Annapurna’ya Çıkarken Sağ Kalma İhtimali Yüzde 50 0 307

Annapurna’ya Çıkarken Sağ Kalma İhtimali Yüzde 50 0 308

8 bin metrenin üzerinde 14 zirve tırmanışı yapma hedefindeki dağcı Tunç Fındık’ın bir sonraki durağı Annapurna. Özelliği, çıkan her iki dağcıdan birinin ölmesi.

Tunç Fındık, 8 bin metrenin üzerindeki dünyanın en yüksek 14 zirvesine çıkmayı amaç edinmiş profesyonel bir dağcı. Projenin 11’inci ayağını geçen hafta tamamladı. Himalayalarda 50 gün süren çetin bir mücadelenin ardından dünyanın en yüksek 11 ve 13’üncü zirvesine çıkmayı başardı. Fındık’ın bir sonraki yıl çıkmayı planladığı hedefiyse insanın tüylerini diken diken ediyor. Himalayalardaki Annapurna. Dağın istatistiği şu: Çıkan her iki dağcıdan biri hayatını kaybediyor.

Projenizin adı nedir?

-14×8000. Dünyada 26 bin feet sınırını geçen 14 dağ var. Çok az yapılan bir şey. Dünyada 35 kişi yaptı. 11. dağı tamamladım. Bunu başaran Türkiye’deki tek dağcıyım.

Ne zaman başladınız projeye?

-2001’de 8 bin metrelik dağlara tırmanmaya başladım. O zaman aklımda böyle bir proje yoktu. 2006’da halihazırda 3 dağa tırmanmıştım. Bundan sonra geri kalanları da tamamlamaya karar verdim.

Peki, neden bu zorlu projeyi yapıyorsunuz?

-Dünyadaki en iyi dağcılardan biri olmak gibi bir istek duymuyorum. Sadece tırmanmaktan keyif alıyorum. Bu projeyse bunun en güzel ifadesi.

Kaç yıldan beri tırmanıyorsunuz?

-25 yıl oldu. Onlarca 6-7 bin metrelik dağa tırmandım. Zirvelerin sayısı 350 olmuştur.

İlk nasıl başladı?

-Bilkent İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunuyum. Bilkent’te Dağcılık Kulübü’ndeydim. Daha o yıllarda başlamıştı bu sevda.

Evli misiniz?

– Evet. Çocuğum yok, bir kedimiz var.

Tırmanışlar aile ilişkilerinizi etkiliyor mu?

-Benim için hayat ‘dağ’ demek. Bunun dışında kalan gündelik hayatsa biraz teferruat aslında. Gündelik hayatı bir boşluk olarak görüyorum. Bunu geçiştirmek istiyorum.

Siz profesyonelsiniz, Türkiye’de profesyonel dağcılar bir elin parmaklarını geçmez sanırım…

-Çok az. Profesyonel olmanın kimi kıstasları var. Mesela rehber kitap yazmak, motivasyon ve dağ eğitimleri vermek gibi. Dağcılık size çok kazandırmaz. Ancak ihtiyaçlarınızı karşılayacak kadar kazanırsınız. The North Face ana sponsorum. Onların sayesinde bu projeyi yapabiliyorum.

Son tırmanışınız nasıl başladı? Planlandığı gibi gitti mi?

-Dünyanın en yüksek 11 ve 13. dağlarına (Gasherbrum I ve Gasherbrum II) 50 gün sürecek bir tırmanışlar dizisi olacaktı. Ancak Pakistan’daki çeşitli gelişmelerden dolayı zaman kayıpları yaşadık. Dağ Pakistan’ın sapa bir bölgesinde. Merkezden yaklaşık 800 kilometrelik bir araç yolculuğu, 100 kilometrelik bir yolu off-road’larla, geri kalan bölümünü de bir haftalık bir yürüyüşle aşarak ulaştık dağa.

Dağa tırmanmanın ne gibi zorlukları var?

-Bu dağa oksijen desteği almadan çıktım. Basınç azlığının yarattığı seyrek oksijen nedeniyle normal bir insanın orada ömrü yarım saattir.  Ancak bazı eğitim ve tekniklerle bu süreyi uzatmak mümkün. Bu tarz dağlara tırmanmanın en büyük zorluğu da bu. Vücut 5 bin metreye uyum sağlıyor. Siz de dayanıklılığınız oranında 8 bin metreye gidip gelebiliyorsunuz böylece. Yani oksijen tüpüyle tırmanmakla, oksijensiz tırmanmak arasında çok büyük bir fark var.

Oksijen tüpüne ihtiyaç duymadınız mı?

-Tecrübeli olduğum için bünyem alıştı. Mesela yüksek irtifalarda medeniyet hiç olmaz. Perulu İnkalar bile 4500 metre sınırını aşmazlar. İki ay kadar bu irtifadan yüksekte yaşarsanız 15 kilo kadar kas kaybeder ve yavaş yavaş ölmeye başlarsınız. Dolayısıyla 8 bin metrede zirveye misafir gibi gidip, olabildiğince çabuk dönüyorsunuz.

Siz nasıl etkilendiniz?

-Birkaç kilo verdim. Sanırım kas kaybı da yaşadım.

Dağdayken nasıl besleniyorsunuz?

-Karbonhidratla. Bisküvi, hazır yiyecek ve bolca sıvı.

Neden bu kadar?

-Sindiremezsin. Canınız da istemez. Fakat bol bol su içmek zorundasın hayatta kalmak için.

Zirve sürecindeki bir gününüzü anlatır mısınız?

-Ana kamptan sonra zirve 4 gün sürdü. Gece 10’da yola çıktık. Sabah erken saatlerde zirveye vardık. En uygun hava akımları sabah saatlerinde olur. Bir an önce varıp erkenden dönmek gerekir. Yoksa ölüm tehlikesi artar. Gece uyumadım. Sıcaklık -35 derece. Üzerimde özel koruyucu giysi ve kilolarca ekipman var. Fakat sürekli dondurucu havayı soluduğum için ısınamıyorum. Yükseğe alışkın olduğum için akut dağ hastalığı (irtifa hastalığı) yaşamıyorum.

Zirvede ne kadar durdunuz?

-35-40 dakika kadar kaldım. Hava çok güzeldi. Manzara harikaydı. K2’de (en yüksek 2. dağ) 20 dakika kalmıştım. 5 dakika kaldığım 8 bin metrelik dağlar da oldu. Everest’e ikinci çıktığımda 30 dakika kalmıştım. Zirvede kalma süresi zamanlama, sıcaklık ve hava koşullarıyla ilgili bir konu.

En zor dağ hangisiydi?

-8 bin metrede kolay diye bir şey yok. Diğerleriyle mukayese edildiğinde bu 13. dağ çok zor değil. K2 çok zor. Dhaulagiri çok zordu benim açımdan. Kanchenjunga da zorlu. Makalu da bunlardan biri.

Ekipte kimler vardı?

-Biz 8 kişiydik. 6 kişilik bir Koreli ekip vardı. Onlarla ortaklaşa çalıştık ve zirveye birlikte ulaştık.

Tırmanıştaki en büyük tehlikeler neler?

-En büyük tehlike çığ. Bu tehlike varsa tırmanmamalısın. Buzul çatlakları da çok tehlikeli. Dikey buz duvarları çok zorlu. Soğuğa da dikkat etmelisiniz. -60 dereceye dayanaklı ayakkabıların içinde parmaklarını kaybeden arkadaşlarım oldu.

Siz Türkiyeli değil de Amerikalı bir dağcı olsaydınız ne gibi bir değişim olurdu?

-Milyon dolarlık bir değişim olurdu. Ve çok ünlü olurdum.

Himalayalardaki Annapurna Dağı’nın zirvesi 8 bin 91 metre. Dünyanın en yüksek 10’uncu dağı. Fındık, geçen yıl Annapurna’ya çıkmayı planladı. Ancak zirve yolunda çektiği yukarıda bulunan çığ fotoğrafı planın ertelenmesine neden oldu. Fotoğrafta çığın yöneldiği noktada iki dağcı görünüyor. Bir dağcı da yan tarafta çığdan kaçmaya çalışıyor. Fındık’ın verdiği bilgilere göre, çığ altında kalan iki dağcı ağır yaralı da olsa sağ kurtulmayı başardı.

Röportaj: Serkan Ocak / Hürriyet (Haber kaynağına gitmek için tıklayınız.)

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

Patagonya’yı Keşfetmek 0 131

 


* Bu bir National Geographic turudur ve A.B.D. merkezlidir.

● Kara ve deniz tarafından Patagonya’yı keşfederken, dört günlük bir gezintiye çıkıp el değmemiş fiyortları ve uçsuz bucaksız buzulları süzerek, daha sonra granit kuleleri, safir gölleri ve gizli şelaleleri keşfetmek için iç bölgelere doğru ilerlerken uzmanlık bilgileri edinin.

Torres del Paine Milli Parkı’nın şaşırtıcı zirvelerine bakan, Dünya’nın Ulusal Coğrafi Bir Eşsiz Köşkü olan muhteşem Tierra Patagonia’ya yerleşin.

● 100.000’den fazla Macellan pengueninin bulunduğu bir koloniye ev sahipliği yapan Magdalena Adası’nda bir yürüyüşe çıkın.

● Yerel Gauchos ile eğlenceli bir barbekünün keyfini çıkarın ve geleneksel Patagonya kovboy kültürüne bir göz atın.

Patagonya

REHBERLER

Her seyahat gününüzde, sizinle tüm bildiklerini paylaşmak için bir National Geographic uzmanı eşlik edecek.

Constanza Ceruti
Maceracı, Arkeolog

Kitty Coley
Birder, jeolog, doğa bilimci

Diego Pol
Paleontolog

YOL

Fiyortları tarafından oyulmuş ve parıldayan buzullarla kaplanmış Patagonya, bir doğa harikasıdır. Kalın orman ve buzdağlarından oluşan bir manzarada, Cape Horn ve Macellan Boğazı’nın ucuna yolculuk yapın. Daha sonra Patagonya’nın taç mücevherine (Torres del Paine Ulusal Parkı) giderek seyahate devam edin ve Şili’nin hareketli başkenti Santiago’da yolculuğumuzu tamamlayın.

1. GÜN: BUENOS AIRES, ARJANTIN

Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te bu sabah gel. Popüler Recoleta semtinin merkezindeki otelimize transfer ve yakındaki galerileri, müzeleri ve kafeleri keşfedin. Tango performansının keyfini çıkarın, bu akşam hoşgeldin akşam yemeğimizi takip edin.

Yemekler dahil: Akşam yemeği
Konaklama: The Brick Hotel Buenos Aires
2. GÜN: BUENOS AIRES

Arjantin’in kozmopolit başkenti Güney Amerika’nın Paris’i olarak bilinen günü keşfederek geçirin. Bir şehir turunda, Eva Perón’un mezar yeri olan olağanüstü Recoleta Mezarlığı’na bakın. Tarihi cumhurbaşkanlığı sarayı La Casa Rosada’ya ve Plaza de Mayo’daki katedrale devam. Öğle yemeğinden sonra San Telmo’nun arnavut kaldırımlı şeritlerini ve renkli sanatçıların La Boca mahallesini keşfedin.

Yemekler dahil: Kahvaltı, Öğle yemeği
Konaklama: The Brick Hotel Buenos Aires
3. GÜN: USHUAIA / TIERRA DEL FUEGO ULUSAL PARKI

Dünyanın en güney şehri Ushuaia’ya uçun ve Tierra del Fuego Milli Parkı’nı ziyaret edin. Gemimize binin ve ünlü Beagle Kanalı’na doğru yola çıkın.

Yemekler Dahil: Kahvaltı, Öğle Yemeği, Akşam Yemeği

Konaklama :MV Stella Australis veya MV Ventus Australis

4. GÜN: CAPE HORN, ŞILI / WULAIA KÖRFEZI

Havalar müsait olduğunda, Güney Amerika’nın güney ucundan panoramik bir görünüm için efsanevi Cape Horn’a Zodiacs atın. Daha sonra, Charles Darwin’in HMS Beagle’daki yolculuğu sırasında iniş yaptığı Wulaia Körfezi’ni keşfedin . Macellan ormanının muhteşem güzelliğini yaşamak için iki yürüyüşten birini seçin.

Yemekler Dahil: Kahvaltı, Öğle Yemeği, Akşam Yemeği
Konaklama: MV Stella Australis veya MV Ventus Australis
GÜN 5-6: MAGDALENA KANAL / AGOSTINI SES

Magdalena Kanalında gezinirken, penguenleri, yunusları, albatrosları ve diğer deniz kuşlarını inceledik. Pia Fjord’a girdikten sonra Zodiacs’a binin ve Pia Glacier’de bir sahil gezisine çıkın. Beagle Kanalı boyunca Garibaldi Buzulu’na devam edin. Seçerseniz Macellan ormanı boyunca zorlu bir yürüyüşe çıkın. Ertesi gün, görkemli Agostini Sesi ile yolculuk yapın ve Águila Buzulu’na daha yakından bakmak için inin. Kolay bir yürüyüş sırasında kara dağların oluşturduğu parlak mavi-beyaz buzun muhteşem manzarasını seyredin ve bu dramatik araziyi şekillendiren jeolojik kuvvetleri öğrenin.

Yemekler Dahil: Kahvaltı, Öğle Yemeği, Akşam Yemeği

Konaklama :MV Stella Australis veya MV Ventus Australis

7. GÜN: MAGDALENA ADASI / PUNTA ARENAS

100.000’den fazla Macellan pengueninin kolonisine ev sahipliği yapan Magdalena Adası’nda bir yürüyüşe çıkın. Punta Arenas’a iniş yapın ve güney Pampaları boyunca devam edin, guanacos sürülerinin yanı sıra, gergedanlar, gri tilkiler, Patagonya tavşanı ve kara boyunlu kuğuları arayın. Dünya koleksiyonunun National Geographic Unique Lodges üyesi olan Tierra Patagonia Hotel & Spa muhteşem otelimize yerleşin.

Yemekler Dahil: Kahvaltı, Öğle Yemeği, Akşam Yemeği

Konaklama: Bu gece National Geographic Unique Lodge’da konaklama dahildir.

GÜNLER 8-10: TORRES DEL PAINE ULUSAL PARKI

Önümüzdeki üç gün boyunca, parkınızı çeşitli yürüyüş ve ata binme gezileri arasından seçim yaparak keşiflerinizi ilgi alanlarınıza göre düzenleyin. Lago de Grey ve inanılmaz mavi heykel buzunu keşfedin; Laguna Azul kıyıları boyunca kayın ormanları boyunca yürüyüş; ve bölgenin en eski sakinlerinden bazıları olan yerli Aonikenk halkı tarafından bırakılan kaya resimlerinde hayretler taşıyor. Parkın kuzey sınırlarına yakın vahşi yaşamı fotoğraflayın; veya harika olanaklarından yararlanarak otelde rahatlayın. Akşam derslerinin tadını çıkarın ve geleneksel Patagonya kovboy kültürüne bir bakış atmak, yerel gauchos şirketinde şenlikli bir barbekü ile parkta kalışınızı kapayın.

Yemekler Dahil: Kahvaltı, Öğle Yemeği, Akşam Yemeği
Konaklama: Tierra Patagonia Hotel & Spa
11. GÜN: PUNTA ARENAS / SANTIAGO, ŞILI

Santiago’ya uçuş için Punta Arenas havaalanına gidin. Santiago’ya gelip otelimize uğrayın.

Yemekler dahil: Kahvaltı, Öğle yemeği
Konaklama: Singular Santiago
12. GÜN: SANTIAGO, ŞILI

Santiago’yu keşfetmek için tam bir gün geçirin. Şehir merkezindeki yürüyüş turunda zarif Plaza de Armas, Palacio de la Moneda ve 18. yüzyıl Büyükşehir Katedrali’ni ziyaret edebilirsiniz. Santiago’nun Şili Kolomb öncesi Sanat Müzesi’nde etkileyici koleksiyonu görün ve Şili şaraphanesinde veda kutlaması yapın. Bu akşam, uçuş evinize havalimanına transfer.

Yemekler dahil: Kahvaltı, Öğle yemeği

Tel Aviv’de Modernizm ve Tarihin Bir Karışımı 0 118

Geçtiğimiz 100 yılda, Vera Otelini barındıran bina, bir doğum hastanesi, bir banka ve bir sigorta bürosu olmuştur. Şimdi ise yerel zanaatkârlar için tam anlamıyla bir vitrin.

İsrail’li otel arkadaşım Danny Tamari’nin ilk kişisel projesi olan Vera Hotel‘in yapısı, Tel Aviv’den daha eski. Yerel sanatçılar, tasarımcılar ve tekstil üreticileri ile kapsamlı bir iki yıllık işbirliğiyle geçen bir sürecin ardından Mart ayında açılan bu butik tasarım tesisi, zamanla bir banka haline gelen tam bir asırlık doğum hastanesini yeniden canlandırdı. Daha sonra bir ofis binası ve sigorta merkezi olarak da görev yaptı. Binayı yaklaşık otuz yıldan beri boşken satın alan Bay Tamari, neredeyse her detayı yerel olarak temin etme konusunda saplantılıydı. Günümüzde 39 odalı modern odada, ham cam ışık fikstürleri, ısmarlama ahşap mobilyalar ve saf keten tekstil ürünlerinin yanı sıra, kurtarılmış yer karolarından üretilen özel bir seramik tavan bulunmaktadır.

Tel Aviv Vera Hotel

Popüler Lilienblum Caddesi üzerinde yer alan otel, doğrudan kentin şehir merkezindedir. Tel Aviv’in en büyük caddesi olan Rothschild Bulvarı ve işinin ve start-up sektörünün kalbi sadece bu bloktan ibaret, kısa bir yürüyüş sizi hem hareketli Carmel Pazarı’na hem de butik ve galeri astarlı Arnavut kaldırımlı sokaklara götürecek.

Altı kategoride konaklama imkanı bulunuyor. Dördüncü kattaki deluxe odam en büyüklerinden biriydi ve güvercin gri, yumurta kabuğu ve moka kahverenginin sakin bir paletinde dekore edilmişti. Kral yatağı, tereyağlı Mısır pamuğundan yapılmış çarşaflarla kaplıydı ve meşe ağacının iç kısmı serin gri karo zemin ve zengin gri yastıklar ile aydınlatılmıştı. Yazı masası, komodin ve sehpanın tamamı modern bir ortama sahipti ve yeşil bir Aloe Vera bitkisi (otelin adı) bile vardı.

Ferah odada büyük bir duşakabin, büyük boy bir duş başlığı, havlu ve banyo malzemeleri için şık siyah demir merdiven rafı ve lavabo lavabosunun üstünde çıplak bir ayna bulunmaktadır. Vera, çevre dostu politikalarını uyguluyor, bu nedenle burada tek kullanımlık küçük şampuan yok: duş, yerel bir cilt bakım şirketi olan Arugot tarafından yapılan büyük miktarda yeniden doldurulabilir organik şampuan, saç kremi ve duş jeli içeriyor.

Tel Aviv Vera Hotel Yatak Odası

Sabahları, Vera’nın lobi barının kavisli tezgahından ücretsiz kahvaltı servisi yapılır: yumurtalar, hamur işleri ve yerel peynirlerin yanı sıra yakındaki çiftçiler, yoğurt, taze sıkılmış meyve suyu, ekmek ve zeytinlerden elde edilen sebze ve etler. Otel ayrıca yıl sonundan önce gece boyunca atıştırmalıklar ve özel bir kokteyl menüsü sunmayı planlıyor. Otelde restoran yok, ancak Lilienblum Caddesi ve çevresi üzerinde çok çeşitli restoranlar bulunmaktadır. İsrailli ünlü şef Eyal Shani’den Kuzey Abraxas (Lilienblum 40), resmi yemeğe şenlikli, sebze odaklı bir bakış sunuyor; Hanoi (Lilienblum 18), baharatlı, otantik Asya eriştesi ve açık havada çorbalar servis etmektedir.

Vera Hotel’in giriş kısmı

NY TIMES, Debra Kamin.

Popüler Başlıklar

%d blogcu bunu beğendi: