Aloe Vera Bitkisinin Bilinmeyen 8 Mucize Etkisi 0 28

Aloe Vera sağlığa yararlı mı? Zayıflatır mı? Gençleştirir mi? İyileştirir mi? Daha nice soru. Eski firavunlardan modern tıbba kadar Aloe Vera bitkisi binlerce yıldır iyileşmeye yardımcı oldu. Bugünkü yazımızda Aloe Vera bitkisinin 8 olağanüstü yararını ele aldık.

Eski firavunlardan modern tıbba kadar Aloe bitkisi binlerce yıldır iyileşmeye yardımcı oldu. Kullanımına ilk referans, MÖ 2100’e dayanan bir Mezopotamya tabletinde, daha sonra Mısırlı şifacılar, Büyük İskender’in doktorları ve hatta Kleopatra’nın güzellik rutininden tıbbi özelliklerini açıklayan yazılarla ortaya çıkıyor. Kuzey Afrika kökenli olduğu düşünülen Aloe bitkisinin çeşitleri artık dünyanın her yerinde bulunabilir ve en yakınınızdaki çiçek dükkanında dahi satılıyor.

Modern bilim, bu etli bitkinin süper güçlerinin çoğunu açığa çıkararak, eski çağ bilgeliğini kanıtlamıştır. Jel olarak kullanılan, meyve suyu olarak tüketilen veya bir toz haline getirilen aloe vera, cilt bakımından ağız hijyenine ve sebzelerinizi taze ve sağlıklı tutmaya kadar çeşitli faydalara sahiptir. Aloe bitkisinin sağlığınıza 8 olağanüstü yararını öğrenmek için okumaya devam edin.

8. Yanıklar

Pek çok şefin mutfakta aloe vera bitkisi tutması şaşırtıcı değil. Yatıştırıcı özellikleri ve soğutma hissi ile aloe vera, yüzeysel yanıklar için kullanılan bir tedavidir. 2013 yılında yapılan bir çalışmada, yanık sonrası aloe jeli ile yapılan tedavinin daha hızlı yara iyileşmesi ve ağrının giderilmesine neden olduğu keşfedildi. Güneş yanıklarından derin yanıklara kadar, aloe yaprağının ucundan kesip alın ve jeli doğrudan yaralı bölgeye uygulayın.

7. Sindirim Sağlığı

Aloe vera sadece yanık düzeltmekle kalmıyor. Bir 2013 çalışması, irritabl bağırsak sendromu ve diğer bağırsak bozuklukları olanların düzenli aloe vera suyu tüketiminden sonra ağrı ve rahatsızlıkta azalma gösterdiğini bildirmiştir. 2018’deki bir başka araştırma turunda ülseratif kolit için faydalar ve sindirim sisteminde ülsere neden olan H. pylori bakterilerini inhibe edebileceğine dair kanıtlar bulundu.

6. Ağız Sağlığı

Florürle güçlendirilmiş macunlar ve nane tazeliğinden önce, dişleri temizlemek, şişmiş veya kanama diş etlerini tedavi etmek ve plağı azaltmak için aloe jeli kullanılıyordu. Etiyopya’da 2014 yılında yapılan bir çalışmada aloe veranın ağız gargarası kadar etkili olduğu ortaya çıkarken, 2017’de araştırmacılar aloe bazlı bir jel için normal diş macunlarını değiştiren 40 genç üzerinde çalıştılar. Sonuçlar ağızda azalmış bakteri ve plak seviyeleri ile diş eti hastalığı ve diş eti iltihabı vakalarında azalma olmuştur.

5. Kan Şekerini Düşürür

Bu süper güç özellikle tip 2 diyabetliler için yararlı olabilir. Birçok çalışma, günde 2 yemek kaşığı aloe vera suyu tüketmenin kan şekerini düşürebileceğini göstermiştir. Bu, gelecekteki diyabet ilaçları için umut verici olsa da, reçeteli ilaçların veya bir doktorun tavsiyesinin yerini tutmaz. O yüzden siz doktorunuzla hareket etmeye devam edin.

4. Doğal Müshil

Aloe Vera suyu tüketmek, Nijerya’da yapılan bir çalışmanın ortaya koyduğu gibi kabızlığı hafifletebilir. Bununla birlikte, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ünlü bir klinik, geçici kabızlığı hafifletmek için 0,17 gramdan fazla olmayan kuru bir dozda az miktarda Aloe Vera  kullanılmasını önermektedir.

3. Akne Tedavisi

Tarih, Mısır Kraliçesi Kleopatra’yı günlük bakım rutininde aloe vera kullanırken kaydetmiştir. Aslında, taze aloe, akne belirtilerini azaltmaya yardımcı olabilir ve kremler, temizleyiciler de dahil olmak üzere birçok ürün bitki özleri içerir. 2014’te yeni bir çalışma, aloe vera içeren ürünlerin kullanılmasının, deri döküntüleri, sivilce ve iltihaplanma düzeylerinin tedavisinde bir bileşen olarak listelemeyenlerden daha etkili olduğunu gösterdi.

2. Mide Ekşimesi

Mide ekşimesi vurduğunda, ilaç dolabı yerine saksıya ulaşmak isteyebilirsiniz. Aloe vera suyunun yatıştırıcı, serinletici özelliklerinin semptomlara yardımcı olduğu ve mide asidi salgılanmasını azalttığı gösterilmiştir. Yukarıda belirtilen irritabl bağırsak sendromu ile birlikte aloe’nin mide ülserlerine yardımcı olduğu gösterilmiştir. 2010 çalışmasına katılan kronik mide ekşimesi hastaları, yemek saatlerinde 1-3 oz aloe jeli içmenin mide ekşimesi semptomlarının şiddetini önemli ölçüde azalttığını buldular.

1. Taze Meyve ve Sebzeler

Aloe vera’nın tıbbi özellikleri ve sağlık yararları çağlar boyunca ortaya konurken, daha yeni çalışmalar aloe’nin sadece insanlar için değil, diğer bitkiler için de yararlı olduğunu göstermiştir. 2014 yılında Cambridge Üniversitesi basını, meyve ve sebzelerde yetişen zararlı bakterilerin aloe kullanımıyla azaltıldığını ve bazı durumlarda engellendiğini belirten bir rapor yayınladı. Araştırmacılar, domates bitkilerinin ve elmaların yapraklarını az miktarda jel ile kapladılar. Sonuçlar, meyveleri ve sebzeleri taze, sağlıklı ve uzun süre rafta tutmak için aloe vera’nın bir böcek ilacı görevi gördüğünü tescillemiştir.

Orjinal İçerik: Dünyayı Keşfet


 

Previous ArticleNext Article

Covid-19 Gripten 20 Kat Daha Fazla Ölüme Sebep Oluyor 0 23

Yeni tip “coronavirüs” (Covid-19), yalnızca “başka bir çeşit grip”ten ibaret değil.

Harvard Tıp Okulu ve Emory Üniversitesinden bazı yazarlar, yaptıkları araştırmaları kamuoyuyla paylaştı. Bu araştırmaların sonuçlarının oldukça dikkat çekici olduğunu söyleyen araştırmacılar, Covid-19’un aslında yalnızca masum bir grip virüsü çeşidi olmadığını ortaya koyuyor.

Grip ve Covid-19’un karşılaştırıldığı testler sonucunda grip virüsünün Amerika’da Ekim 2019 ile Nisan 2020 arasında 62.000 ölümle sonuçlandığını, Covid-19 virüsünün yol açtığı pandeminin ise sadece 1 Mayıs – 14 Mayıs arasındaki iki haftalık süreçte (Johns Hopkins Üniversitesi verilerine göre) 82.000 ölümle sonuçlandığını göstermiş. Ancak yetkililere göre bu denli sonuçlara varabilmek için henüz erken. Zira hastalığın ani gelişimi, halk arasında yarattığı panik ve tıbbi cihazların yetersiz kalması gibi etmenler, doğrudan virüsün ölümcüllüğü ile alakası olan etmenler değil.

Foto: cnn.com

Kıyas yaparken ortaya çıkan bir diğer sorun da, ABD’deki grip vakalarının istatistiklerinin tam olarak bilinemiyor olması. Tüm eyaletlerde bulunan binlerce hastaneden ve sağlık merkezlerinden alınan yetersiz verilerle yapılan araştırmaların sonuçlarına göre ise Covid-19, gripten en az 20 kat daha ölümcül. Özellikle Nisan ayı sonunda ve Mayıs ayının ilk iki haftasında bildirilen ölüm vakaları da bunu destekliyor.

Gribi Hafife Almayın

Ayrıca araştırmacılar bir konuda da tüm dünyayı uyarıyor; Covid-19’un ölümcüllüğünden dolayı Grip virüsünü sakın hafife almayın. Covid-19 kadar tehlikeli olmasa da bazı koşullarda grip de covid kadar ölümcül olabiliyor. Ama şunu belirtmekte fayda var, Covid-19 Sars tipi bir virüsken, Grip mevsimsel influenza türü bir virüstür. Yani iki virüsü eşit şartlarda kıyaslamak ne yazık ki mümkün değil. Elmayla armutu kıyaslayarak tam anlamıyla doğru sonuçları elde edemeyiz.

ABD’de ise bugüne kadar toplam 1,53 milyon kişi enfekte olmuş durumda ve bunlardan 92.000’i hayatını kaybetmiş. Dünya çapında ise 4.9 milyon vaka ve 325.000 ölüm bildirildi. Yani Dünya çapındaki genel tabloya bakılırsa ABD, virüsü en ağır şekilde geçiren ülke. Ancak buna rağmen ülkedeki bazı siyasetçiler bir an önce hayatın normale dönmesini istiyor.

Dünyanın diğer ülkelerinde ise normale dönme çalışmaları devam ediyor. Virüsü hafif atlatan bazı ülkeler yavaş yavaş normale dönmeye başladı ve Almanya gibi virüs yönetimi başarılı olan ülkeler ise adım adım önlemleri gevşetiyor.

Orjinal yayın: Dünyayı Keşfet


Kaynaklar:
1. https://jamanetwork.com/journals/jamainternalmedicine/fullarticle/2766121
2. https://www.worldometers.info/coronavirus/country/us/
3. https://www.livescience.com/covid-19-deaths-vs-flu-deaths.html
4. https://www.livescience.com/coronavirus-updates-united-states.html

Dünyanın En Çok Çay İçen 10 Ülkesi ve Çay Kültürleri 0 68

En çok çay içen ülke hangisi? Peki ya kimin çay kültürü daha eskiye dayanıyor? Bir çok ülkede kahve ve çay sevme oranları değişiklik gösterir. Ama araştırmalar gösteriyor ki, insanların büyük bir çoğunluğu kahve içmeyi daha çok seviyor. Çay ise çok daha özel bir kültürün parçası. Çay tüketiminin fazla olduğu toplumlar, genellikle toplumsal alışkanlıklar sebebiyle daha fazla çay içiyor. Örneğin Türkiye, İrlanda ve Birleşik Krallık gibi örneklerde çay sevgisi yüzyıllar öncesine dayanıyor. Peki eğer “Dünyanın en fazla çay tüketen ülkeleri hangileridir?” diye sormuş olsaydık cevap ne olurdu? Bu konuya bir de istatistiksel olarak bakalım.

Dünyanın En Çok Çay İçen 10 Ülkesi


10. Japonya – Kişi başı 0,97 KG.

Japonya’nın çay sevgisi hiç yabana atılacak cinsten değil. Ne demiştik? Çay sevgisi bir kültürdür. Japon kültürüne bakarsak 12.yüzyıldan bu yana çay tükettiklerini ve bunu bir ritüel haline getirdiklerini söyleyebiliriz. 12.yüzyıldan önce ise çayı içmek yerine değerli bir ilaç olarak kullandıklarını biliyoruz.

9. Polonya – Kişi başı 1 KG.

Polonya’da hem kahve hem de çay tüketimi oldukça yüksek. Bazı kaynaklara göre Polonya’lıların çay tüketimi alışkanlığı Türklerden kazanılmış. Moğol zamanlarında eski Türk kavimleri ile kültürel temas sonucuyla hem çay içme alışkanlığı hem de dil ve kültür anlamında bazı özelliklerin Polonya halkına aktarıldığı düşünülmekte.

8. Mısır – Kişi başı 1,01 KG.

1500’lü yıllardan beri Mısır’da yaygın olan çay tüketme kültürü, kendine has özellikler sergilemektedir. İki farklı şekilde demlenebilen Mısır Çayı, kupa veya fincanda servis edilmez. Onun yerine uzun bardaklarda servis edilir.

7. Yeni Zelanda – Kişi başı 1,19 KG.

Nispeten yeni bir ülke ve coğrafya olan Yeni Zelanda’da halk, bol bol çay tüketiyor. Yöreye özgü bir çay bitkisine sahip olan Yeni

Dünyanın En Çok Çay İçen 10 Ülkesi
Bangladeş’te çay toplayan çiftçiler – Foto: bangladeshus.com

Zelanda’lıların Dünyaya çay ihraç ettikleri büyük bir çay firması da mevcut.

6. Fas – Kişi başı 1,22 KG.

Yeşil Çay ve Nane’yi karıştırıp servis eden Fas’lılar, çaylarını sadece Fas’ta değil, Afrika kıtasının tamamında üne kavuşturmuş. Çay servis edilmeden önce bardağa nane koyulup sıcak su ekleniyor ve kısa bir süre bekletilip Nane kokusunun bardağın her yerine sinmesi sağlanıyor. Ardından nanenin etkisiyle yeşil olan suya demli çay eklenerek Fas Çayı elde edilmiş oluyor.

5. Rusya – Kişi başı 1,38 KG.

Rus Çayı sıcak veya soğuk olarak servis edilebiliyor. 17.yüzyılda bir Moğol hükümdarının Rus çarına çay hediye etmesiyle başlayan ve ardından Rus halkı arasında yaygın bir şekilde tüketilmeye başlayan çay, günümüzde Rusları bu listenin 5.sırasına getirmiştir.

4. İran – Kişi başı 1,50 KG.

Siyah çayı daha çok tüketen İran halkına da yine bir çok ülke gibi ilk çay Çin’den gitmiş. İpek Yolu sayesinde Çin ile ticari ilişkileri güçlü olan İran, ilk çayı Çin’den ithal etmiştir. Çay kültürü, İran’da önemli bir yere sahiptir. Gittiğiniz her yerde çay ikram edilirse şaşırmayın.

3. Birleşik Krallık – Kişi başı 1.94 KG.

İngiltere’de yaşanan iç savaştan sonra monarşinin geri gelmesiyle birlikte kral olan 2.Charles, 1662 yılında Portekiz Kralının kızı Catherine ile evlenmiştir. Catherine Portekiz’den gelirken çeyizinde bir miktar çay da getirmiştir. O zamanlar çayı üreten Çinlilerle sıkı ticari ilişkileri olan Portekiz’de de çay yaygınlaşmaya başlamıştı. Charles ile evlenip İngiltere, İskoçya ve İrlanda kraliçesi olan Catherine sayesinde Birleşik Krallık’ın tamamında çay tüketimi yaygınlaşmıştır. Günümüzde kullanılan “5 çayı” cümlesi de İngilizlere aittir. Çayın dünyada yaygınlaşmasının en temel sebeplerinden biri İngilizler’in çay tüketimidir.

2. İrlanda – Kişi başı 2.19 KG.

Listenin 2.sırasında bulunan İrlanda’da bir kişi yılda 2 kilodan fazla çay tüketmektedir. Birleşik Krallık Kraliçesi Catherine sayesinde yaygınlaşan ve yüzlerce yıldır bir kültür haline gelen çay tüketimi İrlanda’da oldukça fazladır. İngilizler gibi genellikle siyah çaya süt ekleyerek servis ederler.

1. Türkiye – Kişi başı 3.16 KG.

Dünyanın açık ara en çok çay tüketen toplumu Türkler listemizin 1.sırasında. Bir kişi yılda ortalama tam 3 kilodan fazla çay tüketmektedir. Çayın Türkiye’de bir kültür haline dönüşmesinin çok eskilere dayandığını zannedebilirsiniz, fakat tam olarak öyle değil. Hatta çay kültürü Osmanlı’da bile yoktu. Bu kültürün oturmasını ve çayın bu denli yaygınlaşmasını sağlayan kişi ise Atatürk’tü. Cumhuriyet kurulduktan bir yıl sonra Gürcistan’dan tonlarca çay tohumu getirtip Rize’ye ekilmesini sağlayan yasa sayesinde çok kısa sürede çay kültürü yayılmış. Çayın kahveden daha ucuza mal edilmesinin de bunda etkisi büyüktür.

Diğer içeriklerimize göz atabilirsiniz:

Dünyanın En Garip ve İnanılmaz 5 Okyanus Fenomeni:
https://www.dunyayikesfet.net/dunyanin-en-garip-ve-inanilmaz-5-okyanus-fenomeni/

1895 Yılında Fast Food’u Ortaya Çıkaran Makina: Otomat
https://www.dunyayikesfet.net/1895-yilinda-fast-foodu-ortaya-cikaran-makina-otomat/


Kaynaklar:

1. https://www.worldatlas.com/articles/top-10-tea-loving-countries-in-the-world.html
2. https://yemek.com/cayin-tarihcesi/
3. https://en.wikipedia.org/wiki/Tea_in_the_United_Kingdom
4. https://theculturetrip.com/europe/russia/articles/everything-you-need-to-know-about-russian-tea-ceremonies/

Popüler Başlıklar