En Azılı Suçlulara Bile Kafayı Yedirten Dünyanın En Tehlikeli 10 Hapishanesi 0 1705

En Azılı Suçlulara Bile Kafayı Yedirten Dünyanın En Tehlikeli 10 Hapishanesi 0 1706

Dünyadaki hiç bir hapishane tam olarak güvenli sayılmaz. Fakat öyle hapishaneler var ki, bazılarının tarihi son derece kanlı veya karanlık. Cezaevlerinde mahkumların haklarından tutun, gördükleri işkencelere, işlenen cinayetlere, insanlık dışı yaşam koşullarına kadar bir çok kategoride değerlendirilen bu listede Türkiye‘den de hepimizin bildiği bir hapishane mevcut.

10. Rikers Island, New York – Amerika Birleşik Devletleri


İçeride tecavüz, cinayet gibi suçların rahatça işlenebildiği, dövüş kulüplerinin bulunduğu ve bir çok suçun örtbas edildiği bu ada hapishanesinde büyük suçlar işleyen New York’lular ve diğer suçlu Amerika vatandaşları bulunuyor. Hapishanedeki en büyük tehlike, hiç bir gardiyanın suçluları koruyabilecek kadar yeterli olamaması ve her mahkumun ölmemek için kendi arkasını kollamak zorunda olması.

9. La Sante, Paris – Fransa


Seine nehri civarında, Paris’in tam merkezinde yer alan bu cezaevinin aşk şehri Paris’te yer aldığına inanmak güç. Bu yüksek güvenlikli cezaevi, tarihte yer alan en ünlü cezaevlerinden biri. 1867’de açılan hapishane, Dünya Savaşı zamanında savaş suçlularını ve esirlerini konuk etmiştir. Bugün bile hala aşılamayan bir güvenlik seviyesine sahip olan bu hapishaneden tarih boyunca yalnızca 3 kişi kaçmayı başarabilmiştir.

8. Petak Island – Rusya


Rusya’da bir çok yüksek güvenlikli cezaevi var. Beyaz Göl’deki Petak Adasında bulunan cezaevi de bunlardan biri ve en ağır suçları işleyen suçluların gönderildiği bir yer. Mahkumlar haftada sadece iki kez ziyaretçi kabul edebiliyor. Burayı en tehlikeli yapan etmenlerden biri ise duvarlardaki yalıtım eksikliği ve mahkumların hayatına önem verilmemesi sebebiyle kışın eksi 40 dereceye inen sıcaklıklarda bir çok mahkumun donarak ölmesi ve bazı durumlarda akıllarını bile yitirmesi.

7. Bang Kwang, Bangkok – Tayland


Maksimum güvenlikli bir hapishane olan Bang Kwang, Bangkok’a yalnızca bir kaç kilometre uzaklıkta bulunuyor. Bu hapishanede yabancı mahkumların sayısı da bir hayli fazla. Yeni gelen suçlulara 3 ay boyunca pranga takılan cezaevinde bulunan suçluların her 10 tanesinden 1’i idam mahkumu oluyor. Bu hapishanede mahkumların bir çoğu kötü beslenme ve neredeyse hiç işlemeyen kanalizasyon sisteminin de etkisiyle çeşitli hastalıklardan hayatını kaybediyor.

6. La Sabaneta – Venezuela


Eski Devlet Başkanı Hugo Chavez tarafından “Cehennem Çemberi” olarak tanımlanan meşhur La Sabaneta cezaevi aşırı kalabalık, yetersiz personel, yetersiz bütçe, tecavüz, sebepsiz cinayetler gibi sebeplerle en tehlikeliler listesinde yer alan hapishanelerden biri. Düzenli bir şekilde ayaklanma çıkan hapishanede 2012 yılında 591 mahkum öldürüldü. 2013 yılında baskın yapılan cezaevinde bulunan, tabanca, tüfek, esrar, kokain, çeşitli cephanelikler ve 22 bin adet mermi, mahkumların gizli tuttuğu yer altı tünellerinde ele geçirildi.

5. Diyarbakır Cezaevi – Türkiye


1980 yılında açılan bu cezaevi, özellikle bölgedeki Kürt nüfusu için 35 yılı aşkın zamandır tam bir cehennem olmuştur. Ağır suçlular ve siyasi mahkumlar için kullanılan cezaevinin kanlı bir geçmişi vardır. Açıldığı günden beri yüzlerce kişi işkencelerle ölmüş, bir çok kişi kendini yakarak intihar etmiştir. Yaşları 13 ile 17 arasında değişen 350’den fazla çocuk mahkum da Diyarbakır cezaevinde yatmaktadır.

4. Gldani – Gürcistan


Gürcistan’ın Gldani hapishanesinde yaşanan dehşet, teknoloji sayesinde açığa çıkarıldı. Mahkumlara tecavüz, dayak ve işkence yapılan görüntülerin kaydedilip sızdırılmasının ardından hapishanedeki şartlar biraz da olsa düzeldi ve sorumlu tutuklularla gardiyanlar yargılandı.

3. Cotonou – Benin


Benin, Togo ve Nijerya’nın yanında bulunan küçük bir Afrika ülkesi. 2400 kişilik kadın, erkek ve çocuk mahkumların barındığı bu hapishane aşırı kalabalık. Çok kötü koşullara sahip olan bu hapishane, devlet tarafından özellikle bu durumda tutulmuyor. Fon yetersizliğinden dolayı aşırı kalabalık olan bu hapishane, hastalık ve diğer kötü şartlardan kaynaklanan ölümlere sebep oluyor.

2. Tadmor – Suriye


Suriye’de bir çölde bulunan Tadmor hapishanesi siyasi mahkumlar ve ağır suçluları barındırıyor. 2001 yılında kapatılan bu hapishane daha fazla tutukluyla 10 yıl sonra yeniden açılmış. Hapishanede kitap, radyo, televizyon gibi hiç bir aktivite bulunmuyor. Tek eğlence işkence.

1. Gitarama – Ruanda


Ruanda’da bulunan bu hapishanede durum öyle içler acısı ki, kaynak yetersizliğinden dolayı hiç bir para aktarılmayan bu cezaevi hem çok kalabalık hem de bu kadar mahkumu doyurmaya ve bakmaya yetecek kadar imkan yok. Buradaki mahkumların tek derdi işkence ve cinayetler değil. Hayatta kalma içgüdüsü ve açlık sebebiyle birbirlerini öldürüp yiyen binlerce mahkum bulunuyor.

Previous ArticleNext Article

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kuzey Kutbundaki Esrarengiz Altın Yumurta 0 628

Kuzey Kutup Bölgesine yakın bir bölgede İsveçlilerin Lapland’da bir kasabada kurduğu bu altın renkli yumurta benzeri yapı ilk bakışta son derece esrarengiz gelmekle beraber o muhteşem doğanın tam ortasında nasıl bir işleve sahip olduğunu merak eden bir tek ben değilim sanırım. Oldukça tuhaf gözüken bu yapı aslında yalnızca İsveçlilerin beyin yapılarını ve karakterini sergileyen küçük bir mimariden ibaret.

Peki bu mimari altın yumurta tam olarak ne işe yarıyor? Bu yumurtanın aslında sosyal bir işlevi bulunuyor. Yakındaki kasaba halkının bu yapıya geldiğinde birbirleriyle diyalog kurup sıcak sıcak oturmalarını sağlıyor. Burası aynı zamanda bir sauna. Karların ve soğuğun ülkesi İsveç’te bulunan bu küçük sıcak ortam, insanlar için bir çok açıdan kullanışlı olabilecek şekilde Mats Bigert ve Lars Bergström tarafından tasarlanmış.

İşlevleri dışında aynı zamanda bir anıt görevi de gören altın yumurta, eskiden demir madenine ev sahipliği yapan bu kasabanın yeniden doğuşunu simgelemiş. 5 metre boyu ve 4 metre eni olan, dışı aynalı altın kaplama ve paslanmaz çelik olan bu yapı, aynı zamanda tamamen taşınabilir 69 adet parçadan oluşuyor.

 

Etiyopya’daki Kabilede Yaşayan Kadınların Şaşırtıcı 9 Fotoğrafı 0 699

Dünya üzerindeki her kültürün kendine özgü gelenekleri ve inanışları vardır. Bu hem kadın için, hem erkek için yüzyıllar boyunca gelişmiş toplumsal bir tutumdur. 2017 yılında insanların büyük bir kısmı modern şehirlerinin içine hapsolmuş yaşarken, bazı bölgelerde eski gelenekler, yaşantılar ve ritüeller devam etmekte. Özellikle Afrika’da hayatını sürdüren bir çok kabile toplumu mevcut. Aşağıda fotoğraflarını verdiğimiz kadınlar ise Etiyopya’da üç farklı kabilede yaşayan kadınlar ve kameraya korkutucu poz veren de var, sevgi dolu poz veren de. Ortak noktaları ise hepsinin doğal olması. Onları yaşadıkları yerde fotoğraflayan fotoğrafçı Omar Reda, bu portre serisinin bir çoğunun Güney Etiyopya’ya yaptığı en son seyahatinde, Omo Vadisinde çekildiğini aktarmış.

Fotoğrafçı Reda, 3 farklı kabilenin de kendine has yaşantıları, kültürleri ve ritüelleri bulunduğunu söylese de, üçünün de benzersiz bir şekilde dekorasyon sanatına önem verdiğini aktarıyor. Bu kişisel dekorasyonların kişinin güzelliğini ve benzersizliğini ön plana çıkardığını düşünüyor.

Omar Reda‘nın kişisel web sitesine gitmek için tıklayın.

Popüler Başlıklar

%d blogcu bunu beğendi: