Temiz Doğa, Yeşil Çevre ve Bisikletli Bir Dünya Zor Değil! 0 139

Temiz Doğa, Yeşil Çevre ve Bisikletli Bir Dünya Zor Değil! 0 140

İnsanoğlu yaklaşık 200 bin yıl önce Afrika’da ortaya çıktığı ilk günden bu yana, Dünya’nın müthiş ve bitmeyen kaynaklarını kullanmaya devam etmektedir. Üstelik Dünya da çok cömert bir şekilde 200 bin yıl boyunca bitmeyen kaynaklarını insanoğlunun kullanımına sunmuştur. İnsan; anatomik açıdan, teknik açıdan, biyolojik açıdan, hangi açıdan bakarsanız bakın Hayvanlar Aleminin bir üyesidir ve alt familyasıdır. Ancak doğanın herkese farklı bir şekilde sunduğu yaşam koşulları sayesinde insanlar evrimini sürdürürken diğer hayvanlardan açık ara önde bir zeka seviyesine ve beceriye sahip olmuşlardır. İnsanların bu denli zeki olması sebebiyle Dünyayı kullanım şekli de diğer hayvanlara göre çok farklıdır. Aslında buraya kadar yazdığım bir çok şeyi siz de biliyorsunuz ve asıl gelmek istediğim noktayı merak ediyor olabilirsiniz. Konuya neden buradan girdiğimi özetle söyleyeyim; “Dünya, insanların değildir”. 4,5 milyar yıllık Dünya tarihinde insanlar yalnızca 200 bin yıldır bu dünyaya hükmetmektedir. Rakamlarla bunu dile getirmek gerekirse;

Dünya’nın yaşı: 4,550,000,000
İnsanların yaşı: 200,000
İnsanlar kendini dünyanın tek ve gerçek hükümdarı gibi görseler de, aslında insanlardan daha fazla bu dünyaya hüküm süren canlılar olan dinozorları unuttuklarını söyleyebilirim. Evet belki bize tarih öncesinden bir hayvanın bununla ne alakası var diyebilirsiniz ama unutmayın, insanoğlu dinozorlar zamanında ortaya çıkan bir canlı olsaydı; dinozorların gücüyle ve belki zekasıyla da başa çıkamayacaklardı. Örneğimize dinozorları da eklersek;
Dünya’nın yaşı: 4,550,000,000
Dinozorlarınki: 150,000,000
İnsanların yaşı: 200,000
Yani bizim dinozorlar kadar bu dünyayı sahiplenebilmemiz için kaba hesapla önümüzde daha yaşamamız gereken 149,800,000 yıl daha var diyebiliriz.
Şimdi her şeyi güzelce anlatabildiysek, gelelim konumuza;
İnsanoğlu, sadece 200,000 yıl içinde dünyanın tüm temel, doğal, fiziksel kaynaklarını tüketme noktasına geldi. Henüz Miladi takvime göre 2000’li yıllara yeni giriş yapmışken, Dünya bir çok noktada bize uyarı vermeye başladı. Ozon tabakasında açılan deliklerden orman tahribatlarına, radyasyondan toplu hayvan ölümlerine kadar Dünya’da hiç bir zaman olmasını istemeyeceğimiz şeyler yaşanmaya başladı. Dünya ne kadar bol ve zengin bir yer olursa olsun bu tahribatı ve tüketimi kaldırabilecek seviyede değil. Dolayısıyla bu koşullarda sağlıklı bir şekilde yaşamamız mümkün değil.
Bize düşen görev, birey olarak yaşadığımız gezegene gereken önemi göstermek. Motorlu taşıtların zirve noktasında olduğu bu yıllarda bisiklet kullanmak, sağlıklı bir çevre adına atılacak en büyük adımlardan biri olacaktır. Zararlı gazların atmosfere salınımını büyük ölçüde engelleyecek bu bireysel devrim ile Dünya’nın geleceği için çok önemli bir adım atmış olacaksınız. Bisikletle ulaşım Türkiye’de bazen bir işkence olsa bile, talepler kendi lehine sonuçlar verecek biçimde şekillenir. Her açıdan kolay ve rahat bir ulaşım şekli olan bisiklet, insanların duyarlılığının artmasıyla doğru orantılı olarak gelecekte ana ulaşım şekillerinden bir tanesi olabilir. Dünyanın güzel bir yer olduğunu düşünüyorsanız bisiklet kullanın ve bisiklet kullanımını teşvik edin!

Ayrıca; “Sağlıklı ve Düzenli Şehirler İçin Bisiklet Yolları Yapılsın!” kampanyamıza imza atmak için tıklayın;

Previous ArticleNext Article

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kuzey Kutbundaki Esrarengiz Altın Yumurta 0 628

Kuzey Kutup Bölgesine yakın bir bölgede İsveçlilerin Lapland’da bir kasabada kurduğu bu altın renkli yumurta benzeri yapı ilk bakışta son derece esrarengiz gelmekle beraber o muhteşem doğanın tam ortasında nasıl bir işleve sahip olduğunu merak eden bir tek ben değilim sanırım. Oldukça tuhaf gözüken bu yapı aslında yalnızca İsveçlilerin beyin yapılarını ve karakterini sergileyen küçük bir mimariden ibaret.

Peki bu mimari altın yumurta tam olarak ne işe yarıyor? Bu yumurtanın aslında sosyal bir işlevi bulunuyor. Yakındaki kasaba halkının bu yapıya geldiğinde birbirleriyle diyalog kurup sıcak sıcak oturmalarını sağlıyor. Burası aynı zamanda bir sauna. Karların ve soğuğun ülkesi İsveç’te bulunan bu küçük sıcak ortam, insanlar için bir çok açıdan kullanışlı olabilecek şekilde Mats Bigert ve Lars Bergström tarafından tasarlanmış.

İşlevleri dışında aynı zamanda bir anıt görevi de gören altın yumurta, eskiden demir madenine ev sahipliği yapan bu kasabanın yeniden doğuşunu simgelemiş. 5 metre boyu ve 4 metre eni olan, dışı aynalı altın kaplama ve paslanmaz çelik olan bu yapı, aynı zamanda tamamen taşınabilir 69 adet parçadan oluşuyor.

 

Etiyopya’daki Kabilede Yaşayan Kadınların Şaşırtıcı 9 Fotoğrafı 0 699

Dünya üzerindeki her kültürün kendine özgü gelenekleri ve inanışları vardır. Bu hem kadın için, hem erkek için yüzyıllar boyunca gelişmiş toplumsal bir tutumdur. 2017 yılında insanların büyük bir kısmı modern şehirlerinin içine hapsolmuş yaşarken, bazı bölgelerde eski gelenekler, yaşantılar ve ritüeller devam etmekte. Özellikle Afrika’da hayatını sürdüren bir çok kabile toplumu mevcut. Aşağıda fotoğraflarını verdiğimiz kadınlar ise Etiyopya’da üç farklı kabilede yaşayan kadınlar ve kameraya korkutucu poz veren de var, sevgi dolu poz veren de. Ortak noktaları ise hepsinin doğal olması. Onları yaşadıkları yerde fotoğraflayan fotoğrafçı Omar Reda, bu portre serisinin bir çoğunun Güney Etiyopya’ya yaptığı en son seyahatinde, Omo Vadisinde çekildiğini aktarmış.

Fotoğrafçı Reda, 3 farklı kabilenin de kendine has yaşantıları, kültürleri ve ritüelleri bulunduğunu söylese de, üçünün de benzersiz bir şekilde dekorasyon sanatına önem verdiğini aktarıyor. Bu kişisel dekorasyonların kişinin güzelliğini ve benzersizliğini ön plana çıkardığını düşünüyor.

Omar Reda‘nın kişisel web sitesine gitmek için tıklayın.

Popüler Başlıklar

%d blogcu bunu beğendi: