “daha da yaşanabilir” bir ortam yapmak için size yardımcı olabilecek bir yol gösterici arıyorsanız ve ev konusunda yukarıda saydığım örnek tasarımlara göz atmak istiyorsanız Homify’nin internet sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Covid-19 Gripten 20 Kat Daha Fazla Ölüme Sebep Oluyor 0 24

Yeni tip “coronavirüs” (Covid-19), yalnızca “başka bir çeşit grip”ten ibaret değil.

Harvard Tıp Okulu ve Emory Üniversitesinden bazı yazarlar, yaptıkları araştırmaları kamuoyuyla paylaştı. Bu araştırmaların sonuçlarının oldukça dikkat çekici olduğunu söyleyen araştırmacılar, Covid-19’un aslında yalnızca masum bir grip virüsü çeşidi olmadığını ortaya koyuyor.

Grip ve Covid-19’un karşılaştırıldığı testler sonucunda grip virüsünün Amerika’da Ekim 2019 ile Nisan 2020 arasında 62.000 ölümle sonuçlandığını, Covid-19 virüsünün yol açtığı pandeminin ise sadece 1 Mayıs – 14 Mayıs arasındaki iki haftalık süreçte (Johns Hopkins Üniversitesi verilerine göre) 82.000 ölümle sonuçlandığını göstermiş. Ancak yetkililere göre bu denli sonuçlara varabilmek için henüz erken. Zira hastalığın ani gelişimi, halk arasında yarattığı panik ve tıbbi cihazların yetersiz kalması gibi etmenler, doğrudan virüsün ölümcüllüğü ile alakası olan etmenler değil.

Foto: cnn.com

Kıyas yaparken ortaya çıkan bir diğer sorun da, ABD’deki grip vakalarının istatistiklerinin tam olarak bilinemiyor olması. Tüm eyaletlerde bulunan binlerce hastaneden ve sağlık merkezlerinden alınan yetersiz verilerle yapılan araştırmaların sonuçlarına göre ise Covid-19, gripten en az 20 kat daha ölümcül. Özellikle Nisan ayı sonunda ve Mayıs ayının ilk iki haftasında bildirilen ölüm vakaları da bunu destekliyor.

Gribi Hafife Almayın

Ayrıca araştırmacılar bir konuda da tüm dünyayı uyarıyor; Covid-19’un ölümcüllüğünden dolayı Grip virüsünü sakın hafife almayın. Covid-19 kadar tehlikeli olmasa da bazı koşullarda grip de covid kadar ölümcül olabiliyor. Ama şunu belirtmekte fayda var, Covid-19 Sars tipi bir virüsken, Grip mevsimsel influenza türü bir virüstür. Yani iki virüsü eşit şartlarda kıyaslamak ne yazık ki mümkün değil. Elmayla armutu kıyaslayarak tam anlamıyla doğru sonuçları elde edemeyiz.

ABD’de ise bugüne kadar toplam 1,53 milyon kişi enfekte olmuş durumda ve bunlardan 92.000’i hayatını kaybetmiş. Dünya çapında ise 4.9 milyon vaka ve 325.000 ölüm bildirildi. Yani Dünya çapındaki genel tabloya bakılırsa ABD, virüsü en ağır şekilde geçiren ülke. Ancak buna rağmen ülkedeki bazı siyasetçiler bir an önce hayatın normale dönmesini istiyor.

Dünyanın diğer ülkelerinde ise normale dönme çalışmaları devam ediyor. Virüsü hafif atlatan bazı ülkeler yavaş yavaş normale dönmeye başladı ve Almanya gibi virüs yönetimi başarılı olan ülkeler ise adım adım önlemleri gevşetiyor.

Orjinal yayın: Dünyayı Keşfet


Kaynaklar:
1. https://jamanetwork.com/journals/jamainternalmedicine/fullarticle/2766121
2. https://www.worldometers.info/coronavirus/country/us/
3. https://www.livescience.com/covid-19-deaths-vs-flu-deaths.html
4. https://www.livescience.com/coronavirus-updates-united-states.html

Dünyanın En Çok Çay İçen 10 Ülkesi ve Çay Kültürleri 0 68

En çok çay içen ülke hangisi? Peki ya kimin çay kültürü daha eskiye dayanıyor? Bir çok ülkede kahve ve çay sevme oranları değişiklik gösterir. Ama araştırmalar gösteriyor ki, insanların büyük bir çoğunluğu kahve içmeyi daha çok seviyor. Çay ise çok daha özel bir kültürün parçası. Çay tüketiminin fazla olduğu toplumlar, genellikle toplumsal alışkanlıklar sebebiyle daha fazla çay içiyor. Örneğin Türkiye, İrlanda ve Birleşik Krallık gibi örneklerde çay sevgisi yüzyıllar öncesine dayanıyor. Peki eğer “Dünyanın en fazla çay tüketen ülkeleri hangileridir?” diye sormuş olsaydık cevap ne olurdu? Bu konuya bir de istatistiksel olarak bakalım.

Dünyanın En Çok Çay İçen 10 Ülkesi


10. Japonya – Kişi başı 0,97 KG.

Japonya’nın çay sevgisi hiç yabana atılacak cinsten değil. Ne demiştik? Çay sevgisi bir kültürdür. Japon kültürüne bakarsak 12.yüzyıldan bu yana çay tükettiklerini ve bunu bir ritüel haline getirdiklerini söyleyebiliriz. 12.yüzyıldan önce ise çayı içmek yerine değerli bir ilaç olarak kullandıklarını biliyoruz.

9. Polonya – Kişi başı 1 KG.

Polonya’da hem kahve hem de çay tüketimi oldukça yüksek. Bazı kaynaklara göre Polonya’lıların çay tüketimi alışkanlığı Türklerden kazanılmış. Moğol zamanlarında eski Türk kavimleri ile kültürel temas sonucuyla hem çay içme alışkanlığı hem de dil ve kültür anlamında bazı özelliklerin Polonya halkına aktarıldığı düşünülmekte.

8. Mısır – Kişi başı 1,01 KG.

1500’lü yıllardan beri Mısır’da yaygın olan çay tüketme kültürü, kendine has özellikler sergilemektedir. İki farklı şekilde demlenebilen Mısır Çayı, kupa veya fincanda servis edilmez. Onun yerine uzun bardaklarda servis edilir.

7. Yeni Zelanda – Kişi başı 1,19 KG.

Nispeten yeni bir ülke ve coğrafya olan Yeni Zelanda’da halk, bol bol çay tüketiyor. Yöreye özgü bir çay bitkisine sahip olan Yeni

Dünyanın En Çok Çay İçen 10 Ülkesi
Bangladeş’te çay toplayan çiftçiler – Foto: bangladeshus.com

Zelanda’lıların Dünyaya çay ihraç ettikleri büyük bir çay firması da mevcut.

6. Fas – Kişi başı 1,22 KG.

Yeşil Çay ve Nane’yi karıştırıp servis eden Fas’lılar, çaylarını sadece Fas’ta değil, Afrika kıtasının tamamında üne kavuşturmuş. Çay servis edilmeden önce bardağa nane koyulup sıcak su ekleniyor ve kısa bir süre bekletilip Nane kokusunun bardağın her yerine sinmesi sağlanıyor. Ardından nanenin etkisiyle yeşil olan suya demli çay eklenerek Fas Çayı elde edilmiş oluyor.

5. Rusya – Kişi başı 1,38 KG.

Rus Çayı sıcak veya soğuk olarak servis edilebiliyor. 17.yüzyılda bir Moğol hükümdarının Rus çarına çay hediye etmesiyle başlayan ve ardından Rus halkı arasında yaygın bir şekilde tüketilmeye başlayan çay, günümüzde Rusları bu listenin 5.sırasına getirmiştir.

4. İran – Kişi başı 1,50 KG.

Siyah çayı daha çok tüketen İran halkına da yine bir çok ülke gibi ilk çay Çin’den gitmiş. İpek Yolu sayesinde Çin ile ticari ilişkileri güçlü olan İran, ilk çayı Çin’den ithal etmiştir. Çay kültürü, İran’da önemli bir yere sahiptir. Gittiğiniz her yerde çay ikram edilirse şaşırmayın.

3. Birleşik Krallık – Kişi başı 1.94 KG.

İngiltere’de yaşanan iç savaştan sonra monarşinin geri gelmesiyle birlikte kral olan 2.Charles, 1662 yılında Portekiz Kralının kızı Catherine ile evlenmiştir. Catherine Portekiz’den gelirken çeyizinde bir miktar çay da getirmiştir. O zamanlar çayı üreten Çinlilerle sıkı ticari ilişkileri olan Portekiz’de de çay yaygınlaşmaya başlamıştı. Charles ile evlenip İngiltere, İskoçya ve İrlanda kraliçesi olan Catherine sayesinde Birleşik Krallık’ın tamamında çay tüketimi yaygınlaşmıştır. Günümüzde kullanılan “5 çayı” cümlesi de İngilizlere aittir. Çayın dünyada yaygınlaşmasının en temel sebeplerinden biri İngilizler’in çay tüketimidir.

2. İrlanda – Kişi başı 2.19 KG.

Listenin 2.sırasında bulunan İrlanda’da bir kişi yılda 2 kilodan fazla çay tüketmektedir. Birleşik Krallık Kraliçesi Catherine sayesinde yaygınlaşan ve yüzlerce yıldır bir kültür haline gelen çay tüketimi İrlanda’da oldukça fazladır. İngilizler gibi genellikle siyah çaya süt ekleyerek servis ederler.

1. Türkiye – Kişi başı 3.16 KG.

Dünyanın açık ara en çok çay tüketen toplumu Türkler listemizin 1.sırasında. Bir kişi yılda ortalama tam 3 kilodan fazla çay tüketmektedir. Çayın Türkiye’de bir kültür haline dönüşmesinin çok eskilere dayandığını zannedebilirsiniz, fakat tam olarak öyle değil. Hatta çay kültürü Osmanlı’da bile yoktu. Bu kültürün oturmasını ve çayın bu denli yaygınlaşmasını sağlayan kişi ise Atatürk’tü. Cumhuriyet kurulduktan bir yıl sonra Gürcistan’dan tonlarca çay tohumu getirtip Rize’ye ekilmesini sağlayan yasa sayesinde çok kısa sürede çay kültürü yayılmış. Çayın kahveden daha ucuza mal edilmesinin de bunda etkisi büyüktür.

Diğer içeriklerimize göz atabilirsiniz:

Dünyanın En Garip ve İnanılmaz 5 Okyanus Fenomeni:
https://www.dunyayikesfet.net/dunyanin-en-garip-ve-inanilmaz-5-okyanus-fenomeni/

1895 Yılında Fast Food’u Ortaya Çıkaran Makina: Otomat
https://www.dunyayikesfet.net/1895-yilinda-fast-foodu-ortaya-cikaran-makina-otomat/


Kaynaklar:

1. https://www.worldatlas.com/articles/top-10-tea-loving-countries-in-the-world.html
2. https://yemek.com/cayin-tarihcesi/
3. https://en.wikipedia.org/wiki/Tea_in_the_United_Kingdom
4. https://theculturetrip.com/europe/russia/articles/everything-you-need-to-know-about-russian-tea-ceremonies/

Popüler Başlıklar