Annapurna’ya Çıkarken Sağ Kalma İhtimali Yüzde 50 0 228

Annapurna’ya Çıkarken Sağ Kalma İhtimali Yüzde 50 0 229

8 bin metrenin üzerinde 14 zirve tırmanışı yapma hedefindeki dağcı Tunç Fındık’ın bir sonraki durağı Annapurna. Özelliği, çıkan her iki dağcıdan birinin ölmesi.

Tunç Fındık, 8 bin metrenin üzerindeki dünyanın en yüksek 14 zirvesine çıkmayı amaç edinmiş profesyonel bir dağcı. Projenin 11’inci ayağını geçen hafta tamamladı. Himalayalarda 50 gün süren çetin bir mücadelenin ardından dünyanın en yüksek 11 ve 13’üncü zirvesine çıkmayı başardı. Fındık’ın bir sonraki yıl çıkmayı planladığı hedefiyse insanın tüylerini diken diken ediyor. Himalayalardaki Annapurna. Dağın istatistiği şu: Çıkan her iki dağcıdan biri hayatını kaybediyor.

Projenizin adı nedir?

-14×8000. Dünyada 26 bin feet sınırını geçen 14 dağ var. Çok az yapılan bir şey. Dünyada 35 kişi yaptı. 11. dağı tamamladım. Bunu başaran Türkiye’deki tek dağcıyım.

Ne zaman başladınız projeye?

-2001’de 8 bin metrelik dağlara tırmanmaya başladım. O zaman aklımda böyle bir proje yoktu. 2006’da halihazırda 3 dağa tırmanmıştım. Bundan sonra geri kalanları da tamamlamaya karar verdim.

Peki, neden bu zorlu projeyi yapıyorsunuz?

-Dünyadaki en iyi dağcılardan biri olmak gibi bir istek duymuyorum. Sadece tırmanmaktan keyif alıyorum. Bu projeyse bunun en güzel ifadesi.

Kaç yıldan beri tırmanıyorsunuz?

-25 yıl oldu. Onlarca 6-7 bin metrelik dağa tırmandım. Zirvelerin sayısı 350 olmuştur.

İlk nasıl başladı?

-Bilkent İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunuyum. Bilkent’te Dağcılık Kulübü’ndeydim. Daha o yıllarda başlamıştı bu sevda.

Evli misiniz?

– Evet. Çocuğum yok, bir kedimiz var.

Tırmanışlar aile ilişkilerinizi etkiliyor mu?

-Benim için hayat ‘dağ’ demek. Bunun dışında kalan gündelik hayatsa biraz teferruat aslında. Gündelik hayatı bir boşluk olarak görüyorum. Bunu geçiştirmek istiyorum.

Siz profesyonelsiniz, Türkiye’de profesyonel dağcılar bir elin parmaklarını geçmez sanırım…

-Çok az. Profesyonel olmanın kimi kıstasları var. Mesela rehber kitap yazmak, motivasyon ve dağ eğitimleri vermek gibi. Dağcılık size çok kazandırmaz. Ancak ihtiyaçlarınızı karşılayacak kadar kazanırsınız. The North Face ana sponsorum. Onların sayesinde bu projeyi yapabiliyorum.

Son tırmanışınız nasıl başladı? Planlandığı gibi gitti mi?

-Dünyanın en yüksek 11 ve 13. dağlarına (Gasherbrum I ve Gasherbrum II) 50 gün sürecek bir tırmanışlar dizisi olacaktı. Ancak Pakistan’daki çeşitli gelişmelerden dolayı zaman kayıpları yaşadık. Dağ Pakistan’ın sapa bir bölgesinde. Merkezden yaklaşık 800 kilometrelik bir araç yolculuğu, 100 kilometrelik bir yolu off-road’larla, geri kalan bölümünü de bir haftalık bir yürüyüşle aşarak ulaştık dağa.

Dağa tırmanmanın ne gibi zorlukları var?

-Bu dağa oksijen desteği almadan çıktım. Basınç azlığının yarattığı seyrek oksijen nedeniyle normal bir insanın orada ömrü yarım saattir.  Ancak bazı eğitim ve tekniklerle bu süreyi uzatmak mümkün. Bu tarz dağlara tırmanmanın en büyük zorluğu da bu. Vücut 5 bin metreye uyum sağlıyor. Siz de dayanıklılığınız oranında 8 bin metreye gidip gelebiliyorsunuz böylece. Yani oksijen tüpüyle tırmanmakla, oksijensiz tırmanmak arasında çok büyük bir fark var.

Oksijen tüpüne ihtiyaç duymadınız mı?

-Tecrübeli olduğum için bünyem alıştı. Mesela yüksek irtifalarda medeniyet hiç olmaz. Perulu İnkalar bile 4500 metre sınırını aşmazlar. İki ay kadar bu irtifadan yüksekte yaşarsanız 15 kilo kadar kas kaybeder ve yavaş yavaş ölmeye başlarsınız. Dolayısıyla 8 bin metrede zirveye misafir gibi gidip, olabildiğince çabuk dönüyorsunuz.

Siz nasıl etkilendiniz?

-Birkaç kilo verdim. Sanırım kas kaybı da yaşadım.

Dağdayken nasıl besleniyorsunuz?

-Karbonhidratla. Bisküvi, hazır yiyecek ve bolca sıvı.

Neden bu kadar?

-Sindiremezsin. Canınız da istemez. Fakat bol bol su içmek zorundasın hayatta kalmak için.

Zirve sürecindeki bir gününüzü anlatır mısınız?

-Ana kamptan sonra zirve 4 gün sürdü. Gece 10’da yola çıktık. Sabah erken saatlerde zirveye vardık. En uygun hava akımları sabah saatlerinde olur. Bir an önce varıp erkenden dönmek gerekir. Yoksa ölüm tehlikesi artar. Gece uyumadım. Sıcaklık -35 derece. Üzerimde özel koruyucu giysi ve kilolarca ekipman var. Fakat sürekli dondurucu havayı soluduğum için ısınamıyorum. Yükseğe alışkın olduğum için akut dağ hastalığı (irtifa hastalığı) yaşamıyorum.

Zirvede ne kadar durdunuz?

-35-40 dakika kadar kaldım. Hava çok güzeldi. Manzara harikaydı. K2’de (en yüksek 2. dağ) 20 dakika kalmıştım. 5 dakika kaldığım 8 bin metrelik dağlar da oldu. Everest’e ikinci çıktığımda 30 dakika kalmıştım. Zirvede kalma süresi zamanlama, sıcaklık ve hava koşullarıyla ilgili bir konu.

En zor dağ hangisiydi?

-8 bin metrede kolay diye bir şey yok. Diğerleriyle mukayese edildiğinde bu 13. dağ çok zor değil. K2 çok zor. Dhaulagiri çok zordu benim açımdan. Kanchenjunga da zorlu. Makalu da bunlardan biri.

Ekipte kimler vardı?

-Biz 8 kişiydik. 6 kişilik bir Koreli ekip vardı. Onlarla ortaklaşa çalıştık ve zirveye birlikte ulaştık.

Tırmanıştaki en büyük tehlikeler neler?

-En büyük tehlike çığ. Bu tehlike varsa tırmanmamalısın. Buzul çatlakları da çok tehlikeli. Dikey buz duvarları çok zorlu. Soğuğa da dikkat etmelisiniz. -60 dereceye dayanaklı ayakkabıların içinde parmaklarını kaybeden arkadaşlarım oldu.

Siz Türkiyeli değil de Amerikalı bir dağcı olsaydınız ne gibi bir değişim olurdu?

-Milyon dolarlık bir değişim olurdu. Ve çok ünlü olurdum.

Himalayalardaki Annapurna Dağı’nın zirvesi 8 bin 91 metre. Dünyanın en yüksek 10’uncu dağı. Fındık, geçen yıl Annapurna’ya çıkmayı planladı. Ancak zirve yolunda çektiği yukarıda bulunan çığ fotoğrafı planın ertelenmesine neden oldu. Fotoğrafta çığın yöneldiği noktada iki dağcı görünüyor. Bir dağcı da yan tarafta çığdan kaçmaya çalışıyor. Fındık’ın verdiği bilgilere göre, çığ altında kalan iki dağcı ağır yaralı da olsa sağ kurtulmayı başardı.

Röportaj: Serkan Ocak / Hürriyet (Haber kaynağına gitmek için tıklayınız.)

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

Tel Aviv’de Modernizm ve Tarihin Bir Karışımı 0 11

Geçtiğimiz 100 yılda, Vera Otelini barındıran bina, bir doğum hastanesi, bir banka ve bir sigorta bürosu olmuştur. Şimdi ise yerel zanaatkârlar için tam anlamıyla bir vitrin.

İsrail’li otel arkadaşım Danny Tamari’nin ilk kişisel projesi olan Vera Hotel‘in yapısı, Tel Aviv’den daha eski. Yerel sanatçılar, tasarımcılar ve tekstil üreticileri ile kapsamlı bir iki yıllık işbirliğiyle geçen bir sürecin ardından Mart ayında açılan bu butik tasarım tesisi, zamanla bir banka haline gelen tam bir asırlık doğum hastanesini yeniden canlandırdı. Daha sonra bir ofis binası ve sigorta merkezi olarak da görev yaptı. Binayı yaklaşık otuz yıldan beri boşken satın alan Bay Tamari, neredeyse her detayı yerel olarak temin etme konusunda saplantılıydı. Günümüzde 39 odalı modern odada, ham cam ışık fikstürleri, ısmarlama ahşap mobilyalar ve saf keten tekstil ürünlerinin yanı sıra, kurtarılmış yer karolarından üretilen özel bir seramik tavan bulunmaktadır.

Tel Aviv Vera Hotel

Popüler Lilienblum Caddesi üzerinde yer alan otel, doğrudan kentin şehir merkezindedir. Tel Aviv’in en büyük caddesi olan Rothschild Bulvarı ve işinin ve start-up sektörünün kalbi sadece bu bloktan ibaret, kısa bir yürüyüş sizi hem hareketli Carmel Pazarı’na hem de butik ve galeri astarlı Arnavut kaldırımlı sokaklara götürecek.

Altı kategoride konaklama imkanı bulunuyor. Dördüncü kattaki deluxe odam en büyüklerinden biriydi ve güvercin gri, yumurta kabuğu ve moka kahverenginin sakin bir paletinde dekore edilmişti. Kral yatağı, tereyağlı Mısır pamuğundan yapılmış çarşaflarla kaplıydı ve meşe ağacının iç kısmı serin gri karo zemin ve zengin gri yastıklar ile aydınlatılmıştı. Yazı masası, komodin ve sehpanın tamamı modern bir ortama sahipti ve yeşil bir Aloe Vera bitkisi (otelin adı) bile vardı.

Ferah odada büyük bir duşakabin, büyük boy bir duş başlığı, havlu ve banyo malzemeleri için şık siyah demir merdiven rafı ve lavabo lavabosunun üstünde çıplak bir ayna bulunmaktadır. Vera, çevre dostu politikalarını uyguluyor, bu nedenle burada tek kullanımlık küçük şampuan yok: duş, yerel bir cilt bakım şirketi olan Arugot tarafından yapılan büyük miktarda yeniden doldurulabilir organik şampuan, saç kremi ve duş jeli içeriyor.

Tel Aviv Vera Hotel Yatak Odası

Sabahları, Vera’nın lobi barının kavisli tezgahından ücretsiz kahvaltı servisi yapılır: yumurtalar, hamur işleri ve yerel peynirlerin yanı sıra yakındaki çiftçiler, yoğurt, taze sıkılmış meyve suyu, ekmek ve zeytinlerden elde edilen sebze ve etler. Otel ayrıca yıl sonundan önce gece boyunca atıştırmalıklar ve özel bir kokteyl menüsü sunmayı planlıyor. Otelde restoran yok, ancak Lilienblum Caddesi ve çevresi üzerinde çok çeşitli restoranlar bulunmaktadır. İsrailli ünlü şef Eyal Shani’den Kuzey Abraxas (Lilienblum 40), resmi yemeğe şenlikli, sebze odaklı bir bakış sunuyor; Hanoi (Lilienblum 18), baharatlı, otantik Asya eriştesi ve açık havada çorbalar servis etmektedir.

Vera Hotel’in giriş kısmı

NY TIMES, Debra Kamin.

Yeni Kamera Modelleriyle Anılarınızı Ölümsüzleştirin! 0 12

Yeni Kamera Modelleriyle Anılarınızı Ölümsüzleştirin!

Gelişen teknoloji sayesinde kamera modelleri de çok daha üstün özelliklere kavuştu. Artık kameralar ile çekim yapmak hem daha kolay hem de daha keyifli! Özellikle hd çözünürlüklü kamera modellerinin beklentilerin de üzerinde olan teknik donanımı ile dikkat çektiğinden söz etmek gerekiyor. 24 MP çözünürlük sunabilen ve 100 – 6400 ışık duyarlılığına sahip olan makine modelleri ile tüm anılarınızı kolayca ölümsüzleştirebilirsiniz.

Üstün özelliklerle donatılan bu makine modellerini kullanabilmeniz için mutlaka profesyonel fotoğrafçı olmanız gerekmiyor. Çünkü tüm ayarlarını hızlı ve pratik bir şekilde yapabiliyor ve fotoğraf makinasını çekime hazır hale getirebiliyorsunuz. Üstelik sinematik full HD çekimler de yapmanızı sağlayan ürün modellerine kolayca sahip olabilirsiniz. Yenilenen modeller hangi özellikleri sunuyor, birlikte göz atalım!

Fotoğraf Makinalarında En Yeni Özellikler

Yaratıcı otomatik moduna kavuşan makine modelleri canlı kontrol çekimleri yapabilmeyi sağlıyor. Üstelik makine modellerinin yazılımında çeşitli filtreler de bulunuyor ve bu filtreler sayesinde fotoğraflarınıza dilediğiniz atmosfer kazandırarak paylaşabiliyorsunuz. Hatta kısa video görüntüsü almanızı sağlayan makine modellerinin de olduğunu bilmenizde fayda var. Gün içerisinde yaşanan spontane anları yakalamanız için harika bir seçenek!

Çekilen fotoğrafların akıllı telefon modellerine aktarılması için artık uzun uğraşlar vermeye de gerek kalmadı. Kablo karmaşasından uzak bir şekilde sadece birkaç dakikada fotoğrafların telefonlara aktarılması mümkün oluyor. Bu sayede çektiğiniz kareleri sosyal medya hesaplarınız üzerinden paylaşabiliyorsunuz.

Zamanla kendinizi fotoğraf çekimlerinde geliştirdiğinizde çeşitli aksesuarlar ve lensler de ekleyerek daha farklı kareler yakalamanız da mümkün oluyor. Peki, fiyatlar nasıl? Tüm bu teknik donanıma sahip olan makine modellerine sahip olmak için bol sıfırlı ödemeler yapmanıza gerek yok. Sadece makul fiyat sunan adreslerden alışveriş yapmanız yeterli oluyor.

Bu noktada MediaMarkt web adresini sizlere önerebiliriz. Çünkü HD kalitede makine modellerinde geniş bir seçenek yelpazesi sunuyor. Yeni başlayanlar için uygun ürün modellerini de firmanın internet sitesinde bulmak mümkün oluyor. Aynı zamanda fiyatların pek çok farklı adres ile kıyaslandığında daha makul olduğunu fark ettik. Ödeme seçenekleri ve taksit olanakları da bulunduğundan bütçeyi zorlamadan harika bir makinaya sahip olabiliyorsunuz.

Popüler Başlıklar

%d blogcu bunu beğendi: