Cadılar Bayramında İzlenebilecek En İyi 13 Film 0 8

Cadılar Bayramında izlenebilecek en iyi 13 film ile karşınızdayız. 12 veya 14 olmamasının sebebini biliyorsunuz. Korku, gerilim, halloween (cadılar bayramı) filmlerinin olmazsa olmaz uğursuz sayısı 13 karşımıza çıkmazsa tabi ki hiç olmazdı. Bu cadılar bayramında sizler için 13 tane cadılar bayramı filmi önereceğiz. Belki bu yıl halloween partilerine gitmek yerine evde oturup arkadaşlarınıza film izlemeyi tercih edebilirsiniz.

13. Happy Death Day (2017) IMDb 6,5

Sıradan bir hayat yaşayan üniversite öğrencisi Tree’nin hayatı, maskeli bir katil tarafından şaşırtıcı bir şekilde değişir. Katil tarafından korkunç bir şekilde öldürülen Tree, mucizevi bir şekilde hiç yaşanmamış gibi aynı günün sabahına uyanır. Öldürüldüğü günün tüm detaylarını ve korkunç sonununu tekrar tekrar yaşamaya başlar. Ta ki katillinin kimliğini ortaya çıkarana kadar.

12. It Follows (2014) IMDb 6,9

Jay, yaşıtları gibi günlerini yakın arkadaşları ve ailesiyle geçiren sıradan bir gençtir. Bir gün hoşlandığı gençle birlikte şehir dışındaki bir harabeye gider ve sonrasında kendini baygın vaziyette bulur. Jay’in sıradan hayatı bu an itibarıyla deneyimlemeye başladığı tuhaf sanrılarla kabusa dönüşür. Peşinde birileri ya da bir şeyler tarafından izlendiğine emindir ve arkadaşlarıyla bir araya gelip kendini izleyen ürkütücü şeyden kurtulmanın bir yolunu bulmak zorundadır.

11. The Babadook (2014) IMDb 6,8

Kocasını 6 yıl önce kaybeden ve bu süreçte oğlu Samuel’ı yalnız büyüten Amelia, bir gün oğlunun kitapları arasında Mister Babadook adlı esrarengiz bir masal kitabı bulur. Kitabı okuduktan sonra, Samuel rüyasında Badabook canavarını gördüğünü söyler. Bu günden itibaren esrarengiz şeyler yaşanmaya başlar. Amelia kitabı yok ettikçe gizemli kitap bir şekilde yeniden belirmeye başlar. Öte yandan Samuel’ın kabusları gittikçe şiddetlenmeye, bu durum Amelia’yı da derinden sarsmaya başlayacaktır. Hem Amelia’nın hem de Samuel’ın kabuslarını süslemeye başlayan gizemli Badadook gerçek olabilir mi? Yönetmenliğini ve senaristliğini Jennifer Kent’in üstlendiği film, yavaş yavaş dengesizleşen ve karanlığa çekilen oğlunu geri kazanmaya çalışan Amelia’nın, oğlunu etkileyen doğaüstü bir varlıkla giriştiği mücadeleyi ele alıyor.

10. The Ring (2002) IMDb 7,1

Şehirde bir efsane dolaşmaktadır. Rivayete göre, insanların seyrettiği bir kaset, bu insanların yedi gün sonra ölümüne sebebiyet vermektedir. Denilen odur ki, dört genç, sırf bu kasetleri izledikleri için şüpheli bir biçimde ölmüşlerdir. Rachel yaşanan bu tuhaf olayları bir şekilde aydınlığa kavuşturmaya kararlıdır. Ancak araştırmaları esnasında küçük oğluyla birlikte kaseti izlemek durumunda kalmıştır. Rachel’ın artık bu olayları çözmek için sadece yedi günü vardır.

9. Scream (1996) IMDb 7,2

Bir lise öğrencisi olan Casey tuhaf bir telefon alır. Telefonun öteki ucundaki sesi tanımamaktadır. Bir süre sonra yaşanan bir cinayet üzerine polis ve medya olayın üzerine gitmeye başlar. ‘Hayalet surat’ adı verilen bir katil, çevresinde gördüğü gençleri birer birer öldürmektedir. Korku filmlerinin belli klişelerle örüldüğünü düşünen bir grup genç ise, naklen yaşadıkları bir korku filminin içerisinde hayatta kalmaya çalışacaktır. Katille bir kedi-fare oyununa tutuşacaklardır.

8. Hocus Pocus (1993) IMDb 6,8

Üç yüz yıl sonra Cadılar Bayramı sırasında üç cadı kız kardeş Salem’de tekrar hayata gelirler. Genç bir çocuk ve ölümsüz bir kedi bu cadıları sonsuza kadar öldürmeye çalışırlar.

7. The Addams Family (1991) IMDb 6,9

Aşklarını yenileyen Gomez (Raul Julia) ve Morticia’nın (Anjelica Huston) erkek çocuklarının dünyaya gelişiyle Addams malikanesine yeni bir ses gelir. Fester’ın (Cristopher Lloyd) şehvet düşkünü dadı Debbie Jilinsky’nin (Joan Cusack) peşine düşmesiyle Wednesday (Christine Ricci) ve Pugsley (Jimmy Workman) onun aslında kara bir dul olduğunu ve Fester’ı da ölü koca koleksiyonuna eklemek istediğini keşfederler. Fester’ın dadıyla evlenmesi ve ardından da çocukları yaz kampı için evden uzaklaştırmaya çalışmasıyla ailede soğuk rüzgarlar esmeye başlar. Ancak Wednesday henüz son sözünü söylememiştir.

6. Ghostbusters (1984) IMDb 7,8

Paranormal konulara düşkün Dr. Peter Venkman ve 3 kafadar akademisyen arkadaşı bir işe yaramadıkları gerekçesiyle Columbia Üniversitesi’nden atıldıklarında kendi işlerini kurmaya karar verirler ve hayalet avcılığı şirketi Ghostbusters doğar. TV reklamları sayesinde isimlerini duyurup, New Yorkluları şehrin orasına burasına musallat olmuş hayaletlerden kurtarmaya başlarlar. Bir gün güzel viyolonselist Dana Barrett tarafında kiralandıklarında, genç kadına ait evin, New York’u istila etmeye başlayan kötü ruhlar tarafından dünyaya giriş kapısı olarak kullanıldığını anlarlar. İşler kontrolden çıkar.

5. A Nightmare On Elm Street (1984) IMDb 7,5

Los Angeles’taki bir mahallede gençler tuhaf bir şekilde ölmeye başlarlar. Parmaklarında jilet keskinliğinde bıçaklar olan korkunç bir adamın bulunduğu kabuslar uyurken canlarını almaktadır. Rüyalardaki bu hayalet, yıllar önce çocuklarını öldürdüğü aileler tarafından linç edilen sapık Fred Krueger’dan başkası değildir. Freddy her nasılsa şimdi geri dönmüş, yeni yetmeleri bir bir rüyalarında öldürerek intikam almaktadır. Eğer Freddy peşinizdeyse tek çare uykuya direnmekte midir? Yoksa onunla kendi kabusunda yüzleşmekte mi?

4. The Shining (1980) IMDb 8,4

Cinnet, yazar Jack Torrance’ın, kış sezonunda kapalı olan Overlook Oteli’nin bakımını üstlenerek, ailesiyle birlikte otele taşınması sonrasında gelişen metafiziksel olayları konu alır. Jack’in doğaüstü sezgilere sahip olan küçük oğlu, zamanla otelin içerisinde yalnız olmadıklarını, geçmiş ve gelecekten gelen hayaletlerle birlikte yaşadıklarını görür ve ailesini buna inandırmaya çalışır. Aile bir kar fırtınası sebebiyle dağda konuşlanan bu otelde mahsur kaldığındaysa Jack doğaüstü varlıklar tarafından ele geçirilir ve yavaş yavaş aklını kaybetmeye başlar.

3. Halloween (1978) IMDb 7,8

Günümüz korku sinemasının şablonlarını oluşturmuş bir klasik Halloween. Senaryo ve müzik ile de bizzat ilgilenen yönetmen John Carpenter’ın damgasını taşıyan film, mahalleye dehşet saçan sapık ve ona yem olmaktan kurtulma çabası içindeki genç kız arasındaki kedi-fare oyununu anlatıyor.

2. The Exorcist (1973) IMDb 8,0

Yeni filminin çekimleri sırasında 12 yaşındaki kızı Regan’ın tuhaf eylemler sergilemeye başladığını fark eden aktris Chris MacNeil, kızını doktora götürür. Doktorlar beyninde geçici bir hasar olabileceğini söyleseler de bu vaka daha önce rastlanmamış türdendir. Bir seri tıbbi testten sonra küçük kızın hiçbir sorunu olmadığı ortaya çıkar. Ancak Regan’ın tuhaf halleri sona erecek gibi değildir. Küçük kız son derece şiddetli bir şekilde titremekte, garip sesler çıkarıp hiçbir anlamı olmayan hareketlerde bulunmaktadır. Bu ürkütücü durum karşısında çaresiz kalan Chris, kızını aynı zamanda psikiyatr olan Peder Merrin’e götürür. Peder, Regan’ın içine şeytan girdiğini tespit edecek, aile çaresizce bu durumdan kurtulmaya çalışacaktır.


1. Psycho (1960) IMDb 8,5

Sapık, yönetmen Alfred Hitchcock’un başyapıtı olarak kabul edilir. Marion Crane’e patronuyla iş yapan zengin bir adam para emanet eder ve ardından Marion yola koyulur. Polisler Marion’un şüpheli davranışları üzerine peşine takılır. Ancak Marion’un peşine takılan sadece polisler değil, aynı zamanda tanıdıkları da Marion’un peşindedir. Sevgilisi ile buluşmayı planlayan Marion geceyi bir otelde geçirmeye karar verir. Otelden içeri girer girmez garip şeyler olduğunun farkın varan Marion uyumadan önce otel sahibi Norman Bates ile biraz sohbet eder. Norman ın kişiliğinde sorunlar olduğunu, annesine ve kuşlara karşı bir takıntısı olduğunu öğrenen Marion, odasına gidip duş almaya karar verir.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

Marslı / “The Martian” Kasım’da Vizyonda! 0 347

2014 yılında Andy Weir tarafından yazılan The Martian adlı kitap, Türkiye’de de “Marslı” adıyla basılmıştı. Andy Weir’in bu uzay bilim kurgusu şimdi de film olarak karşımıza çıkıyor. Vizyon tarihi 27 Kasım 2015 olarak belirlenen “Marslı” filmi, konu olarak Mars’ta mahsur kalan Mark adında bir astronotu ele alıyor. Mark’ın günlüklerinden derlenen hikayeyi anlatacak olan film, baş karakterin hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Filmin yönetmen koltuğunda ise profesyonel isim Ridley Scott oturuyor.

Hızlı ve Öfkeli’ye Adanmış Hızlı Bir Hayat: Paul Walker 0 266

Hızlı ve Öfkeli’yi 2000’li yılların başından bu yana biliriz, kimimiz çıktığından bu yana hastası olmuşuzdur kimimiz ise “ben araba filmi sevmem” demesine rağmen 2015 yılına gelindiğinde artık o kadar aşina olmuştur ve benimsemiştir ki, “Hızlı ve Öfkeli 7 ne zaman çıkacak?” diye sorular yöneltmiştir. Her iki sonuç da filmin başarısını anlatmaya yetiyor. Film serisini başarılı kılan sebeplerden en önemlisi, bizim gibi otomobil tutkunlarına hitap eden ilk filmlerden biri olması. Modifiyeli ve beygir sayısı tonajını bile aşan araçları kullanma hevesiyle yanıp tutuşan biz, en azından Hızlı ve Öfkeli sayesinde bu hevesimizi kursağımızda bırakmayıp kendi hayatımıza bile uyarladık. Öyle ki, Türkiye’de modifiyeli, dev spoyler’lı, yere yakın, aynı zamanda devasa müzik sistemli vb. diğer modifikasyon parçaların araçlarda kullanılıp araç kültürünün oluşmaya başlaması serinin ilk filminin çıkış tarihi ve hemen hemen yakın tarihli bir başka unsur: Need For Speed Underground isimli oyunun çıkmasıyla kendine vücut bulmuştur. Bu tarihten sonra normal ve klasik fabrika çıkışlı araçların hatırı sayılır bir kısmı daha sonradan sahipleri tarafından ufak veya büyük modifikasyonlara uğratılmıştır. Hızlı ve Öfkeli ise bu yeni neslin kıvılcımlarından en büyük olanıdır.

Filmin ana karakterlerinin ilk filmden bu yana birbiriyle mükemmel bir arkadaşlık ilişkisi içinde olması filme aynı zamanda duygusal ve dramatik bir yön de katmıştır. Ama bu saydığımız unsurlar hemen tek bir filmde olmamıştır tabi ki. Yıllar geçtikçe dünya sinema izleyicisi, Hızlı ve Öfkeli’yi benimsemiştir. 2015 yılına geldiğimizde gördüğümüz, şahit olduğumuz bu durum film serisinin ne denli beğenildiğini hepimize göstermiştir. Özellikle Vin Diesel ve Paul Walker gibi iki müthiş ismin başrolleri paylaşması ve senelerce izlediğimiz bu ortaklığın hiç bitmemesi izleyicide oluşan algıyı seneler içinde pozitif yöne doğru kaydırıp gerçek bir arkadaşlık hikayesine dönüştürmüştür.

Ne yazık ki serinin müthiş başarı yakalayan ve aynı zamanda son filmi olan Hızlı ve Öfkeli 7’nin çekimleri esnasında, filmin kalbi olan Brian O’Conner rolündeki Paul Walker trafik kazası geçirerek hayatını kaybetti. Dünya bunun şokundayken son filmin çekilip çekilmeyeceği tartışmaları da alevlendi. Daha sonra verilen karar ise Paul Walker’ı görsel teknolojiyle yaşatarak son filmin Paul için bitirileceği yönünde oldu. Nisan gelip çattı ve sinemalarda yerimizi aldık. Filmin müthiş başarılı olmasının ana sebeplerinden biri de yine Paul Walker’dı.

Paul Walker’ı gözünüzün önüne getirin ve bir düşünün. Bu karizmatik genç adamı 2001 yılında ilk kez Hızlı ve Öfkeli 1 filminde gördük ve tanımış olduk. Oyunculuğunu, başarısını bu filmde beğendik ve diğer filmlerde de yine Brian karakterini bekledik. Her yeni gelen filmde başarısının üstüne başarı ekleyen Paul Walker, bu dünyadan gittiğinde yine bir Hızlı ve Öfkeli film çekiminin içindeydi. Aslında bu kadar.. Paul Walker bu dünyaya Hızlı ve Öfkeli için geldi. Biz onu tanıdığımızdan bu yana bağdaştırdığımız tek şey Hızlı ve Öfkeli oldu. O yüzden bu seriyi bu kadar değerli kılan şey de Paul Walker’ın ta kendisi. Hızlı ve Öfkeli’de sadece oyunculuklar ve senaryo yok. Aynı zamanda verilen emekler ve verilen kocaman bir hayat var.

Paul Walker bir film yıldızı olacağını belki bilemezdi, Hızlı ve Öfkeli film serisinde oynayacağını da.. Ama gerçek olan ve değişmeyecek tek şey Hızlı ve Öfkeli’nin bundan sonra Paul Walker olduğu. Bu filmler, bu müzikler senin değerini anlatmaya yetmez.

Popüler Başlıklar

%d blogcu bunu beğendi: