Wright Kardeşler Uçağı Nasıl İcat Etti? 0 2259

Wright Kardeşler Uçağı Nasıl İcat Etti? 0 2260

Uçma düşüncesi insanlar için hep bir hayal olmuştu. Balonun icadı bu hayali gerçeğe dönüştürse de yeterli gelmemişti. Uçak, balona oranla çok uzun çalışmalardan sonra icat edilebildi. Uçağın icadı konusundaki gelişmelerin yavaş olmasının başlıca nedenleri uygun bir motor bulunamaması ve uçağı kuş uçuşlarına dayandırma çabalarıydı. Ornikopter denen kanat çırpan hava taşıtları büyük zaman ve emek kaybı olmaktan öteye geçemedi.

1804 yılında George Cayle bir planör yaptı ve iki ayrı planörle uçmayı başardı. Uçma denemeleri yapan havacıların büyük bir bölümü uçağı kontrol etme yerine doğal dengeyi dikkate elma yanlışlığını yaptılar. 1890 yılında Otto Lilienthal yalnızca beden hareketleri ile uçağını kontrol etmeyi denedi ve 230 metreye kadar uçuşlar gerçekleştirdi.

Wright Kardeşler’in Uçağı

19. yüzyılın ikinci yarısına kadar Amerika, İngiltere ve Almanya’da pek çok uçuş denemesi yapıldı. Octave Chanute 1896 yılından başlayarak Amerika’da hem uçak yapımı üstünde çalıştı hem de hareketsiz kanatlı uçuş ilkelerini yaymaya başladı. Octave Chanute’un havacılık konusunda kanıtlanmış bilgileri toplayıp aktarmasına kadar  havacılık durağan seyretti.

1899 yılında Orville ve Wilbur Wright kardeşler yaptıkları ilk planöre yandan denetimle bükülebilen kanatlar takıldı. Uçmayı başarabilen Wright kardeşler bile uçağı kontrol etmenin zorluğunu fark etmişlerdi. 1903 yılında Orville ve Wilbur Wright kardeşler ilk motorlu uçağı icat edene kadar bir çok başarısız deneme oldu. Bütün bu çalışmalar ve denemeler konusundaki bilgileri toplayan Wright kardeşler yararlı buldukları fikirleri uygulamaya koyarken, itiş, kaldırma, pervanelerin etkileri, direnç, basınç ve yapım konusunda kendi hesaplarını da sürdürüyorlardı. Üçüncü planörlerinde uygun bir gövde yapmayı başardılar. Bundan sonra uçaklarına güç verecek bir otomobil motoru aramaya başladılar fakat istedikleri güç ağırlık oranına sahip bir motor bulamadılar. Kendileri bir motor yaparak ilk uçuşlarını 17 Aralık 1903 te gerçekleştirdiler. Orville ve Wilbur Wright kardeşlerin uçuş denemesi büyük bir başarı ile sonuçlandı. İlk uçuş denemelerinden 9 ay önce ilk motorlu uçağın patentini almışlardı.

Wright kardeşler icat ettikleri uçakla yaptıkları ilk denemede yerden 10 feet yüksekte toplam 120 metre yol almışlar ve 12 saniye havada kalmayı başarmışlardı.

1899 yılında yazılmış Wilbur Wright ‘ın notlarında, George Cayley, Octave Chanute, Samuel Langley ve Otto Lilienthal’in yaptığı deneyler ve çalışmalardan yardım aldıkları, uçurtmalar, planörler ve kuşları deneylerinde  kullandıkları görülmektedir. Hatta deneyleri için kendi rüzgar tünellerini inşa etmişlerdir. Mükemmel sonuçları yakalayana kadar yüzlerce deney yapmışlar, sonuçları havacılığın öncüsü olarak kabul edilen Octave Chanute ile paylaşarak onun tavsiyelerini almışlardır.

Uçağın hikayesi eski yunan ve hindu hikayelerinde hayvan ve arabaların etrafında uçan adamlardan bahsedilmektedir. M.Ö. 400 yılında Yunan filozof, matematikçi ve mimarların buhar ile çalışan ve 600 metre yüksekliğe kadar çıkan uçan bir alet yaptığına dair raporlar vardır. Bu raporlar tam olarak doğrulanamadığı için Wright kardeşler motorlu uçağın ilk mucitleri olarak tarihe geçmiştir.

Her ne kadar ilk motorlu uçağı icat edenler Wright kardeşler olsa da uçak ile ilgili daha eski çalışmalara bir göz atmakta fayda vardır.

Kayıtlar 11. yy da yaşamış Eilmer adlı bir keşişin planör denemeleri yaptığını göstermektedir. Uçma denemeleri yapan bir başka isim ise Şair Abbastır. Kuşların uçma kodeksi ve uçak tasarımları ile Leonardo Da Vinci de uçağın tarihinde yer almaktadır.17. yy da  Hezarfen Ahmet Çelebi kanat takarak yaptığı başarılı uçma denemesi ile tarihe geçmiştir. 18. yy da Francoise Pilatre de Rozier’in bir balon üzerinde uçma denemeleri yapmıştır.

John Montgomery adlı Amerikalı bir bilim adamı 1883 yılında kontrollü bir planör yapmayı başarmıştır. Herhangi bir itici gücü yani motoru olmayan tüm denemeler ve çalışmalar  Wright kardeşlere yön göstermiştir.

1903 yılında bir Fransada bulunan Uluslararası Havacılık Federasyonu (Fédération Internationale Aéronautique) tarafından Wright kardeşlerin uçağı sürekli olarak uçabilen ilk uçak olarak kabul edilmiştir. 2 yıl sonra 1905 yılında Wright kardeşler daha fazla kontrol imkanı olan ve daha istikrarlı olarak uçan Wright Flyer III adını verdikleri uçağı yaptılar.

1. Dünya Savaşı ve Sonrası

1914 yılında dünya savaşı uçağın hızlı gelişiminde önemli bir yer tutmaktadır. Uçak artık bir savaş aleti halini almış ve savaş silahı olarak potansiyelini göstermiştir. Özellikle Almanlar ve müttefikleri savaş silahı olarak uçağı oldukça etkili kullanmışlardır.

Savaşın bitimi ile birlikte uçaktaki gelişim hem askeri hem de ticari alanlarda hızla devam etmiştir. 1919 yılında Atlantik Okyanusunu geçen ilk uçak yolculuğu yapılmıştır. Aynı yıl Amerika’dan Kanada’ya ticari bir uçuş gerçekleştirilmiştir. 1930 yılında uçaklarda kullanılan jet motoru icat edilmiş 2. Dünya savaşına kadar çok hızlı bir gelişim göstermiştir. 2. dünya savaşında Jet motorlu uçaklar önemli yer tutmuşlardır.

1947 yılında Chuck Yeager X-1 adlı uçak ile ses duvarını aşarak uçak teknolojilerinde bir çığır açmıştır. 1952 yılında jet motorlar yolcu taşımada ve ticari uçaklarda kullanılmaya başlanmıştır. 1960 yılından sonra jet motor tüm dünyaya yaygınlaşmıştır. Uçağın icadı ve devam eden tarihsel gelişimi insan oğlunun seyahat tarzını değiştirmiştir. Gelişmiş ülkelerde uçak ile seyahat etmek hayatın ayrılmaz bir parçası halini almıştır.

Previous ArticleNext Article

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tatilin Yeni Adresi: Marmaris Butik Otelleri 1 371

Türkiye denildiğinde akla pek çok tatil rotası gelmesi elbette şaşılacak bir şey değil. Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye’nin özellikle sahil noktaları yaz aylarında büyük bir turist akınına uğrarken, doluluk oranları da her geçen gün artış gösteriyor. Hatta son ana kalan otel rezervasyonları çoğu zaman hüsran ile sonuçlanırken, bu durum tatilcileri erken rezervasyon yapmaya itiyor. Hem erken rezervasyon ile seçim hakkının çok daha geniş olması hem de tatilin en uygun hali olması, bu durumun son zamanlarda yaygınlaşmasını sağladı. Tatil rotaları içinde hem eşsiz denizi hem de eşsiz doğası ile dikkati çeken Marmaris, yabancı turistler kadar yerli turistlerin de en çok tercih ettiği yerlerin başında geliyor.

Güney Ege’de yer alan Marmaris, eşsiz tabiat renkleri, pek çok tatil yerine oranla sahip olduğu bakir alanları ve sunduğu huzur ile son dönemlerde en sık tercih edilen yerlerden biri. Bakir koyları sadece denize girmek için değil, uzun yürüyüşler ve kendinizi huzurun koynunda hissetmek için en muhteşem seçeneklerden biri. Sadece günümüzde değil, geçmişte de uygarlıklar tarafından keşfedilmiş olması Marmaris’in aynı zamanda tarihi öneminin de artmasına, bununla birlikte tarihi zenginlikleri de barındırmasına olanak sağlamış. Bölgenin en büyük yatçılık merkezlerinden biri olan Marmaris bu anlamda da bir hayli ilgi odağı olmuş durumda.

Tatillerinde sakinliği ve huzuru tercih edenlerin yeni rotası olan Marmaris, sahip olduğu konaklama imkanları ile de her bütçeden kişiye ev sahipliği yapma şansını yakalıyor. Lüks otellere göre sayısı çok daha az olan Marmaris butik otelleri, tatil anlayışı doğa ile iç içe olan herkesi kendine çekiyor. Daha çok koy çevresinde yer alan Marmaris Butik otelleri buna rağmen merkeze de uzak olmadığından tatilcilerin ilk tercihlerinden biri oluyor. Sizde hem sakin hem de unutulmaz bir tatil arzuluyor ama bunun için doğru rotanın neresi olduğunu henüz bilmiyorsanız ETS Tur’un internet sitesine girerek Marmaris butik otelleri hakkında detaylı bilgilere sahip olabilir, farklı ücretlere sahip bu oteller arasından dilediğinizi seçerek tatilinizi unutulmaz bir hale dönüştürebilirsiniz.

Kuzey Kutbundaki Esrarengiz Altın Yumurta 0 656

Kuzey Kutup Bölgesine yakın bir bölgede İsveçlilerin Lapland’da bir kasabada kurduğu bu altın renkli yumurta benzeri yapı ilk bakışta son derece esrarengiz gelmekle beraber o muhteşem doğanın tam ortasında nasıl bir işleve sahip olduğunu merak eden bir tek ben değilim sanırım. Oldukça tuhaf gözüken bu yapı aslında yalnızca İsveçlilerin beyin yapılarını ve karakterini sergileyen küçük bir mimariden ibaret.

Peki bu mimari altın yumurta tam olarak ne işe yarıyor? Bu yumurtanın aslında sosyal bir işlevi bulunuyor. Yakındaki kasaba halkının bu yapıya geldiğinde birbirleriyle diyalog kurup sıcak sıcak oturmalarını sağlıyor. Burası aynı zamanda bir sauna. Karların ve soğuğun ülkesi İsveç’te bulunan bu küçük sıcak ortam, insanlar için bir çok açıdan kullanışlı olabilecek şekilde Mats Bigert ve Lars Bergström tarafından tasarlanmış.

İşlevleri dışında aynı zamanda bir anıt görevi de gören altın yumurta, eskiden demir madenine ev sahipliği yapan bu kasabanın yeniden doğuşunu simgelemiş. 5 metre boyu ve 4 metre eni olan, dışı aynalı altın kaplama ve paslanmaz çelik olan bu yapı, aynı zamanda tamamen taşınabilir 69 adet parçadan oluşuyor.

 

Popüler Başlıklar

%d blogcu bunu beğendi: