Dalmaçya Kıyılarının Sonundaki Güzellik 0 360

Yeşili de bol dağı tepesi de… Karadağ, bugüne dek hep ‘Balkan turları’nın kurbanı oldu. Çünkü bir koşuşturmaca içinde geçen bu gezilerin günü birlik durağıydı. Halbuki milli parkları, dünyaca ünlü Sveti Stefan Adası ve tarihiyle daha fazlasını hak ediyor bu minik ve güzel ülke.

Baştan belirteyim: Avrupa’nın göbeğinde yer alan Karadağ, Türkiyeli vatandaşlardan vize istemiyor. 1.5-2 saatlik bir uçuşun ardından Antalya’ya gider gibi gidiyorsunuz. Havalimanına indiğiniz anda sizi Skadar Gölü Milli Parkı karşılıyor. Başkent Podgorica’dan Budva’ya gittiğiniz yol boyunca her yer yemyeşil. Karadağ, bu milli parkı Arnavutluk’la paylaşıyor.

Budva, Karadağ’ın Adriyatik’e açılan en güzel sahil şehri. Budva’yı James Bond filmlerinden de hatırlıyoruz. ‘Casino Royale’ filminin çekildiği muhteşem bir deniz manzarasına sahip otel işte tam burada.
Eski bir balıkçı köyü olan şimdiyse dünyanın tanıdığı Sveti Stefan Adası Karadağ’ın simgesi adeta. Tamamı bir otele dönüştürülen adanın fotoğrafları kartpostalları süslüyor. Ev tipinde 50 oda bulunuyor. Tek gecelik fiyatları 700 ila 1000 Euro arasında değişiyor.

Budva’nın merkezinde bir kale görünümündeki eski şehir yer alıyor. Bitişik nizam evlerin çoğu ticari amaçlı kullanıyor. Küçük dükkânlarda kafeler, restoranlar, barlar var. Özellikle akşamları burası çok haraketli oluyor. Kalenin önündeki meydansa Budva’nın vazgeçilmez mekânı. Unvanı da ‘açıkhava diskosu.’ Çünkü herkes burada sabaha kadar eğleniyor.

Karadağ’ın İngilizce adı Montenegro. ‘Monte’ dağ, ‘negro’ ise kara anlamına geliyor. Anlatılanlara göre, bu ismi ülkeye veren kişi Napolyon. Buraya ilk geldiğinde ülkenin dağlarını görüp, kara olduğunu söylüyor. Ülkenin adının da Montenegro olmasını istiyor. Karadağ, Adriyatik kıyısında ünlü ‘Dalmaçya kıyıları’nın en güney ucunda yer alıyor. Sadece bu kıyıları görmek, serin sularında yüzmek için bile Karadağ’a gidilir.
Ülkenin nüfusu 600 binin biraz üzerinde. Budva’dan sonra ülkenin en güzel yeri Kotor. Cruise gemilerinin uğradığı Kotor, dev gemiler için uygun doğal limanı, yüksek dağları, eski şehri, kiliseleri ile görenleri kendine hayran bırakıyor.
Eski şehrin içindeki St. Tripun Katolik Kilisesi, 9’uncu yüzyıla ait. Girişi 2.5 Euro. Kilisenin üst katı müze. Özgün eserler var. Eski şehirdeki 600-700 yıllık evlerle yaşayan Karadağlılar var. Şehir küçük bir mahalle gibi. Arka taraflarındaki ara sokaklarda camlara asılı çamaşırları bile görebilirsiniz. UNESCO tarafından da korunuyor. Şehrin ilk Ortodoks kilisesinin pederi Mileneko ziyaretçileri kapıda karşılıyor. 1192 yapımı kilise hakkında bilgi veriyor. Üzerinde durduğunuz zeminin altında kilisenin ilk pederlerinin yattığını anlatıyor. Kotor’da iki adada kiliseler var. St George ve  Lady Gospa. Bu kiliselerin bulunduğu adalarsa Kotor’un simgesi. Tekneler her gün adalara ziyaretçi taşıyor.

TELAFFUZU ZOR KENT: CETİNJE

Karadağ Krallığı’nın ilk yönetildiği başkentse Cetinje. Buraya gitmek için Kotor’dan yaklaşık bir saatlik yolculuk yapmak gerekiyor. Ancak unutulmayacak bir yolculuk olacağını garanti ederim. Bu kadar çok keskin virajı bir arada göremeyebilirsiniz. En son 23’e kadar sayabildim. Çok dik bir tepeye kısa sürede çıkılıyor. Eğer her güzel manzarada durup fotoğraf çektirmek isterseniz yolculuğunuz bizimki gibi iki saate de çıkabilir. Cetinje’de Kral Nikola’nın müzesi var. Girişi 10 Euro. Osmanlı dönemi eserleri var. 12 sancak da bu eserlerin bir kısmını oluşturuyor. Ancak müze rehberi “Osmanlı’dan savaşı kazanarak bu sancakları aldık” diye başlıyor anlatmaya… Abdülhamid’in hediye ettiği yağlıboya tablo da müzedeki eserlerden. Cetinje’nin adını orijinali gibi telaffuz etmeye fazla uğraşmayın. Zira tüm çabalarım boşa gitti. ,

ADRENALİN SEVENLERE

Cetinje’ye giderken Avrupa’nın en derin kanyonu ‘Tara’daki tarihi taş köprüde mutlaka durun. Sovyet döneminden kalan bir kamyoneti 5 Euro karşılığında sanırım dünyanın başka hiçbir yerinde kullanamazsınız. 200 metre uzunluğunda ve 150 metre yüksekliğindeki köprüden ‘Zipline’ adı verilen sistemle çelik halata asılı şekilde hızlı bir yolculuğa çıkabilirsiniz. Karşı yakaya ulaşıp yoğun bir adrenalin salgılamanın bedeliyse sadece 10 euro.

NEREDE, NE YENİR?

Budva’nın en eski restoranlarından Kod Krista 1976’dan bu yana hizmet veriyor. Denize sıfır. Huzurlu bir ortamı var. Balıkları çok taze. Türkçe mönüsü de var. Tecrübeli servis elemanı Dusko’yu bulun. Bir gemi kaptanına benziyor. Karizmatik. Müşterilerle tek tek ilgileniyor. Balık tavsiyelerinde bulunuyor. Tavsiyelerine uyun, pişman olmazsınız. Fiyatlarsa makul. En iyi restoranlarından biri olmasına rağmen içkiniz dahil kişi başı ortalama 20-25 Euro ödersiniz. Çekinmeyin, bulduğunuz en güzel balığı yiyin. Cetinje’deyse Restoran Beldever, güzel bir manzaraya sahip, otantik yemekler yapan bir mekân. Yediğiniz et yemeklerinin tadına doyamayacaksınız. Dormitor Milli Parkı yakınlarındaki Nacionalni Restoran’da ise Balkanlar’ın geleneksel yemeği kuzuçevirme yiyebilirsiniz.

TURİST SAYISI NÜFUSUN İKİ KATI

Türkiye’den geçen yıl Karadağ’a giden turist sayısı 20 bin. Onlar da ortalama bir gece konaklıyor. Balkan turları dahilinde Karadağ geziliyor. En çok ziyaret edenlerse Ruslar. Geçen yıl ziyaretçi sayısı 300 bin.  Fransızların sayısı 70 bin. Ülkeye giden toplam turist sayısıysa yılda ortalama 1.5 milyon.
Karadağ’a Türkiye’de ilk kez Gazella Turizm’in tur operatörü markası BinRota, yaz boyu altı gün sürecek turlar düzenliyor. İlki 21 Haziran’da (Kişi başı 1.432 TL – binrota.com).
Serkan Ocak – http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/seyahat/29150879.asp – 31 Mayıs 2015
Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

En Ucuz Uçak Biletini En Kısa Sürede Bulmanın Yolları 0 683

Önümüzdeki bir ay içinde yurt dışına çıkmayı planlıyorsunuz ama hem ucuz uçak bileti bulmakta zorluk çekiyorsunuz, hem de tarihi netleştirmediniz. Haliyle onlarca uçak bileti satan firma bulunuyor ve gerçekten karar vermesi çok zor. Seçim zor olduğu için de tarih belirleme süreci uzuyor ve bu da fiyatlara yansıyor. Benim için de çok zor olan bu durumu kendimce kolaylaştırdım. En azından en ucuz bileti bulmak için uzun zamanlar harcamıyorum. Bunu da ister işinizi kolaylaştıracak bir tavsiye yazısı ister bir reklam olarak görün. Ama aşağıda bahsedeceğim siteyi en azından bilet almadan önce bir kere ziyaret edip bilet sorgulamanızda fayda var.

Çok değil, bundan aşağı yukarı 10 yıl önce uçak biletimizi almak için dışarı çıkardık ve tek tek acentaları dolaşırdık. Size en yakın acentalar ne komisyon koyarsa ona razı olmak durumundaydınız. Sonra internet çağında biraz daha zaman ilerleyince Havayolu firmaları kendi internet sitelerini kurup uçak biletini online olarak satmaya başladılar. Böylelikle firmanın kendi sitesine girip bilet alabilmemiz mümkün oldu. Ve ardından nihayet bizim gibi gezmeyi çok seven ve bir şekilde seyahat etmek durumunda olan tüm insanlar için kolaylık olan, tüm havayolu firmalarının biletlerini listeleyen ve içlerinden en ucuzunu bulmamızı sağlayan siteler açıldı. Bu herkes için hem aşırı kolaylık, hem zaman tasarrufu, hem de para tasarrufu demekti. Örnek vermek gerekirse ben son seyahatimde havayolu firmalarının bir çoğunu girip tek tek inceledim ve üstelik nereden baksanız hepsine birer saat ayırmama rağmen diğer havayollarına da girip tek tek inceleyip en ucuz bileti kendim bulmam gerekti. Ama ben öyle yapmak yerine havayolu firmalarını tek tek listeleyip en ucuz bileti bulmamızı sağlayan turna.com ‘a girdim, güzergahı seçip en uygun fiyatlı bileti aradım. İlk defa girmiş olmama rağmen sadece üç hamleyle bütün ucuz biletleri tek sayfada listeledim.
Merak ettiyseniz en başından anlatayım, turna.com ‘da sistem şöyle işliyor;
– En ucuz uçak biletini arıyorsunuz.
– Turna.com’u ziyaret ediyorsunuz.
– Kalkış ve Varış yerlerini seçiyorsunuz.
– Tarihleri seçiyorsunuz.
– Ve arama tuşuna basıyorsunuz.
Sistem size anında bütün havayolu firmalarının biletlerini ucuzdan pahalıya doğru sıralıyor. 
Bana göre en dikkat çekici özellik ise listenin üst kısmında bulunan 15 günlükten 1 yıllığa uzanan ucuz bilet grafiği. Grafiğe göre en kısa çubuk olarak gözüken günün üzerine geldiğinizde size önümüzdeki 15 günün en ucuz fiyatını verecektir. Bildiğiniz gibi en ekonomik bileti bulmaya yarayan esnek tarih özelliğini turna.com farklı bir boyuta taşımış ve çok çok sadeleştirmiş. Doğruyu söylemem gerekirse daha önceki uçuşlarımda 4-5 gün boyunca bilet arayıp yine de uygun bileti ve uygun tarihi bulamadığımı biliyorum. Son uçuşumdan önce bütün bilet firmalarını ziyaret ettim, daha doğrusu her seferinde ediyorum. Ama son uçuşumda bileti turna.com’dan aldım. Özellikle şu grafik durumuyla son ikidir dikkatimi çeken bir siteydi. Bunu yapan tek firma olmasa da sitenin arayüz kullanımı o kadar kolay geldi ki, 15 dakikada onlarca farklı yere uçak bileti sorguladım. Uzun yıllardır bulunan web tecrübeme güvenerek uçak bileti için en kolay arayüzlerden biri olduğunu söyleyebilirim. Aynı zamanda tüm uçuşlardan puan kazanmanız ve bu kazandığınız puanlarla indirimli uçak bileti almanız mümkün. Zamanınızı doğru kullanmak için uçak bileti ararken turna’yı kullanabilirsiniz.

Seyahat Sağlık Sigortası Nedir ve Neden Önemlidir? 0 714

Özellikle yurt dışı seyahatlerinde bir çok ülkenin sağlık sigortasını zorunlu kıldığını hepimiz bilmekteyiz. Peki seyahat sağlık sigortası neden bu kadar önemli? Yurt içinde yaşadığımız herhangi bir problemde sağlık güvencemiz olduğu için kendimizi güvende hissederiz ve bir aksilik yaşanması durumunda sağlık güvencemiz olduğu için sorun yaşamadan tedavi olabiliriz. Peki ya yurt dışındaysak ve devletin bize verdiği sağlık güvencesinin dışına çıktıysak? İşte o zaman kesinlikle bir yurt dışı seyahat sağlık sigortamızın olması şart!

Yurt dışına seyahat edenler bilirler, herhangi bir hastalanma ya da kaza geçirme durumunda eğer ki sağlık sigortanız bulunmuyorsa gittiğiniz ülkede tedavi olmanız mümkün değildir. O yüzden yurt dışı seyahatlerinde sağlık sigortası yaptırmanız bir zorunluluktan öte geçip bir gereksinim olmakta. Bu gereksinimi karşılamak için de bir çok sigorta firması bulunuyor. Peki bu sigorta firmaları ne kadar güvenilir? Yurt dışı seyahat sağlık sigortamızı kime yaptırmalıyız? Her işin başı sağlık olduğu için sağlık sigortanızın kapsamı da çok önemli. 
Bugüne kadar çıktığım yurt dışı seyahatlerinde sağlık sigortamı bir zorunluluk olduğu için yaptırmadım. “Başıma bir şey gelirse sorun yaşamadan nasıl tedavi olabilirim?” diye düşünerek yaptırdım. O yüzden kendi çapımda belirli kriterlere sahibim. Sağlık sigortasının yanında belirli avantajlar sağlayan firmaları sürekli takip ediyorum. Her sigorta firmasının yurt dışı sağlık sigortası mevcut. Benim özellikle baktığım kriterlerin başında tabi ki herhangi bir kaza durumunda sorunsuz tedavi olabilme imkanı geliyor. Eğer firmanın güvenilirliğinden şüphem yoksa ikinci olarak bana ne gibi avantajlar sağladığına bakıyorum. 
Bugüne kadar çeşitli firmalardan sigorta yaptırmama rağmen son 4 seyahatimde kullandığım ve memnun kaldığım sigorta firması olan Generali’nin hizmetleri ve ayrıcalıklarını avantajlı buluyorum. Kendi kullandığım paket olan “Seyahatim Güvende Kapsamlı Paket” yurt dışında başıma gelebilecek en ufak problem için bile beni güvenceye alıyor.
Dünya turu hayaliyle yanıp tutuşan ve benim gibi bunun için yaşayan bir çok insan olduğuna eminim. Ama her ne kadar bu tutkuyla bazı şeyleri göz ardı etsek de sağlık her şeyden önce geliyor bunu unutmamak lazım. O yüzden siz de sağlık sigortanızı önemseyin. 
Eğer sağlık sigortanızı nereden yapacağınız hakkında kararsız kaldıysanız ben size kendi kullandığım Seyahat Sağlık Sigortasını önerebilirim. 
Generali’nin Yurtdışı Seyahat Sağlık Sigortası hakkında bilgi almak için tıklayınız

Popüler Başlıklar