Everest’e İz Bırakan Türk Dağcı: Tunç Fındık 0 368

Everest’e İz Bırakan Türk Dağcı: Tunç Fındık 0 369

Everest, “Tanrıların Tahtı”… Dünyanın çatısı olan Himalaya dağ silsilesinin 8850 metrelik en yüksek noktası Everest tepesine tırmanan dağcılar, 2000’li yıllara kadar bir çırpıda sayılabilecek kadar az sayıdaydı. 1953 yılına kadar kimse Everest’in zirvesini göremedi. Ta ki 53’te Edmund Hillary ve yol arkadaşı Tenzing Norgay Everest’e tırmanmaya karar verip bunu başarana kadar.

1953’ten sonraki 50 yıllık dönemde yapılan tırmanma denemelerindeki başarı oranının altıda bir kadar düşük bir oranda olması Everest’in acımasızlığı ve henüz yeni gelişmekte olan insan sağlığı dalındaki bilim kategorisiydi. O dönemde hipotermi ve yüksek irtifa hastalıklarına getirilebilen çözümler de oldukça kısıtlıydı. Bu ve bunun gibi çeşitli sebeplerden dolayı onyıllardır Everest’e çıkıp geri dönemeyen bir çok dağcı oldu.
Son yıllarda bilimin gelişmesi, coğrafyanın daha iyi tanınması ve bölgeyi çok iyi bilen rehberlerin çoğalması sayesinde Everest’e tırmanan dağcıların başarı oranı bir hayli yükseldi. Bunlardan bir tanesi de Everest’e tırmanan ilk Türk olan Ali Nasuh Mahruki‘ydi. 1995 yılında tırmanışı tamamlayan Mahruki, 1996’da son tırmanışıyla Yedi Zirveleri tamamlayan ilk Türk olma ünvanını da aldı.
Tunç Fındık
2001 yılına gelindiğinde ise yeni bir Türk dağcı, Everest’e tırmanma girişiminde bulundu ve başarılı oldu. Tunç Fındık, Everest’e tırmanan ikinci Türk oldu. Aynı zamanda 2007 yılındaki tekrar ve farklı rotadan tırmanmasıyla da farklı bir ünvan daha almış oldu.
Tunç Fındık’ın günlüğünde yazanlar ise Everest’e tırmanma tecrübesinin nasıl bir duygu olduğunu adım adım, saat saat vurgular nitelikte. Bir dağcının neler yaşadığı, nasıl zorluklar çektiği, mutluluk gözyaşları ve ölümü ensesinde hissetmeyi anlatan bu günlükte Tunç Fındık’ın kendi kaleminden Everest’e tırmanışın öyküsünü okuyabilirsiniz. Günlük, Tunç Fındık’ın kendi sitesi tuncfindik.com’da bulunan “Everest (8850m) Nepal – Himalaya 2001” isimli yazıdan, sadece bir kısmı alıntılanmıştır.
“Artık tüm dünya bozbulanık görülüyor, gece bitti bitecek. Himalaya dağlarının çok ötesinde, belki de yüz kilometre uzakta müthiş yüksek, gri kümülonimbüs bulutları kule gibi onbinlerce metreye yükseliyorlar, soluk dağ sabahında şimşekler hala çakıyor.. Sert bir rüzgar başladı, hem de hiç kesintisiz esiyor. Umarım hava bir anda bozmaz.

Everest Tırmanışı
Dikliğinden dolayı insana güven vermeyen ve altındaki Kangshung yüzüne anlatılması güç bir boşlukla düşen çürük sarı kayalıkların üzerinden sarsakça tırmanıyoruz. İp hattında  tek emniyetim olan cumarımı ilerletiyorum ama  pek ağırlık vermemeye çalışıyorum, çünkü hemen hepsi de yıllardır burada bu eski iplerin ve eminim ki çürükler. Kayaların sağında  derin karlı gözüken  geniş  kar alanı tam bir çığ alanı.. Çığ tehlikesi, çürük kayalar, şirret gibi esip insanı sarsan bir rüzgar, ne hoş bir sabah! Saat 04.30  gibi olmalı ki, gün artık tamamen doğdu ve kıpkızıl güneşin topu, Çin işgali altındaki Tibet yaylaları üzerinden bizi selamlıyor.

Oksijen maskesi takmama karşın, tırmanışın yorucu olmaya başladığını hissediyorum. Her  adımda beş altı kez nefesleniyorum, boğazım oksijen maskesinden kaynaklı  kuru havadan dağlandığı için bazen deli gibi öksürüyorum, ne de olsa maske dışardaki soğuk  havayı tüpteki basınçlı oksijenle karıştırarak veriyor.. Yükseklik 8700 metre üzeri olmalı.. Keskin ve dik, sert karlı bir sırt üzerinden çıkıyorum, burada sabit hat ve emniyet  filan da yok. Güvenli gitmek için kazmamı  buza çekmiş kara her seferinde sertçe saplamak, kendimi emniyete almak zorunda kalıyorum, bu da çok çaba harcatıyor. …

Günlük son derece uzun olduğu için yalnızca bir kısmını yayınladık, geri kalanı için “buraya” tıklayıp okumaya devam edebilirsiniz.
Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

Tel Aviv’de Modernizm ve Tarihin Bir Karışımı 0 13

Geçtiğimiz 100 yılda, Vera Otelini barındıran bina, bir doğum hastanesi, bir banka ve bir sigorta bürosu olmuştur. Şimdi ise yerel zanaatkârlar için tam anlamıyla bir vitrin.

İsrail’li otel arkadaşım Danny Tamari’nin ilk kişisel projesi olan Vera Hotel‘in yapısı, Tel Aviv’den daha eski. Yerel sanatçılar, tasarımcılar ve tekstil üreticileri ile kapsamlı bir iki yıllık işbirliğiyle geçen bir sürecin ardından Mart ayında açılan bu butik tasarım tesisi, zamanla bir banka haline gelen tam bir asırlık doğum hastanesini yeniden canlandırdı. Daha sonra bir ofis binası ve sigorta merkezi olarak da görev yaptı. Binayı yaklaşık otuz yıldan beri boşken satın alan Bay Tamari, neredeyse her detayı yerel olarak temin etme konusunda saplantılıydı. Günümüzde 39 odalı modern odada, ham cam ışık fikstürleri, ısmarlama ahşap mobilyalar ve saf keten tekstil ürünlerinin yanı sıra, kurtarılmış yer karolarından üretilen özel bir seramik tavan bulunmaktadır.

Tel Aviv Vera Hotel

Popüler Lilienblum Caddesi üzerinde yer alan otel, doğrudan kentin şehir merkezindedir. Tel Aviv’in en büyük caddesi olan Rothschild Bulvarı ve işinin ve start-up sektörünün kalbi sadece bu bloktan ibaret, kısa bir yürüyüş sizi hem hareketli Carmel Pazarı’na hem de butik ve galeri astarlı Arnavut kaldırımlı sokaklara götürecek.

Altı kategoride konaklama imkanı bulunuyor. Dördüncü kattaki deluxe odam en büyüklerinden biriydi ve güvercin gri, yumurta kabuğu ve moka kahverenginin sakin bir paletinde dekore edilmişti. Kral yatağı, tereyağlı Mısır pamuğundan yapılmış çarşaflarla kaplıydı ve meşe ağacının iç kısmı serin gri karo zemin ve zengin gri yastıklar ile aydınlatılmıştı. Yazı masası, komodin ve sehpanın tamamı modern bir ortama sahipti ve yeşil bir Aloe Vera bitkisi (otelin adı) bile vardı.

Ferah odada büyük bir duşakabin, büyük boy bir duş başlığı, havlu ve banyo malzemeleri için şık siyah demir merdiven rafı ve lavabo lavabosunun üstünde çıplak bir ayna bulunmaktadır. Vera, çevre dostu politikalarını uyguluyor, bu nedenle burada tek kullanımlık küçük şampuan yok: duş, yerel bir cilt bakım şirketi olan Arugot tarafından yapılan büyük miktarda yeniden doldurulabilir organik şampuan, saç kremi ve duş jeli içeriyor.

Tel Aviv Vera Hotel Yatak Odası

Sabahları, Vera’nın lobi barının kavisli tezgahından ücretsiz kahvaltı servisi yapılır: yumurtalar, hamur işleri ve yerel peynirlerin yanı sıra yakındaki çiftçiler, yoğurt, taze sıkılmış meyve suyu, ekmek ve zeytinlerden elde edilen sebze ve etler. Otel ayrıca yıl sonundan önce gece boyunca atıştırmalıklar ve özel bir kokteyl menüsü sunmayı planlıyor. Otelde restoran yok, ancak Lilienblum Caddesi ve çevresi üzerinde çok çeşitli restoranlar bulunmaktadır. İsrailli ünlü şef Eyal Shani’den Kuzey Abraxas (Lilienblum 40), resmi yemeğe şenlikli, sebze odaklı bir bakış sunuyor; Hanoi (Lilienblum 18), baharatlı, otantik Asya eriştesi ve açık havada çorbalar servis etmektedir.

Vera Hotel’in giriş kısmı

NY TIMES, Debra Kamin.

Yeni Kamera Modelleriyle Anılarınızı Ölümsüzleştirin! 0 13

Yeni Kamera Modelleriyle Anılarınızı Ölümsüzleştirin!

Gelişen teknoloji sayesinde kamera modelleri de çok daha üstün özelliklere kavuştu. Artık kameralar ile çekim yapmak hem daha kolay hem de daha keyifli! Özellikle hd çözünürlüklü kamera modellerinin beklentilerin de üzerinde olan teknik donanımı ile dikkat çektiğinden söz etmek gerekiyor. 24 MP çözünürlük sunabilen ve 100 – 6400 ışık duyarlılığına sahip olan makine modelleri ile tüm anılarınızı kolayca ölümsüzleştirebilirsiniz.

Üstün özelliklerle donatılan bu makine modellerini kullanabilmeniz için mutlaka profesyonel fotoğrafçı olmanız gerekmiyor. Çünkü tüm ayarlarını hızlı ve pratik bir şekilde yapabiliyor ve fotoğraf makinasını çekime hazır hale getirebiliyorsunuz. Üstelik sinematik full HD çekimler de yapmanızı sağlayan ürün modellerine kolayca sahip olabilirsiniz. Yenilenen modeller hangi özellikleri sunuyor, birlikte göz atalım!

Fotoğraf Makinalarında En Yeni Özellikler

Yaratıcı otomatik moduna kavuşan makine modelleri canlı kontrol çekimleri yapabilmeyi sağlıyor. Üstelik makine modellerinin yazılımında çeşitli filtreler de bulunuyor ve bu filtreler sayesinde fotoğraflarınıza dilediğiniz atmosfer kazandırarak paylaşabiliyorsunuz. Hatta kısa video görüntüsü almanızı sağlayan makine modellerinin de olduğunu bilmenizde fayda var. Gün içerisinde yaşanan spontane anları yakalamanız için harika bir seçenek!

Çekilen fotoğrafların akıllı telefon modellerine aktarılması için artık uzun uğraşlar vermeye de gerek kalmadı. Kablo karmaşasından uzak bir şekilde sadece birkaç dakikada fotoğrafların telefonlara aktarılması mümkün oluyor. Bu sayede çektiğiniz kareleri sosyal medya hesaplarınız üzerinden paylaşabiliyorsunuz.

Zamanla kendinizi fotoğraf çekimlerinde geliştirdiğinizde çeşitli aksesuarlar ve lensler de ekleyerek daha farklı kareler yakalamanız da mümkün oluyor. Peki, fiyatlar nasıl? Tüm bu teknik donanıma sahip olan makine modellerine sahip olmak için bol sıfırlı ödemeler yapmanıza gerek yok. Sadece makul fiyat sunan adreslerden alışveriş yapmanız yeterli oluyor.

Bu noktada MediaMarkt web adresini sizlere önerebiliriz. Çünkü HD kalitede makine modellerinde geniş bir seçenek yelpazesi sunuyor. Yeni başlayanlar için uygun ürün modellerini de firmanın internet sitesinde bulmak mümkün oluyor. Aynı zamanda fiyatların pek çok farklı adres ile kıyaslandığında daha makul olduğunu fark ettik. Ödeme seçenekleri ve taksit olanakları da bulunduğundan bütçeyi zorlamadan harika bir makinaya sahip olabiliyorsunuz.

Popüler Başlıklar

%d blogcu bunu beğendi: