1895 Yılında Fast Food’u Ortaya Çıkaran Makina: Otomat 0 144

İcat Puanı

8.8 out of 10
Otomat'ın Artıları Sanayileşen ve daha çok otomatikleşen yeni Dünya'daki bu devrimi ateşleyen önemli makinelerden biri olması. Otomat'ın Eksileri Otomatlar yüzünden insanların daha fazla işsizlik yaşaması.

Otomatlar günümüzde dünyanın her yerinde kullanılan birer makine haline geldi. Ama bundan çok daha öncesi var. Otomat makinalarının kullanımı modern otomobillerin bile öncesine dayanıyor. 1 asırdan daha uzun süredir kullanılan otomatlar, aynı zamanda “fast food” kültürünün de oluşmasına zemin hazırladı. İlk hızlı yemek ve içecekler makinalarla birlikte insanlara sunuldu ve çok hızlı bir şekilde benimsendi. Garson olmadan, beklemeden ve aynı anda çok sipariş seçeneğiyle müthiş bir buluş. Bugünkü konumuz: Otomatlar ve Fast Food’un ortaya çıkışı!

İlk Otomat Almanya’da

İlk kez 1895 yılında Berlin’de bir hayvanat bahçesinin yemek salonu kısmında görülen otomat (Automat), Quisisana adlı bir markaya aitti ve ilk haftada tam 5400 sandviç, 9000 bardak şarap ve 22000 kahve satarak başarısını kısa sürede kanıtladı. Ünü kısa sürede yayılan bu otomatlardan biri hemen Amerika Birleşik Devletlerinin Philadelphia eyaletinde bir restoran tarafından kullanılmaya başladı. 1902 yılında Joseph Horn ve Frank Hardart adlı restoran sahipleri, ilk otomat makinalarını kullanıma açtılar. Zaten 1888 yılından beri ucuz kahve ve hızlı yemek satışı gerçekleştiren restoran, ülkedeki ilk otomat ile birlikte kısa sürede ün yaptı.

Foto: ic.pics.livejournal.com

1912 yılında New York’ta bulunan Times Meydanında bir şube açan Horn ve Hardart, otomatlarını “yeni nesil öğle yemeği” olarak adlandırdılar ve New York’ta bulunan beyaz yakalıları öğle yemeklerinde restoranlarına toplamayı başardılar. Hatta kısa sürede o kadar ün yaptılar ki, Audrey Hepburn bile yemek yemek için otomatlarını tercih etmişti.

1950’lere gelindiğinde Horn ve Hardart‘ın sadece New York’ta bile 100’den fazla restoranı vardı. O tarihlerde dünyanın en büyük restoran zincirine sahip oldular. Ve bunu başarmalarını sağlayan tek bir icat vardı, o da Alman harikası Otomat Makinası!

Fast Food’a Giden Hızlı Yol

Peki bu otomatlar neler yapabiliyordu? Sadece bir kahve ve bir sandviç vermekten ibaret miydi? Tabi ki hayır. Sıcak, soğuk mezeler, sıcak ana yemekler, tatlılar, sıcak ve soğuk içecekler, patates püreleri, salatalar, kısacası aklınızın alabildiği her türlü yemek, otomatlar sayesinde tek bir tuş ve bir jeton yardımı ile sıcak veya soğuk bir şekilde elde edilebiliyordu.

Foto: thoughtco.com

Amerika’da bulunan bu otomatlar, satın alırken tamamen otomatik olsa da, talebe yetişmek için mutfak arkada sürekli çalışıyor ve makinadaki yemekleri yeniliyordu. Ancak insanların sevdiği şeylerden biri de, garsonla veya herhangi bir çalışanla diyalog kurmaya gerek kalmadan kısa sürede siparişlerini alıyor olmalarıydı.

Günümüzdeki fast food sisteminin bu denli büyük olmasını otomatlara borçluyuz. İnsanların hayatına hızlı ve hazır yemek kavramını sokan şey tam olarak bu makineydi.

İşçilerin Yerini Makineler Almaya Başladı

İlk otomat makinaları uzunca bir süre tamamen insanlar yardımıyla çalıştı. Sürekli arkadaki ekipler yeni yemekler pişirerek, yemekleri makinalara yerleştirerek ve bulaşık yıkama gibi eylemleri yaparak, makinaların işlemesini sağlamıştır. Ancak New York’taki restoran zinciri beraberinde emek sömürüsünü de getirmişti. İşçiler asgari ücretin çok daha altında ücretlere çalıştırılmaya başlanmıştı. Otomatların işlerini kolaylaştırdığı gerekçesiyle ücretleri düşürülen işçiler çareyi 1952 yılında Horn ve Hardart’a karşı bir grev başlatmakta buldular. Horn ve Hardart ise talebi karşılamak için çareyi kahve fiyatlarını yükseltmekte buldu.

Foto: allthatsinteresting.com / Andreas Feininger / The LIFE Picture Collection via Getty Images

Hardart Gider, McDonald’s Gelir

1910’lu yıllarda özellikle Amerika ve Avrupa’da yükselen otomat makinaları sebebiyle geleceğin yemek sektörü otomat makinalarıymış gibi görünüyordu. Fakat 1960’lara gelindiğinde popülerliği azalan ve demode olarak nitelendirilmeye başlanan otomatlar, yalnızca restoranlarda kullanıldığı ve orada yenmek zorunda oldukları için insanlar tarafından tercih edilmemeye başlandı. Özellikle 60’larda restoranlarda yemek yerine yemeklerini alıp dışarıda veya evde yeme alışkanlığı edinen insanlar, otomatların sonunu getirmiş oldu.

Foto: oilcity.news

Hızlı satılabilen ve taşınabilen yemek satmak isteyen restoranlar, çareyi hamburger satmakta bulmuştu. İşte tam o noktada Horn ve Hardart kültürü yerini McDonald’s ‘a bıraktı. 50’li yıllarda atağa geçen McDonald’s, 10 yıl içinde yüzlerce şubeye ulaştı. Ardından 54 yılında Burger King kuruldu ve günümüze kadar gelen fast food kültürü böylelikle oluşmaya başladı. 1990’larda son restoranını da kapatan Horn ve Hardart, fast food’u dünyaya alıştıran restoranlardan biri olarak hafızalarda kaldı.


Dünyayı Keşfet tarafından hazırlanmıştır. Link vererek yayınlamak serbesttir.

Kaynakça:
1. https://allthatsinteresting.com/automat
2. https://www.messynessychic.com/2017/08/04/oh-to-have-eaten-at-the-automat-just-once/
3. https://en.wikipedia.org/wiki/Quisisana
4. https://en.wikipedia.org/wiki/Automat
5. https://www.thoughtco.com/the-rise-and-fall-of-the-automat-4152992

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Uçarak Fotoğraflarınızı Çeken Taşınabilir Selfie Drone’u: Airselfie 0 528

Kollarınız yeterince uzun değilse ya da bir selfie çubuğu işinizi görmüyorsa, arkadaşlarınızla birlikte bir fotoğraf yakalamak için özel olarak tasarlanmış bir drone fikri hiç de fena olmazdı.

AirSelfie, yaklaşık 60 metrelik bir mesafedeki her yere uçurabileceğiniz, daha sonra kumandanızın üzerine gelip elinizle tutabileceğiniz, bir cep telefonu kılıfının içine oturabilen bir mini uçaktır.

AirSelfie’den Edoardo Scroppiana, kameranın beş megapiksel olduğunu ve bir iPhone 6’da bulacağınız fotoğraf makinesinin tipiyle aynı olduğunu söylüyor. Scroppiana, “Fotoğrafları Facebook’a yüklediğinizde zaten yeniden boyutlandırılıyorlar, bu nedenle belki de 10 megapiksel kameraya sahip olmak bu cihazı daha iyi bir şey yapmayacak” dedi.

Aslında pazardaki birkaç selfie uçağından biri olan AirSelfie’nin yaklaşık 200 $’lık başlangıç fiyatı olması planlanıyor. 2018 yılının Mart ayına kadar satışa çıkması bekleniyor.

Haklarında Yakalama Kararı Bulunan Dünyanın En Tehlikeli 10 Hacker Grubu 0 665

Dünya’nın çeşitli ülkelerinde, kendi devletleri veya diğer devletler için suç teşkil eden çeşitli siber eylemlere imza atan onlarca hacker grubu bulunmakta. Bu hacker gruplarından bazılarının sayısız kere yaptığı eylemler o kadar büyük ses getirdi ki, her grup kendi ülkelerinde çok uzun süredir aranmakta. Üstelik haklarında bulunan bu yakalama kararlarına rağmen henüz daha bulunabilmiş değiller. İşte karşınızda; yaptıkları eylemlerin büyüklüğüne göre Uluslararası kaynaklar tarafından sıralanan Dünyanın En Tehlikeli 10 Hacker Grubu:

10. Honker Union (Çin Merkezli)

9. UGNazi (Uluslararası)

8. Anonymous (Uluslararası)

7. LulzSec (ABD)

6. Xbox Underground (Uluslararası)

5. Lizard Squad (Uluslararası)

4. The 414s (ABD)

3. RedHack (Türkiye)

2. Syrian Electronic Army (Suriye)

1. The Level Seven Crew (ABD)

Popüler Başlıklar