Sokakta Hayat Var 0 166

Sokakta Hayat Var 0 167

Bir yere
seyahat ettiğin zaman, en çok duyulan cümlelerden bir tanesi, tek başına nasıl
gidersin? Korkmuyor musun? Nasıl kalacak onca yabancıyla aynı odada? Nasıl
kullanacak müşterek banyo ve tuvalet? Cevabı çok basit aslında sorulan
soruların temelinde yatan soru ise aslında; ne amaçla gidiyorsun?
Amacın benim
gibi, yeni şehirler görmek, yeni şehirler keşfetmekse o zaman gidiyorsun. Yeni
kütlerleri tanımak, yeme alışkanlıkları görmek, yaşam şekillerini benimsemekse
amacın gidiyorsun. Oradan biriymişsin gibi, sokaklarda yürümek ve kaybolmaksa
amacın gidiyorsun. Düşük bütçeyle çok şey yapmak istiyorsan, gidiyorsun (:
Amacın
yabancı muamelesi görmek değilse, tatil amacıyla gitmiyorsan ve kendi arayışını
tamamlamak için, benliğine bir şeyler katmaksa gidiyorsun. Derler ya hep,
bakmak değil görmek lazım… görmek istiyorsan gidiyorsun… bir de tabii ki aitlik
duygusu var, bir yere ait olmadığını hissediyorsan o zaman yeni şehirleri
görmek, keşfetmek daha da karşı konulmaz oluyor çünkü o şehirlerde kendine ait
bir şeyler arıyorsun… benliğini görmeye çalışıyorsun…
Amacını
belirlediysen, yön bulmak kolaylaşır, amacın tatilse, o zaman çoğu kere sahilde
deniz kenarı daha cazip olabilir, ya da tarihi tanımaksa… eğer ki kendinden bir
şeyler arıyorsan o zaman gittiğin şehre bir bütün olarak bakarsın, konumu sana
cazip gelmez, doluluğu karşı konulmaz kılar. İnsanlara, sokaklara, evlere,
evlerin içine, restoranlara, evlerin duvarlarına, köşe başlarına, duvardaki
yazılara, sokaklarda kokan yaşanmışlıkları ararsın…
Gözler bilinmezi
arar, benlik anlamaya çalışır… tüm duyu organları aynı anda çalışır, koku
yetiniz artar, sokaklara sinen kokuları ayrıştırmaya çalışırsın, alışmış
olduğun kokuların aksine farklı kokular ilgini çeker, kimi zaman sokaklarda
bildiğiniz bir kokunun izine rastladığın zaman sevinirken, yeni kokuların
heyecanı sarar içini… gözlerini kapatırsın, işte o an duyma yetiniz devreye
girer, kokularla birlikte sesleri ayrıştırırsın, hangi kokuya hangi ses eşlik
ediyor, acaba bu tını nerden geliyor, sonra bir sese odaklanıyorsun, işte o
sokakların sesi, sokakların müziği, seni daha derinliklere çeken, sokaklar
sokakları takip eder, caddelere çıkartır seni… sen hayatın müziğini ritmine
kaptırırsın kendini, zaman ve mekan kavramanı yitirir o anda… işte o zaman
bulunduğun şehri yaşamaya başlarsın, içindeki heyecan ve kıpırtı senin
yaşadığının belirtisidir…
Şehir seninle
hayat bulmalı, sende şehirle…  senden
beslenmemeli, sen şehirden beslenmelisin, sana bir şeyler katmalı, verdiği
kadar ancak alabilmeli, sana bir şey vermiyorsa senden bir şeyler almasına izin
vermemelisin.
Bazı
şehirler vardır,
kanımı emiyor, ruhsuzlaştırıyor, yaşatmıyor, isyan ettiriyor…
“yaşamak lazım,
hissetmek lazım, rüzgar estiğinde tenini okşarcasına canlandığını hissetmeli,
havayı içine çektiğinde kokuları ayrıştırabilmelisin…
öyle bir şehir lazım
ki, müziğin ritmiyle sokaklarda yürümelisin, nefes alabilmelisin, yaşadığını
hissetmeli, anlamalı, bütünleşmelisin…
sokaklarda hayat
olmalı, nefes olmalı, huzur olmalı, renk olmalı, gökkuşağı şehre inmeli,
sokaklarda kalbin ritmini yakalamalısın, o ritmle bütünleşmeli,
canlanmalısın…
hayat ellerinin arasından
kayıp gitmemeli, hayatı ellerinde tutarken canlanmalı, tutmaya kıyamayasın ama
yaşamaya da doyamayasın…
belli kalıplarla değil,
doya doya, engelsiz, sınırsız, sana özgür hissettirmeli, haykırdığında duyarsız
kalmamalı, sen tepki verdiğinde sana tepkiyle karşılık vermeli, şehir yaşamalı
ki seni yaşatsın… sen şehirden beslenmelisin, şehir senden değil…
yaşamak lazım,
bütünüyle, her hücrenle, her dokunuşla, her nefesle…”

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

Efsane Woodstock Festivali 2019’da Yeniden! 0 492

1969 yılının 15-18 Ağustos’unda yarım milyon insanı müzik ve barış teması altında buluşturan ve 1969’dan sonraki 20.yüzyıl müzik tarzını şekillendiren efsane Woodstock Festivalinin, 50.yıldönümü olan 2019’da tekrar düzenlenmesi planlanıyor. Yarım asırdan sonra 50.yıl ruhuyla tekrar Woodstock’ta bir araya gelme fikri, Rock’n Roll müzik tutkunu şimdiki gençliğin daha ilk dakikadan ilgisini çekmiş olmalı. Özellikle Rock müziğin temellerinin atıldığı 60’lı yıllarda ortaya çıkan grupları dinleyememiş olmak, o zamanlarda yaşamak isteyip de o havayı soluyamayan şimdiki nesil binlerce kişinin bu festivale yoğun ilgi göstereceğini tahmin etmek zor değil. 69’dan sonra da düzenlenen fakat 2019 için özel bir 50.yıl organizasyonu planlanan Woodstock’ta efsane ’69 günlerini tekrardan yakalayabilmek çok da zor değil.

’69 yılında yaklaşık 450.000 müziksever ve “hippie” gençliğin, çadır ve karavanlarıyla katıldığı Woodstock’a 2019 yılında kaç kişi katılır bilemeyiz ancak müzik tarihine damga vuran ve büyük bir nesli temsil eden bu festivale düşünülenden daha büyük bir katılım olacağını söylesek yalan söylemiş olmayız. Özellikle bu önemli haberi sizler için yazarken heyecanlanan ben olmak üzere benimle aynı şeyleri hisseden binlerce kişinin Türkiye’den dahi şimdiden pasaport işlemlerine başlamak için sabırsızlandığını görür gibiyim.

New York’ta aynı yerde gerçekleşmesi düşünülen 2019 Woodstock’a hangi grupların ya da sanatçıların katılacağı henüz belli değil. 1969’da Jimi Hendrix, Jefferson Airplane, Janis Joplin, The Who ve sayamadığımız bir çok efsanenin katılımıyla gerçekleşen festival, önümüzdeki 3 yıl boyunca çok konuşulacak konulardan biri olacak. Biz de festival ile ilgili gelişmeleri sizlere duyuracağız. Rock müzik ve Barışın simgesi Woodstock için takipte kalın!

Bolivya’da Tuz Gölüne Yansıyan Samanyolu Galaksisinin Nefes Kesen Fotoğrafları 0 348

Samanyolu Galaksisi Dünyaya yansırken

Bolivya’da bulunan ve dünyanın en büyük tuz göllerinden biri olan Salar de Uyuni üzerinde çekilen fotoğraflar Uzayın ve Samanyolu’nun derinliklerini ve mükemmelliğini gözler önüne seriyor.

Daha önce Japonya, Kanada gibi ülkelerde müthiş dağ ve uzay fotoğraflarıyla öne çıkan Daniel Kordan adlı fotoğrafçı bu sefer de Bolivya’daki Salar de Uyuni tuz gölüne yansıyan uzay boşluğunu ve Samanyolu galaksisini emek verdiği çalışmayla en göz alıcı şekilde fotoğraflamayı başarmış. Mayıs 2016’da gittiği Bolivya’da bu müthiş kareleri yakalayan Daniel Kordan, uzayın derinliklerinde olup biteni merak eden ve hayatının her anını uzayın birer parçasıymış gibi geçiren insanların ve diğer tüm insanlığın nefesini kesen fotoğraflarını Bored Panda üzerinden yayınladı.

Salar de Uyuni üzerinde fotoğrafçıların jipi

 

Salar de Uyuni üzerinde Daniel Kordan’ın ekibinden

 

 

Popüler Başlıklar

%d blogcu bunu beğendi: