Alexandre Deschaumes’tan 14 Büyüleyici Dağ Fotoğrafı 0 360

Etrafımızı saran doğanın narin güzelliği her insanı kolaylıkla etkisi altına alabilir. Özellikle de bir fotoğrafçıysanız. Alexandre Deschaumes bu güzelliğe sadece hayran kalmakla yetinmemiş, aynı zamanda onu herkesle paylaşmanın yolunu da bulmuş özel fotoğrafçılardan.

Özellikle Fransız Alpleri, İzlanda ve Patagonya’yı mesken tutan Deschaumes şiirden ve edebiyattan ilham aldığını söylüyor, ancak fotoğraflarında öyle bir ton var ki bunu iç melankolisine bağlamaktan kendimizi alamıyoruz: Thomas Mann bu dağlardan bahsediyor olabilir mi?

Torres del Paine, Şili

Torres del Paine, Şili © Alexandre Deschaumes
Niye dağları seçtin? Sana ilham veren neydi?
Beni en çok devasa boyutları ve heybetli görüntüleri etkiledi. Dağlara gittiğimde çok seçici oluyorum ve yalnızca karizması, karakteri ve kendine has bir şekli olan dağların fotoğrafını çekiyorum.

Aiguille du Midi

Aiguille du Midi, Fransa © Alexandre Deschaumes
Rotanı nasıl belirliyorsun?
Fotoğraflamak istediğim tipte dağları tespit etmek için önce uzun bir çalışma sürecine giriyorum. İnternetten ve haritalar üzerinden incelemeye başlıyorum. Bazen dağın ilginç bir ismi oluyor ve onu daha derinlemesine araştırma isteği duyuyorum. Bütün mesele o dağ ile ilgili bir şeylerin benim dikkatimi üzerine çekebilmesi.

Laudmannalaugar, İzlanda

Landmannalaugar, İzlanda © Alexandre Deschaumes
Bu süreci biraz daha anlatabilir misin?
Dağın her yönden nasıl göründüğüne bakarım ve bir Google Earth araştırması yaparım. Çoğu zaman gidip yerinde inceleme de yaparım ve bulut hareketlerinin ve ışığın, dağın görüntüsü üzerindeki farklı yansımalarına bakarım. Farklı bir ışık, dağın farklı yanlarını ortaya çıkartabilir.

Les Aiguilles Vertes, Fransız Alpleri

Les Aiguilles Vertes, Fransa © Alexandre Deschaumes
Gittiğin yerler hakındaki yerel bilgi, dağ ve çekim günü seçimlerine ne kadar dahil oluyor?
Evet, evet. Bölge ile ilgili hava durumunu sürekli takip ediyorum ve bana en uygun şartları sunacak günü bulmaya çalışıyorum. Ama konu aslında bu değil. Sorun şu ki, en iyi fotoğrafı çekebileceğiniz an genellikle en tehlikeli andır. Mesela yaklaşan bir fırtına gibi… Yani dağa tırmanmak için pek de uygun olmayan günlerde çalışmak durumundayım.

Punta Bariloche, Arjantin

Punta Bariloche, Arjantin © Alexandre Deschaumes
Çalıştığın mekanlar itibarıyla bazı risklerle karşı karşıyasın. Bunlar için önceden nasıl hazırlıklar yapıyorsun?
En önemli mesele işi yaparken ilham gelmesi ve bunun beni motive etmesi. Sporcu yapıda bir insan değilim ama eğer şartlar beni etkilediyse o motivasyonla her zorluğun üstesinden geliyorum. O anın atmosferiyle havaya girdiğimde, bu bana ihtiyacım olan bütün enerjiyi veriyor.

Aiguilles du Diable, Fransız Alpleri

Aiguilles du Diable, Fransa© Alexandre Deschaumes
“Sporcu” değilim diyorsun yani?
Düzenli olarak dağ yürüyüşü yaptığım için genel görünüşüm düzgün tabii ki. Zaten o kadar malzemeyi dağın tepesine çıkarmak için kondisyonumu iyi tutmam gerek.

Aiguille Noire de Peuterey, Fransız Alpleri

Aiguille Noire de Peuterey, İtalya © Alexandre Deschaumes
Doğru ışığı yakaladığını ve gözlerinin önünde kusursuz bir kompozisyon oluştuğunu nasıl anlıyorsun?
O anda ilham geliyor ve gerçekten çok garip şeyler hissediyorum. Çünkü önünüzdeki manzara gerçekten muhteşem oluyor. Etkilenmemeniz mümkün değil fakat o anda manzaranın tadını çıkarmak yerine hızla işimi yapmak zorundayım.

Massif des Aiguilles Rouges, Fransız Alpleri

Aiguilles Rouges, Fransa © Alexandre Deschaumes
Yani kolay bir iş değil…
O sırada oluşan manzarayı aynen benim gördüğüm gibi nasıl fotoğrafa aktarırım diye tasalanmaya başlıyorum. Mesela ışık sadece bir an için bulutların arasındaki bir delikten kendini gösteriyor ve eğer o an hazır değilsem bu görüntüyü yakalayamıyorum. Bu tür durumlar için sürekli tetikte olmak, büyülenme hissinin yanına biraz da stres ekliyor

Fransız Alpleri

Fransız Alpleri © Alexandre Deschaumes
Belirli bir kare üzerinden gidelim… Patagonya’da çektiğin bu fotoğraf hakkında ne söyleyeceksin?
Mesela bu fotoğrafta çok şiirsel bir kompozisyon var: Doğanın tam ortasında etrafta dolanan yapayalnız bir adam.

Vallée des Français, Şili – Patagonya

Sis içindeki insan © Alexandre Deschaumes
Buradaki karanlığı ve siyah ışığın verdiği atmosferi seviyorum. Bulutlar ışığı biraz gölgeliyor ve sis bütün vadiyi kaplıyor. Bütün bu faktörler, ağaçları alışılmadık bir görüntüye kavuşturuyor ve onları daha önce hiç görmediğiniz bir şekilde algılamanızı sağlıyor. Bu kareyi Patagonya’da And Dağları’nda çektim. Fotoğrafa bakılınca göz doğrudan orta noktaya odaklanıyor ve vadinin tam ortasında duran adama takılıyor.
O adam sadece oradan geçen biriydi ve tamamen tesadüf eseri orada bulunuyordu. Sanırım ortalıkta dolanıyor ve bir şeyler düşünüyordu. Manzara sahiden gerçeküstüydü. Sağ taraftaki keskin tepeler de fotoğrafın geneline hayali bir hava katıyor. Bu kare sanki gerçek ve hayal arasında bir yerlerde duruyor. Bunu işte bu yüzden seviyorum; iç benliğimi tamamıyla yansıtan bir fotoğraf.

Vallée de Serre Chevalier, Fransız Alpleri

Serre Chevalier Vadisi, Fransa © Alexandre Deschaumes
Hayallerinde yatan bir rota var mı?
Aslında bu şekilde kesinleştirdiğim bir rota var ama bunu, bir film prodüktörü olan Mathieu Le Lay ile bir proje olarak gerçekleştirmek istiyoruz. Birçok yeni bölüm ve yeni mekan tasarladık. Şu an sponsor bulma aşamasındayız.

Fransız Alpleri

Fransız Alpleri © Alexandre Deschaumes
Peki, belirgin bir yer var mı bizimle paylaşabileceğin?
Mesela Bhutan’a gitmeyi çok istiyorum çünkü mükemmel manzaraları var ve oraya giden çok insan da yok. Himalayalar’ın bir bölümü hala hiç keşfedilmemiş olarak duruyor ve büyük bir gizem. O bölgede birçok fotoğraf çekildi ama ben farklı açılarla daha ilham verici fotoğraflar çekeceğime inanıyorum.

Landmannalaugur, İzlanda

Landmannalaugar, İzlanda © Alexandre Deschaumes
Üzerinde hiç eskimeyen bir etki bırakan herhangi bir yer oldu mu?
İzlanda. Ama bunun yanında, Patagonya’daki Cuernos Dağları’ndan da çok etkilenmiştim. Oradaki dağların genel görüntüsü ve yamaçtaki tuhaf şekilli ağaçlar beni gerçekten inanılmaz etkiledi. Böyle birçok mekan sayabilirim aslında.

Aiguille des Deux Aigles, Fransız Alpleri

Aiguille des Deux Aigles, Fransa © Alexandre Deschaumes

 

Dominique Grangerredbull.com

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

Patagonya’yı Keşfetmek 0 47

 


* Bu bir National Geographic turudur ve A.B.D. merkezlidir.

● Kara ve deniz tarafından Patagonya’yı keşfederken, dört günlük bir gezintiye çıkıp el değmemiş fiyortları ve uçsuz bucaksız buzulları süzerek, daha sonra granit kuleleri, safir gölleri ve gizli şelaleleri keşfetmek için iç bölgelere doğru ilerlerken uzmanlık bilgileri edinin.

Torres del Paine Milli Parkı’nın şaşırtıcı zirvelerine bakan, Dünya’nın Ulusal Coğrafi Bir Eşsiz Köşkü olan muhteşem Tierra Patagonia’ya yerleşin.

● 100.000’den fazla Macellan pengueninin bulunduğu bir koloniye ev sahipliği yapan Magdalena Adası’nda bir yürüyüşe çıkın.

● Yerel Gauchos ile eğlenceli bir barbekünün keyfini çıkarın ve geleneksel Patagonya kovboy kültürüne bir göz atın.

Patagonya

REHBERLER

Her seyahat gününüzde, sizinle tüm bildiklerini paylaşmak için bir National Geographic uzmanı eşlik edecek.

Constanza Ceruti
Maceracı, Arkeolog

Kitty Coley
Birder, jeolog, doğa bilimci

Diego Pol
Paleontolog

YOL

Fiyortları tarafından oyulmuş ve parıldayan buzullarla kaplanmış Patagonya, bir doğa harikasıdır. Kalın orman ve buzdağlarından oluşan bir manzarada, Cape Horn ve Macellan Boğazı’nın ucuna yolculuk yapın. Daha sonra Patagonya’nın taç mücevherine (Torres del Paine Ulusal Parkı) giderek seyahate devam edin ve Şili’nin hareketli başkenti Santiago’da yolculuğumuzu tamamlayın.

1. GÜN: BUENOS AIRES, ARJANTIN

Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te bu sabah gel. Popüler Recoleta semtinin merkezindeki otelimize transfer ve yakındaki galerileri, müzeleri ve kafeleri keşfedin. Tango performansının keyfini çıkarın, bu akşam hoşgeldin akşam yemeğimizi takip edin.

Yemekler dahil: Akşam yemeği
Konaklama: The Brick Hotel Buenos Aires
2. GÜN: BUENOS AIRES

Arjantin’in kozmopolit başkenti Güney Amerika’nın Paris’i olarak bilinen günü keşfederek geçirin. Bir şehir turunda, Eva Perón’un mezar yeri olan olağanüstü Recoleta Mezarlığı’na bakın. Tarihi cumhurbaşkanlığı sarayı La Casa Rosada’ya ve Plaza de Mayo’daki katedrale devam. Öğle yemeğinden sonra San Telmo’nun arnavut kaldırımlı şeritlerini ve renkli sanatçıların La Boca mahallesini keşfedin.

Yemekler dahil: Kahvaltı, Öğle yemeği
Konaklama: The Brick Hotel Buenos Aires
3. GÜN: USHUAIA / TIERRA DEL FUEGO ULUSAL PARKI

Dünyanın en güney şehri Ushuaia’ya uçun ve Tierra del Fuego Milli Parkı’nı ziyaret edin. Gemimize binin ve ünlü Beagle Kanalı’na doğru yola çıkın.

Yemekler Dahil: Kahvaltı, Öğle Yemeği, Akşam Yemeği

Konaklama :MV Stella Australis veya MV Ventus Australis

4. GÜN: CAPE HORN, ŞILI / WULAIA KÖRFEZI

Havalar müsait olduğunda, Güney Amerika’nın güney ucundan panoramik bir görünüm için efsanevi Cape Horn’a Zodiacs atın. Daha sonra, Charles Darwin’in HMS Beagle’daki yolculuğu sırasında iniş yaptığı Wulaia Körfezi’ni keşfedin . Macellan ormanının muhteşem güzelliğini yaşamak için iki yürüyüşten birini seçin.

Yemekler Dahil: Kahvaltı, Öğle Yemeği, Akşam Yemeği
Konaklama: MV Stella Australis veya MV Ventus Australis
GÜN 5-6: MAGDALENA KANAL / AGOSTINI SES

Magdalena Kanalında gezinirken, penguenleri, yunusları, albatrosları ve diğer deniz kuşlarını inceledik. Pia Fjord’a girdikten sonra Zodiacs’a binin ve Pia Glacier’de bir sahil gezisine çıkın. Beagle Kanalı boyunca Garibaldi Buzulu’na devam edin. Seçerseniz Macellan ormanı boyunca zorlu bir yürüyüşe çıkın. Ertesi gün, görkemli Agostini Sesi ile yolculuk yapın ve Águila Buzulu’na daha yakından bakmak için inin. Kolay bir yürüyüş sırasında kara dağların oluşturduğu parlak mavi-beyaz buzun muhteşem manzarasını seyredin ve bu dramatik araziyi şekillendiren jeolojik kuvvetleri öğrenin.

Yemekler Dahil: Kahvaltı, Öğle Yemeği, Akşam Yemeği

Konaklama :MV Stella Australis veya MV Ventus Australis

7. GÜN: MAGDALENA ADASI / PUNTA ARENAS

100.000’den fazla Macellan pengueninin kolonisine ev sahipliği yapan Magdalena Adası’nda bir yürüyüşe çıkın. Punta Arenas’a iniş yapın ve güney Pampaları boyunca devam edin, guanacos sürülerinin yanı sıra, gergedanlar, gri tilkiler, Patagonya tavşanı ve kara boyunlu kuğuları arayın. Dünya koleksiyonunun National Geographic Unique Lodges üyesi olan Tierra Patagonia Hotel & Spa muhteşem otelimize yerleşin.

Yemekler Dahil: Kahvaltı, Öğle Yemeği, Akşam Yemeği

Konaklama: Bu gece National Geographic Unique Lodge’da konaklama dahildir.

GÜNLER 8-10: TORRES DEL PAINE ULUSAL PARKI

Önümüzdeki üç gün boyunca, parkınızı çeşitli yürüyüş ve ata binme gezileri arasından seçim yaparak keşiflerinizi ilgi alanlarınıza göre düzenleyin. Lago de Grey ve inanılmaz mavi heykel buzunu keşfedin; Laguna Azul kıyıları boyunca kayın ormanları boyunca yürüyüş; ve bölgenin en eski sakinlerinden bazıları olan yerli Aonikenk halkı tarafından bırakılan kaya resimlerinde hayretler taşıyor. Parkın kuzey sınırlarına yakın vahşi yaşamı fotoğraflayın; veya harika olanaklarından yararlanarak otelde rahatlayın. Akşam derslerinin tadını çıkarın ve geleneksel Patagonya kovboy kültürüne bir bakış atmak, yerel gauchos şirketinde şenlikli bir barbekü ile parkta kalışınızı kapayın.

Yemekler Dahil: Kahvaltı, Öğle Yemeği, Akşam Yemeği
Konaklama: Tierra Patagonia Hotel & Spa
11. GÜN: PUNTA ARENAS / SANTIAGO, ŞILI

Santiago’ya uçuş için Punta Arenas havaalanına gidin. Santiago’ya gelip otelimize uğrayın.

Yemekler dahil: Kahvaltı, Öğle yemeği
Konaklama: Singular Santiago
12. GÜN: SANTIAGO, ŞILI

Santiago’yu keşfetmek için tam bir gün geçirin. Şehir merkezindeki yürüyüş turunda zarif Plaza de Armas, Palacio de la Moneda ve 18. yüzyıl Büyükşehir Katedrali’ni ziyaret edebilirsiniz. Santiago’nun Şili Kolomb öncesi Sanat Müzesi’nde etkileyici koleksiyonu görün ve Şili şaraphanesinde veda kutlaması yapın. Bu akşam, uçuş evinize havalimanına transfer.

Yemekler dahil: Kahvaltı, Öğle yemeği

Tel Aviv’de Modernizm ve Tarihin Bir Karışımı 0 43

Geçtiğimiz 100 yılda, Vera Otelini barındıran bina, bir doğum hastanesi, bir banka ve bir sigorta bürosu olmuştur. Şimdi ise yerel zanaatkârlar için tam anlamıyla bir vitrin.

İsrail’li otel arkadaşım Danny Tamari’nin ilk kişisel projesi olan Vera Hotel‘in yapısı, Tel Aviv’den daha eski. Yerel sanatçılar, tasarımcılar ve tekstil üreticileri ile kapsamlı bir iki yıllık işbirliğiyle geçen bir sürecin ardından Mart ayında açılan bu butik tasarım tesisi, zamanla bir banka haline gelen tam bir asırlık doğum hastanesini yeniden canlandırdı. Daha sonra bir ofis binası ve sigorta merkezi olarak da görev yaptı. Binayı yaklaşık otuz yıldan beri boşken satın alan Bay Tamari, neredeyse her detayı yerel olarak temin etme konusunda saplantılıydı. Günümüzde 39 odalı modern odada, ham cam ışık fikstürleri, ısmarlama ahşap mobilyalar ve saf keten tekstil ürünlerinin yanı sıra, kurtarılmış yer karolarından üretilen özel bir seramik tavan bulunmaktadır.

Tel Aviv Vera Hotel

Popüler Lilienblum Caddesi üzerinde yer alan otel, doğrudan kentin şehir merkezindedir. Tel Aviv’in en büyük caddesi olan Rothschild Bulvarı ve işinin ve start-up sektörünün kalbi sadece bu bloktan ibaret, kısa bir yürüyüş sizi hem hareketli Carmel Pazarı’na hem de butik ve galeri astarlı Arnavut kaldırımlı sokaklara götürecek.

Altı kategoride konaklama imkanı bulunuyor. Dördüncü kattaki deluxe odam en büyüklerinden biriydi ve güvercin gri, yumurta kabuğu ve moka kahverenginin sakin bir paletinde dekore edilmişti. Kral yatağı, tereyağlı Mısır pamuğundan yapılmış çarşaflarla kaplıydı ve meşe ağacının iç kısmı serin gri karo zemin ve zengin gri yastıklar ile aydınlatılmıştı. Yazı masası, komodin ve sehpanın tamamı modern bir ortama sahipti ve yeşil bir Aloe Vera bitkisi (otelin adı) bile vardı.

Ferah odada büyük bir duşakabin, büyük boy bir duş başlığı, havlu ve banyo malzemeleri için şık siyah demir merdiven rafı ve lavabo lavabosunun üstünde çıplak bir ayna bulunmaktadır. Vera, çevre dostu politikalarını uyguluyor, bu nedenle burada tek kullanımlık küçük şampuan yok: duş, yerel bir cilt bakım şirketi olan Arugot tarafından yapılan büyük miktarda yeniden doldurulabilir organik şampuan, saç kremi ve duş jeli içeriyor.

Tel Aviv Vera Hotel Yatak Odası

Sabahları, Vera’nın lobi barının kavisli tezgahından ücretsiz kahvaltı servisi yapılır: yumurtalar, hamur işleri ve yerel peynirlerin yanı sıra yakındaki çiftçiler, yoğurt, taze sıkılmış meyve suyu, ekmek ve zeytinlerden elde edilen sebze ve etler. Otel ayrıca yıl sonundan önce gece boyunca atıştırmalıklar ve özel bir kokteyl menüsü sunmayı planlıyor. Otelde restoran yok, ancak Lilienblum Caddesi ve çevresi üzerinde çok çeşitli restoranlar bulunmaktadır. İsrailli ünlü şef Eyal Shani’den Kuzey Abraxas (Lilienblum 40), resmi yemeğe şenlikli, sebze odaklı bir bakış sunuyor; Hanoi (Lilienblum 18), baharatlı, otantik Asya eriştesi ve açık havada çorbalar servis etmektedir.

Vera Hotel’in giriş kısmı

NY TIMES, Debra Kamin.

Popüler Başlıklar

%d blogcu bunu beğendi: