10 Dakikada Oto Ekspertiz Olmak – Araba Almadan Önce 0 25

Araba Almadan Önce Bakılacak 10 Yer Neresi? 10 dakikada oto ekspertiz olmak mümkün mü? Türkiye’de ikinci el otomobil almak gerçekten de hiç kolay değil. Yükselen otomobil fiyatları, kur artışı, vergilerin daha da yükselmesi otomobil alımını güçleştiren sebeplerden. Sıfır otomobil almak zorlaştıkça ikinci ele olan talep çok daha yükselmekte.

Araba almayı zorlaştıran tek sebep fiyatların artması değil, Türk halkı otomobil alırken aracın temizliğinden ziyade tekrar satarken değerinin düşmemesine daha çok önem gösteriyor. Fiyat düşüren şeylerin başında ise otomobilin daha önce kaza yapıp yapmadığı, boyanıp boyanmadığı gibi faktörler yer alıyor. Avrupa ülkelerinde eski araçların boyanıp temiz gözükmesi değerini arttırırken Türkiye’de tam tersine değer düşürebilmekte. Zira oldukça köklü bir oto sanayi sektörü mevcut olduğu için takla atmış veya ikiye bölünmüş araçları bile çok uygun fiyatlara sıfırından farksız hale getirebiliyorlar. O yüzden biz de Türkiye piyasasını ayrı değerlendirip sizlere balık vermek yerine balık tutmayı öğreteceğiz. Hepinizin işine yarayacak bu bilgiler sayesinde araba almaya giderken oldukça donanımlı olacaksınız.

Araba Almadan Önce Bakılacak 10 Yer

1. Arabanın Geçmişi

Eğer bir arabayı beğenip sahibi ile görüştüyseniz, pazarlık yapmadan ve herhangi bir randevu almadan önce arabanın geçmişini öğrenmeniz çok daha sağlıklı. Eğer arabanın plakası kapalıysa plaka bilgilerini, şasi numarasını ve motor numarasını isteyin. İnternetten veya sigorta şirketi yoluyla gerekli sorgulamaları yaptıktan sonra arabaya bakmaya gittiğinizde araç üzerindeki ve ruhsattaki motor ve şasi numaralarıyla eşleştirin.

2. Kaza Kontrolü

Bir aracın en önemli yeri iskeletidir, yani şasisi. Aracın kaporta parçaları sökülüp takılabilir, fakat şasi bir bütündür. Eğer aracın şasisi zarar veya tamir gördüyse aracın bütün dinamiklerini bozabilir. Bir kazadan sonra şasinin tamir görüp görmediğini anlamak için kaput, kapı, bagaj kapağı gibi yerler açılarak kontrol edilmelidir. Bir el feneri ya da cep telefonunun flaş ışığı yardımıyla ön kaputu açarak motorun altında kalan ve farların arkasında kalan ana gövde demirlerini kontrol edin. Paslanma, kaynak, kırık veya herhangi bir tamir izi olup olmadığını anlamaya çalışın. Genellikle kendini kolayca belli eder. Paslanma veya çürüme başladıysa o aracı almadan önce iki kez düşünün.

3. Kaporta ve Boya Kontrolü

Araba almadan önce bakılacak 10 yerden birisi de kaporta. Aracın dış görünüşünü uzaktan inceleyin. Parçaların birbiriyle uyumlu olup olmadığına bakın. Genellikle ışık yansımasıyla boyanan veya tamir gören parçalar kendini belli edecektir. Ayrıca kapıların, kaputun ve bagajın diğer parçalarla arasındaki boşluğa iyi dikkat edin. Bütün boşluklar birbiriyle orantılı olmalıdır. Eğer parçalar arasında uyumsuz gözüken varsa o parça değişmiş olabilir. Bu boşlukların aralığını parmağınızla ölçebilirsiniz. Fabrika çıkışı boya olan araçların kaportası son derece düzgün gözükür. Örneğin eğer bir kapıya yansıma altında bakıp eğik veya yamuk yerler gözünüze çarpıyorsa o kapı macunlanıp boyanmış olabilir. Aracın boyanması çok önemli değildir, fakat macunlanıp boyandıysa kaza geçirmiş olması muhtemel. Boyalı parça güneşte veya ışıkta farklı gözükür. Dilerseniz internetten boya ölçüm cihazı satın alıp onunla inceleyebilirsiniz.

4. Dış Aksam Kontrolü

Aracın motor kaputunu açıp motor kısmını inceleyin. Sarkan kablolar, bantlanmış teller, kapaksız plastikler gibi düzensiz yerler görüyorsanız o araç bir çok kez farklı ustaların elinde tamir görmüş olabilir. Çünkü hiçbir fabrika kablosu sarkmış bir araç satmaz. Alacağınız arabanın standart donanımını öğrenin ve ona göre kontrol edin. Örneğin aldığınız aracın aynaları otomatik olarak açılıp kapanabiliyorsa, alacağınız aracın bunu yapıp yapmadığını kontrol edin. Eğer böyle bir özellik yoksa aynalar sonradan değişmiş olabilir. Ya da aracın standart donanımı çelik jantlı iken satıcının aracında jant kapağı takılı olabilir. Bu gibi farklı özellikler değer düşürebilir ve bunları bilerek gitmeniz size bir artı sağlar.

5. İç Aksam Kontrolü

Arabanın ön konsolunu, göğüs kısmını, direksiyon ve vites gibi kısımları kontrol edin. Göğüs kısmında kabarıklık görürseniz airbag patlamış ve daha sonra tamir görmüş olabilir. Direksiyonun etrafını, vitesin el topuzunu iyi inceleyin. Aracın kilometresine bakarak vites ve direksiyondaki aşınmayı eşleştirmeye çalışın. Örneğin satıcı aracın 30 binde olduğunu söylüyorsa, fakat direksiyona baktığınızda en az 100 bin kilometre kullanılmış gibi aşındığını fark ederseniz daha detaylı sorgulayın. Ancak bu yöntem her zaman doğru olmayabilir. Zira kalitesiz bir markanın direksiyonu 70 binde aşınabiliyorken kaliteli marka aracın 400 binde bile sağlam olabilir. Ayrıca koltuklar, tavan döşemeleri, emniyet kemeri gibi aksamların durumunu inceleyin. Döşemelerde yanık, yırtık, sarkık olmamasına özen gösterin.

6. Araç Özellikleri

Alacağınız aracın hangi özelliklerde olduğunu bilmeniz gerekir. Örneğin motor hacmi ne kadar?, dizel mi benzinli mi? lpg varsa ruhsata işlendi mi? Muayene tarihi ne zaman? Klima mevcut mu? Aracın bütün bilgilerini bilmeniz gerekir, fabrika verilerini inceleyip alacağınız aracın standart donanımını öğrenin. Ardından satıcıya donanımla ve bu özelliklerle ilgili bütün bilgileri sorun.

7. Elektronik Aksam

Aracın klimasını, ısıtmasını, farlarını, sinyallerini kontrol edin. Otomatik camların çalışıp çalışmadığına, varsa otomatik aynaların çalışıp çalışmadığına bakın. Marşa basıp çalıştırın, göstergede herhangi bir arıza lambası yanıp yanmadığını kontrol edin. Aracın rolantide çalışmasını dinleyip düzensizlik olup olmadığını kontrol edin. Direksiyonu sağa ve sola çevirip direksiyon hassasiyetini kontrol edin. Radyoyu kontrol edin, çalışmayan radyolar elektrik tesisatıyla ilgili büyük sorunların işaretçisi olabilir.

8. Motor

Her ne kadar bir eksper gibi araç kontrolü yapsanız bile aracı bilgisayara bağlamadan ve test verilerini almadan çok sağlıklı sonuçlar elde edemezsiniz. Her aracın motoru aynı olmadığı için, bakılacak yerler de aynı değildir. Örneğin aracın yağ çubuğunu çekerek “bu araçta üfleme var” diyen bir usta, usta değildir. 2014 model bir Mercedes motoru ile 1992 model Mitsubishi motoru çok farklı şeylerdir. “Ama benim ustam bakınca hemen anlar” demeyin. Türkiye’de binlerce araç sahibi iş bilmez ustalar tarafından mağdur ediliyor. Motor kısmı için en sağlıklı olanı, aracınızı motor testine sokmaktır. Fakat aracı görmeye gittiğinizde kontrol edebileceğiniz şeyler mevcut. Aracı çalıştırmadan önce kaputu açın ve yağ çubuğunu çıkarın. Eğer çubukta yağ göremezseniz araç yağsız bırakılmış olabilir. Sahibine yağ değişim zamanını sorun ve bakımlarının ne zaman yapıldığını öğrenin. Eğer çubukta yağ gözüküyorsa aracın marşına basın ve çalıştırın, tek marşta çalıştıysa problem yok demektir. Eski bir araç bile olsa tek marşta çalışmayan araçta problem olabilir. Motorun sesini dinleyin, düzenli ve ritmik bir motor sesi almalısınız. 5 saniye boyunca 3000 devirde gaz verip egsozdan herhangi bir duman gelip gelmediğine bakın. Eğer olağanüstü bir şekilde mavi veya siyah duman görürseniz bir problem olabilir.

9. Test Sürüşü

Siz veya araç sahibi, aracı çalıştırıp bir test sürüşüne çıkın. Aracın hızlanmasını kontrol edin, eğer hızlanmasında problem varsa bir sorun olabilir. Süspansiyonu test etmek için bir tümsekten geçin ve aracın tekerlerinin verdiği hissiyatı tartmaya çalışın. Çok yumuşak süspansiyon iyi değildir. Frenleri kontrol edin ve durma mesafesini ölçün. Vites geçişlerini kontrol edin ve bütün viteslere atın. Herhangi bir takılma, atma veya geçmeme durumu yoksa sorun yok demektir. Geri vitesi test etmeyi unutmayın. Düz yolda aracın sağa veya sola çekme eğilimi olup olmadığına bakın. Sağa veya sola çekiyorsa alt takımda büyük masraflar olabilir, mutlaka kontrol ettirin.

10. Karar Aşaması

Aracın değerini düşüren herhangi bir olumsuzluğa rastlamadıysanız son kontrollerinizi yapıp noterin yolunu tutabilirsiniz. Aracın lastiklerini kontrol edin, eğer çok eski ve aşınmış bir lastik ise değiştirmeniz gerekebilir. Ayrıca aracın dıştan temiz gözükmesi temiz bir araç olduğunu göstermez. Aracın içinin dışının temizlenip parlatılmış olması aldatmaca olabilir. Araçların kusurlarını gizlemek isteyen bazı satıcılar internete profesyonel fotoğraf makinalarıyla çekilmiş fotoğraf koyabilirler. Fotoğrafların güzel olması aracın güzel olduğu anlamına gelmez. Aracı gerçekte görene kadar kapora göndermeyin. Ayrıca aracı yarın satacağını, ama siz kapora gönderirseniz aracı satmaktan vazgeçip sizi bekleyeceğini söyleyenlere inanmayın. Dolandırıcı olup olmadığını anlamak için, hemen yola çıkıp yarın sabah diğer müşteriden önce orada olacağınızı söyleyin. Genellikle uzak bir ilçede veya köyde yaşadıklarını söyleyip sizi reddederler.

Araba Almadan Önce

Araba almadan önce bakılacak 10 yer bu şekildeydi. Son olarak, bizden size ufak bir öneri; alacağınız 8-10 yaş veya üzeri çoğu araç 200 bin kilometreden fazla olabilir, bu normal bir durumdur. Aslına bakarsanız kilometresi düşük araçlara çok para vermeye razı olduğunuz için kilometresi düşük araçların piyasası yüksek. Eğer nasıl bir araç aldığınızı biliyorsanız boyanmış olması veya kilometresinin yüksek olması hiçbir şey değiştirmez. Önemli olan, siz o araca kaç yıl daha masraf yapmadan binebileceksiniz?

Mutlu ekspertizler dileriz!

Orjinal kaynak: Dünyayı Keşfet


Dünyanın En Güçlü ve Ölümcül 10 Savaş Tankı

Previous ArticleNext Article

Apple Markası Otomobil Üretimi Çalışmalarına Devam Etmek İstiyor 0 490

Her ne kadar resmi olarak açıklanmasa da Apple’ın bir süredir kendi otomobilini üretmek için çalışmalar yaptığını biliyoruz. Peki bu çalışmalar ne durumda ve ileride bir Apple Car görebilecek miyiz?

Gelen son bilgilere göre Project Titan adıyla da bildiğimiz Apple’ın araba projesi tamamen sonlandırılmış değil. Şirketin otomotiv ekibine otomatik pilot özelliğinin uygulanabilirliğini kanıtlamaları üzere 2017 yılının sonuna kadar zaman tanıdığı söyleniyor.

Ekibinden gelecek raporlar doğrultusunda nihai kararını verecek olan şirketin kendi arabasını oluşturmayı şimdilik düşünmediği, ancak gelecekte yine kendi arabasını geliştirmeye dönebileceği ya da otomotiv sektöründeki bir iş ortağı ile yola devam edebileceği de bilgiler arasında yer alıyor.

Yaklaşık bin kişilik bir ekibin, gerçek dünya ortamında projenin otonom programları, görüntüleme sensörleri ve simülatörler için testleri yürüttüğü de söylentiler arasında. Hem de bu ekipte sürekli yeni bir bakış açısı sağlanması için değişiklikler yapıldığı da ifade ediliyor.

Ertelemelerin ve şirket içi çekişmelerin Apple’ın araba projesi için büyük sıkıntı oluşturduğu söyleniyor. Süreçte ekibin başında yer alan Steve Zadesky’nin istifa etmesi, donanım mühendisi Dan Riccio’nun görevi üstlenmesi ve son olarak Bob Mansfield’in göreve geldikten sonra projenin seyrini değiştirerek Tesla’ya rakip olmak yerine oto pilot platformu oluşturmaya odaklanmak istemesi sanıyoruz ki çekişmeler ve fikir ayrılıkları konusunda fikir sahibi olmanızı sağlayacaktır. Bakalım 2020 yılı için planlandığı söylenilen Apple tasarımı arabanın kaderi ne olacak?

Almanya’dan Tesla’ya “Autopilot” Uyarısı 0 406

Alman hükümeti, Tesla‘nın reklamlarındaki “Autopilot” teriminin kullanıcılardaki olumsuz etkileri sebebiyle kullanmaktan vazgeçmesini istedi. Tesla’dan isteğe cevap gecikmedi.

Reuters’ın haberine göre Almanya’daki yönetim birimleri Tesla’nın reklamlarında “Autopilot” terimini kullanıcılar üzerinde yola ve çevreye karşı gerektiği kadar dikkatli olmamalarına sebep olduğu için kullanmamalarını istedi.

Alman gazetesi Bild am Sonntag‘ın haberine göre Alman Ulaştırma Bakanı Alexander Dobrindt’in geçtiğimiz Cuma günü Tesla’ya gönderdiği mektupta “yanıltıcı” kelimesine vurgu yaparak “yanlış anlamaya mahal vermemek ve yanlış kullanıcı beklentilerini engellemek için” reklamlarda ve “Autopilot” teriminin kullanılmaktan vazgeçilmesini istediğiklerini belirtti.

Federal  Motorlu Taşıtlar Dairesi’nin daha öncesinde Tesla’ya hatırlattığı üzere bu özellik sadece “yardımcı” olması gerektiği ve “yüksek otonom araçların sürücünün sabit dikkati olmadan kontrol edilmemesi gerektiği” tekrarlanmış oldu.
 
Tesla sözcüsünün Reuters‘a söylediğine göre sürücülere her zaman dikkatli olmaları gerektiği tavsiye ettiklerini ve Autopilot’un salt manuel sürüşe ek güvenlik katmanı olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

© Donanımhaber

Popüler Başlıklar