Dünya Doğayı Koruma Vakfı: İnsanoğluna Tek Gezegen Yetmeyecek 0 3648

Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) insanlığın aşırı müsrif yaşama alışkanlığıyla bütün doğayı tehdit ettiğini savundu. Vakfın ‘2016-Yaşayan Gezegen’ raporunda her yıl yerkürenin barındırdığının 1,6 katı doğal kaynak tüketildiği ve doğanın yağmalanması yüzünden 1970 – 2012 yılları arasında 14 bin omurgalı canlı türünün yüzde 60 oranında azaldığı belirtiliyor.

Rapora göre en çok tatlı sularda yaşayan hayvanların nesli tehlikede. Tatlı su canlılarının sayısı aynı süre zarfında yüzde 80 oranında azalmış. Canlı türlerinin azalmasında öncelikle doğal ortamın ham madde ihtiyacı sürekli artan insan tarafından tahrip edilmesi rol oynuyor. Son 25 yılda ormanların azalma hızının düşmüş olmasına rağmen bu süre zarfında 239 milyon hektar genişliğindeki ormanlık alan yok olmuş. Ormanların azalmasında iklim değişikliği ve çevre kirliliği de etkili oluyor.

Denizlerdeki kirlilik yüzünden mercan kayalıklarının tehlikede olduğu belirtilen Dünya Doğayı Koruma Vakfı raporunda Almanya’daki canlı türlerinin de hızla azaldığına dikkat çekiliyor. Almanya’daki 32 bin hayvan, bitki ve mantar türünün yüzde 30’u tükenme tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor. Canlı türlerinin yüzde 5,6’sı ise yoğun tarımcılık nedeniyle tamamen kaybedilmiş.

Vakıf bu şekilde yaşamaya devam edildiği takdirde gıda, su ve enerji ihtiyacını karşılayabilmek için insanlığın 2030 yılında iki yer küreye ihtiyacı olacağını hesaplamış. Hesaplamalara insanın doğayı ekolojik sistemi ne kadar sömürdüğünü gösteren ‘ekolojik ayak izi’ esas alınıyor. Hesaplamalar sonunda ortaya çıkan ‘küresel hektar’ ne kadar küçük çıkarsa doğa o kadar az yıpratılmış sayılıyor.
Dünya Doğayı Koruma Vakfı Almanya şubesinden Christoph Heinrich insanlığın yeryüzünü hayati tehlikeye sürüklediğini ve bunu durdurabilmek için refah ve başarı tanımlamasının insanın, toplumun ve çevrenin sağlığını da kapsayacak şekilde değiştirilmesi gerektiğini söyledi.

© Deutsche Welle

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Dünyanın En Ölümcül Dinozoru Artık T-REX Değil: Dynamoterror Keşfedildi 0 319

Dinozorların keşfinden bu yana, Dünya üzerinde tanıdığımız en yırtıcı hayvan olan Tyrannosaurus Rex gerçek bir ölüm makinesiydi. 6 metreye ulaşan boyları, 15 tona varan ağırlıkları ve bir öğütücüden farksız olan dişleri sayesinde Dünya üzerinde yaşamış şüphesiz en ölümcül canlıydı. Dinozor fosillerini bulduğumuzdan ve onları araştırmaya başladığımızdan bu yana en ölümcülünün T-Rex olduğunu düşünüyorduk. Dinozorları konu eden filmlerde hep başrol oyuncusu olan T-Rex’in pabucu dama atılmış gibi gözüküyor.

Andrew Mcdonald ve Douglas Wolfe’nin başkanlığında New Mexico’da 2012 yılında yapılan keşifler neticesinde fosiller yıllardır inceleme altındaydı. Bu yeni keşfin tam olarak hangi dinozor ailesine ait olduğu saptanmaya çalışıldı. Ve uzun uğraşlar sonunda 2018 yılında bu dinozor fosilinin yeni bir dinozor türü olduğunu keşfedip ona “Terörün Hükümdarı” anlamına gelen Dynamoterror ismini verdiler. İlginç olan bir diğer yanı da, fosillerin 80 milyon yıllık bir kayaçtan elde edilmiş olması. Yani T-Rex’lerin yaşadığı dönemden tam 12-14 milyon yıl önce. T-Rex’in boyundan çok az daha küçük olan Dynamoterror, kuzeni olan T-Rex’ten daha güçlü çene yapısı ve zırhı ile kesinlikle yenilmez bir ölüm makinesi.

Bilim insanları, Dünya’nın henüz daha inemediğimiz, gidemediğiz, ulaşamadığımız veya kazamadığımız derinliklerinde daha keşfedilmeyi bekleyen yüzlerce dinozor türü olduğunu söylüyor. Bu keşifler günümüzde yapılmaya devam ediyor ve geçtiğimiz her dakika yeni bulgulara ulaşmaya devam ediliyor. Yeni keşif sayesinde T-Rex’in pabucu dama atılır mı, filmlerde veya dijital dünyamızda bundan sonra Dynamoterror mu, yoksa kuzeni T-Rex mi daha fazla konuşulup- yazılıp çizilecek bilemiyoruz. Ama ikisi arasında “En Ölümcül Dinozorluk Unvanı” için taht kavgasının şimdiden başladığını söyleyebiliriz.

Kaynaklar: smithsonianmag.com, businessinsider.com, inverse.com

Uzaydan Kaliforniya’ya Metal Parça Düştü 0 209

Uzaydan Kaliforniya’daki bir tarlaya uzaydan metal bir cisim düştü. Orta Kaliforniya’da ceviz üreticisi bir çiftçi, 13 Ekim’de bahçesinde garip bir metal obje buldu.

KGET raporuna göre çiftçi olaydan sonra yerel şerif bürosunu aradı. Şerifler Vandenberg Hava Kuvvetleri Üssü’ne ulaştı ve orada uzmanlar, yanmış kabuğun muhtemelen bir İridyum iletişim uydusundan gelen bir yakıt tankı olduğunu söylediler. Spesifik olarak, uydu izleme sitesi n2yo.com’a göre üç gün önce, 10 Ekim’de yörüngesinden düştüğü belirlenen parça, bir iletişim uydusu olan Iridyum 70’ten geldi .

İridyum 70, 1990’ların sonunda piyasaya sürülen iletişim uydularının bir parçasıydı. Astronautix.com’a göre, Iridiums 72, 73, 74 ve 75 ile birlikte 17 Mayıs 1998 tarihinde uzaya bir Delta 7920-10C roketi gönderildi. O uydulardan şu an yörüngede hala çalışan tek uydu İridyum 73 uydusu.

Iridyum 70, 20 yıl, 4 ay ve 23 gün boyunca düşük Dünya yörüngesinde asılıydı; ve operasyonel ömrü boyunca, küresel Iridium ağındaki uydu telefon görüşmelerini gerçekleştirebilmek için görevini yerine getirdi . KGET’e göre bu, uzaya gönderildikten sonra bir İridyum uydusundan elde edilen ilk parça. Uzaydan canlı yayın yapan internet sitelerinden birisi bu parçanın düşeceğini ve dikkatli olunması gerektiğini önceden bildirmiştir.

Popüler Başlıklar