En Azılı Suçlulara Bile Kafayı Yedirten Dünyanın En Tehlikeli 10 Hapishanesi 0 2135

En Azılı Suçlulara Bile Kafayı Yedirten Dünyanın En Tehlikeli 10 Hapishanesi 0 2136

Dünyadaki hiç bir hapishane tam olarak güvenli sayılmaz. Fakat öyle hapishaneler var ki, bazılarının tarihi son derece kanlı veya karanlık. Cezaevlerinde mahkumların haklarından tutun, gördükleri işkencelere, işlenen cinayetlere, insanlık dışı yaşam koşullarına kadar bir çok kategoride değerlendirilen bu listede Türkiye‘den de hepimizin bildiği bir hapishane mevcut.

10. Rikers Island, New York – Amerika Birleşik Devletleri


İçeride tecavüz, cinayet gibi suçların rahatça işlenebildiği, dövüş kulüplerinin bulunduğu ve bir çok suçun örtbas edildiği bu ada hapishanesinde büyük suçlar işleyen New York’lular ve diğer suçlu Amerika vatandaşları bulunuyor. Hapishanedeki en büyük tehlike, hiç bir gardiyanın suçluları koruyabilecek kadar yeterli olamaması ve her mahkumun ölmemek için kendi arkasını kollamak zorunda olması.

9. La Sante, Paris – Fransa


Seine nehri civarında, Paris’in tam merkezinde yer alan bu cezaevinin aşk şehri Paris’te yer aldığına inanmak güç. Bu yüksek güvenlikli cezaevi, tarihte yer alan en ünlü cezaevlerinden biri. 1867’de açılan hapishane, Dünya Savaşı zamanında savaş suçlularını ve esirlerini konuk etmiştir. Bugün bile hala aşılamayan bir güvenlik seviyesine sahip olan bu hapishaneden tarih boyunca yalnızca 3 kişi kaçmayı başarabilmiştir.

8. Petak Island – Rusya


Rusya’da bir çok yüksek güvenlikli cezaevi var. Beyaz Göl’deki Petak Adasında bulunan cezaevi de bunlardan biri ve en ağır suçları işleyen suçluların gönderildiği bir yer. Mahkumlar haftada sadece iki kez ziyaretçi kabul edebiliyor. Burayı en tehlikeli yapan etmenlerden biri ise duvarlardaki yalıtım eksikliği ve mahkumların hayatına önem verilmemesi sebebiyle kışın eksi 40 dereceye inen sıcaklıklarda bir çok mahkumun donarak ölmesi ve bazı durumlarda akıllarını bile yitirmesi.

7. Bang Kwang, Bangkok – Tayland


Maksimum güvenlikli bir hapishane olan Bang Kwang, Bangkok’a yalnızca bir kaç kilometre uzaklıkta bulunuyor. Bu hapishanede yabancı mahkumların sayısı da bir hayli fazla. Yeni gelen suçlulara 3 ay boyunca pranga takılan cezaevinde bulunan suçluların her 10 tanesinden 1’i idam mahkumu oluyor. Bu hapishanede mahkumların bir çoğu kötü beslenme ve neredeyse hiç işlemeyen kanalizasyon sisteminin de etkisiyle çeşitli hastalıklardan hayatını kaybediyor.

6. La Sabaneta – Venezuela


Eski Devlet Başkanı Hugo Chavez tarafından “Cehennem Çemberi” olarak tanımlanan meşhur La Sabaneta cezaevi aşırı kalabalık, yetersiz personel, yetersiz bütçe, tecavüz, sebepsiz cinayetler gibi sebeplerle en tehlikeliler listesinde yer alan hapishanelerden biri. Düzenli bir şekilde ayaklanma çıkan hapishanede 2012 yılında 591 mahkum öldürüldü. 2013 yılında baskın yapılan cezaevinde bulunan, tabanca, tüfek, esrar, kokain, çeşitli cephanelikler ve 22 bin adet mermi, mahkumların gizli tuttuğu yer altı tünellerinde ele geçirildi.

5. Diyarbakır Cezaevi – Türkiye


1980 yılında açılan bu cezaevi, özellikle bölgedeki Kürt nüfusu için 35 yılı aşkın zamandır tam bir cehennem olmuştur. Ağır suçlular ve siyasi mahkumlar için kullanılan cezaevinin kanlı bir geçmişi vardır. Açıldığı günden beri yüzlerce kişi işkencelerle ölmüş, bir çok kişi kendini yakarak intihar etmiştir. Yaşları 13 ile 17 arasında değişen 350’den fazla çocuk mahkum da Diyarbakır cezaevinde yatmaktadır.

4. Gldani – Gürcistan


Gürcistan’ın Gldani hapishanesinde yaşanan dehşet, teknoloji sayesinde açığa çıkarıldı. Mahkumlara tecavüz, dayak ve işkence yapılan görüntülerin kaydedilip sızdırılmasının ardından hapishanedeki şartlar biraz da olsa düzeldi ve sorumlu tutuklularla gardiyanlar yargılandı.

3. Cotonou – Benin


Benin, Togo ve Nijerya’nın yanında bulunan küçük bir Afrika ülkesi. 2400 kişilik kadın, erkek ve çocuk mahkumların barındığı bu hapishane aşırı kalabalık. Çok kötü koşullara sahip olan bu hapishane, devlet tarafından özellikle bu durumda tutulmuyor. Fon yetersizliğinden dolayı aşırı kalabalık olan bu hapishane, hastalık ve diğer kötü şartlardan kaynaklanan ölümlere sebep oluyor.

2. Tadmor – Suriye


Suriye’de bir çölde bulunan Tadmor hapishanesi siyasi mahkumlar ve ağır suçluları barındırıyor. 2001 yılında kapatılan bu hapishane daha fazla tutukluyla 10 yıl sonra yeniden açılmış. Hapishanede kitap, radyo, televizyon gibi hiç bir aktivite bulunmuyor. Tek eğlence işkence.

1. Gitarama – Ruanda


Ruanda’da bulunan bu hapishanede durum öyle içler acısı ki, kaynak yetersizliğinden dolayı hiç bir para aktarılmayan bu cezaevi hem çok kalabalık hem de bu kadar mahkumu doyurmaya ve bakmaya yetecek kadar imkan yok. Buradaki mahkumların tek derdi işkence ve cinayetler değil. Hayatta kalma içgüdüsü ve açlık sebebiyle birbirlerini öldürüp yiyen binlerce mahkum bulunuyor.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

Patagonya’yı Keşfetmek 0 133

 


* Bu bir National Geographic turudur ve A.B.D. merkezlidir.

● Kara ve deniz tarafından Patagonya’yı keşfederken, dört günlük bir gezintiye çıkıp el değmemiş fiyortları ve uçsuz bucaksız buzulları süzerek, daha sonra granit kuleleri, safir gölleri ve gizli şelaleleri keşfetmek için iç bölgelere doğru ilerlerken uzmanlık bilgileri edinin.

Torres del Paine Milli Parkı’nın şaşırtıcı zirvelerine bakan, Dünya’nın Ulusal Coğrafi Bir Eşsiz Köşkü olan muhteşem Tierra Patagonia’ya yerleşin.

● 100.000’den fazla Macellan pengueninin bulunduğu bir koloniye ev sahipliği yapan Magdalena Adası’nda bir yürüyüşe çıkın.

● Yerel Gauchos ile eğlenceli bir barbekünün keyfini çıkarın ve geleneksel Patagonya kovboy kültürüne bir göz atın.

Patagonya

REHBERLER

Her seyahat gününüzde, sizinle tüm bildiklerini paylaşmak için bir National Geographic uzmanı eşlik edecek.

Constanza Ceruti
Maceracı, Arkeolog

Kitty Coley
Birder, jeolog, doğa bilimci

Diego Pol
Paleontolog

YOL

Fiyortları tarafından oyulmuş ve parıldayan buzullarla kaplanmış Patagonya, bir doğa harikasıdır. Kalın orman ve buzdağlarından oluşan bir manzarada, Cape Horn ve Macellan Boğazı’nın ucuna yolculuk yapın. Daha sonra Patagonya’nın taç mücevherine (Torres del Paine Ulusal Parkı) giderek seyahate devam edin ve Şili’nin hareketli başkenti Santiago’da yolculuğumuzu tamamlayın.

1. GÜN: BUENOS AIRES, ARJANTIN

Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te bu sabah gel. Popüler Recoleta semtinin merkezindeki otelimize transfer ve yakındaki galerileri, müzeleri ve kafeleri keşfedin. Tango performansının keyfini çıkarın, bu akşam hoşgeldin akşam yemeğimizi takip edin.

Yemekler dahil: Akşam yemeği
Konaklama: The Brick Hotel Buenos Aires
2. GÜN: BUENOS AIRES

Arjantin’in kozmopolit başkenti Güney Amerika’nın Paris’i olarak bilinen günü keşfederek geçirin. Bir şehir turunda, Eva Perón’un mezar yeri olan olağanüstü Recoleta Mezarlığı’na bakın. Tarihi cumhurbaşkanlığı sarayı La Casa Rosada’ya ve Plaza de Mayo’daki katedrale devam. Öğle yemeğinden sonra San Telmo’nun arnavut kaldırımlı şeritlerini ve renkli sanatçıların La Boca mahallesini keşfedin.

Yemekler dahil: Kahvaltı, Öğle yemeği
Konaklama: The Brick Hotel Buenos Aires
3. GÜN: USHUAIA / TIERRA DEL FUEGO ULUSAL PARKI

Dünyanın en güney şehri Ushuaia’ya uçun ve Tierra del Fuego Milli Parkı’nı ziyaret edin. Gemimize binin ve ünlü Beagle Kanalı’na doğru yola çıkın.

Yemekler Dahil: Kahvaltı, Öğle Yemeği, Akşam Yemeği

Konaklama :MV Stella Australis veya MV Ventus Australis

4. GÜN: CAPE HORN, ŞILI / WULAIA KÖRFEZI

Havalar müsait olduğunda, Güney Amerika’nın güney ucundan panoramik bir görünüm için efsanevi Cape Horn’a Zodiacs atın. Daha sonra, Charles Darwin’in HMS Beagle’daki yolculuğu sırasında iniş yaptığı Wulaia Körfezi’ni keşfedin . Macellan ormanının muhteşem güzelliğini yaşamak için iki yürüyüşten birini seçin.

Yemekler Dahil: Kahvaltı, Öğle Yemeği, Akşam Yemeği
Konaklama: MV Stella Australis veya MV Ventus Australis
GÜN 5-6: MAGDALENA KANAL / AGOSTINI SES

Magdalena Kanalında gezinirken, penguenleri, yunusları, albatrosları ve diğer deniz kuşlarını inceledik. Pia Fjord’a girdikten sonra Zodiacs’a binin ve Pia Glacier’de bir sahil gezisine çıkın. Beagle Kanalı boyunca Garibaldi Buzulu’na devam edin. Seçerseniz Macellan ormanı boyunca zorlu bir yürüyüşe çıkın. Ertesi gün, görkemli Agostini Sesi ile yolculuk yapın ve Águila Buzulu’na daha yakından bakmak için inin. Kolay bir yürüyüş sırasında kara dağların oluşturduğu parlak mavi-beyaz buzun muhteşem manzarasını seyredin ve bu dramatik araziyi şekillendiren jeolojik kuvvetleri öğrenin.

Yemekler Dahil: Kahvaltı, Öğle Yemeği, Akşam Yemeği

Konaklama :MV Stella Australis veya MV Ventus Australis

7. GÜN: MAGDALENA ADASI / PUNTA ARENAS

100.000’den fazla Macellan pengueninin kolonisine ev sahipliği yapan Magdalena Adası’nda bir yürüyüşe çıkın. Punta Arenas’a iniş yapın ve güney Pampaları boyunca devam edin, guanacos sürülerinin yanı sıra, gergedanlar, gri tilkiler, Patagonya tavşanı ve kara boyunlu kuğuları arayın. Dünya koleksiyonunun National Geographic Unique Lodges üyesi olan Tierra Patagonia Hotel & Spa muhteşem otelimize yerleşin.

Yemekler Dahil: Kahvaltı, Öğle Yemeği, Akşam Yemeği

Konaklama: Bu gece National Geographic Unique Lodge’da konaklama dahildir.

GÜNLER 8-10: TORRES DEL PAINE ULUSAL PARKI

Önümüzdeki üç gün boyunca, parkınızı çeşitli yürüyüş ve ata binme gezileri arasından seçim yaparak keşiflerinizi ilgi alanlarınıza göre düzenleyin. Lago de Grey ve inanılmaz mavi heykel buzunu keşfedin; Laguna Azul kıyıları boyunca kayın ormanları boyunca yürüyüş; ve bölgenin en eski sakinlerinden bazıları olan yerli Aonikenk halkı tarafından bırakılan kaya resimlerinde hayretler taşıyor. Parkın kuzey sınırlarına yakın vahşi yaşamı fotoğraflayın; veya harika olanaklarından yararlanarak otelde rahatlayın. Akşam derslerinin tadını çıkarın ve geleneksel Patagonya kovboy kültürüne bir bakış atmak, yerel gauchos şirketinde şenlikli bir barbekü ile parkta kalışınızı kapayın.

Yemekler Dahil: Kahvaltı, Öğle Yemeği, Akşam Yemeği
Konaklama: Tierra Patagonia Hotel & Spa
11. GÜN: PUNTA ARENAS / SANTIAGO, ŞILI

Santiago’ya uçuş için Punta Arenas havaalanına gidin. Santiago’ya gelip otelimize uğrayın.

Yemekler dahil: Kahvaltı, Öğle yemeği
Konaklama: Singular Santiago
12. GÜN: SANTIAGO, ŞILI

Santiago’yu keşfetmek için tam bir gün geçirin. Şehir merkezindeki yürüyüş turunda zarif Plaza de Armas, Palacio de la Moneda ve 18. yüzyıl Büyükşehir Katedrali’ni ziyaret edebilirsiniz. Santiago’nun Şili Kolomb öncesi Sanat Müzesi’nde etkileyici koleksiyonu görün ve Şili şaraphanesinde veda kutlaması yapın. Bu akşam, uçuş evinize havalimanına transfer.

Yemekler dahil: Kahvaltı, Öğle yemeği

Tel Aviv’de Modernizm ve Tarihin Bir Karışımı 0 124

Geçtiğimiz 100 yılda, Vera Otelini barındıran bina, bir doğum hastanesi, bir banka ve bir sigorta bürosu olmuştur. Şimdi ise yerel zanaatkârlar için tam anlamıyla bir vitrin.

İsrail’li otel arkadaşım Danny Tamari’nin ilk kişisel projesi olan Vera Hotel‘in yapısı, Tel Aviv’den daha eski. Yerel sanatçılar, tasarımcılar ve tekstil üreticileri ile kapsamlı bir iki yıllık işbirliğiyle geçen bir sürecin ardından Mart ayında açılan bu butik tasarım tesisi, zamanla bir banka haline gelen tam bir asırlık doğum hastanesini yeniden canlandırdı. Daha sonra bir ofis binası ve sigorta merkezi olarak da görev yaptı. Binayı yaklaşık otuz yıldan beri boşken satın alan Bay Tamari, neredeyse her detayı yerel olarak temin etme konusunda saplantılıydı. Günümüzde 39 odalı modern odada, ham cam ışık fikstürleri, ısmarlama ahşap mobilyalar ve saf keten tekstil ürünlerinin yanı sıra, kurtarılmış yer karolarından üretilen özel bir seramik tavan bulunmaktadır.

Tel Aviv Vera Hotel

Popüler Lilienblum Caddesi üzerinde yer alan otel, doğrudan kentin şehir merkezindedir. Tel Aviv’in en büyük caddesi olan Rothschild Bulvarı ve işinin ve start-up sektörünün kalbi sadece bu bloktan ibaret, kısa bir yürüyüş sizi hem hareketli Carmel Pazarı’na hem de butik ve galeri astarlı Arnavut kaldırımlı sokaklara götürecek.

Altı kategoride konaklama imkanı bulunuyor. Dördüncü kattaki deluxe odam en büyüklerinden biriydi ve güvercin gri, yumurta kabuğu ve moka kahverenginin sakin bir paletinde dekore edilmişti. Kral yatağı, tereyağlı Mısır pamuğundan yapılmış çarşaflarla kaplıydı ve meşe ağacının iç kısmı serin gri karo zemin ve zengin gri yastıklar ile aydınlatılmıştı. Yazı masası, komodin ve sehpanın tamamı modern bir ortama sahipti ve yeşil bir Aloe Vera bitkisi (otelin adı) bile vardı.

Ferah odada büyük bir duşakabin, büyük boy bir duş başlığı, havlu ve banyo malzemeleri için şık siyah demir merdiven rafı ve lavabo lavabosunun üstünde çıplak bir ayna bulunmaktadır. Vera, çevre dostu politikalarını uyguluyor, bu nedenle burada tek kullanımlık küçük şampuan yok: duş, yerel bir cilt bakım şirketi olan Arugot tarafından yapılan büyük miktarda yeniden doldurulabilir organik şampuan, saç kremi ve duş jeli içeriyor.

Tel Aviv Vera Hotel Yatak Odası

Sabahları, Vera’nın lobi barının kavisli tezgahından ücretsiz kahvaltı servisi yapılır: yumurtalar, hamur işleri ve yerel peynirlerin yanı sıra yakındaki çiftçiler, yoğurt, taze sıkılmış meyve suyu, ekmek ve zeytinlerden elde edilen sebze ve etler. Otel ayrıca yıl sonundan önce gece boyunca atıştırmalıklar ve özel bir kokteyl menüsü sunmayı planlıyor. Otelde restoran yok, ancak Lilienblum Caddesi ve çevresi üzerinde çok çeşitli restoranlar bulunmaktadır. İsrailli ünlü şef Eyal Shani’den Kuzey Abraxas (Lilienblum 40), resmi yemeğe şenlikli, sebze odaklı bir bakış sunuyor; Hanoi (Lilienblum 18), baharatlı, otantik Asya eriştesi ve açık havada çorbalar servis etmektedir.

Vera Hotel’in giriş kısmı

NY TIMES, Debra Kamin.

Popüler Başlıklar

%d blogcu bunu beğendi: