29 Temmuz 2015 Çarşamba

Temiz Doğa, Yeşil Çevre ve Bisikletli Bir Dünya Zor Değil!


İnsanoğlu yaklaşık 200 bin yıl önce Afrika’da ortaya çıktığı ilk günden bu yana, Dünya’nın müthiş ve bitmeyen kaynaklarını kullanmaya devam etmektedir. Üstelik Dünya da çok cömert bir şekilde 200 bin yıl boyunca bitmeyen kaynaklarını insanoğlunun kullanımına sunmuştur. İnsan; anatomik açıdan, teknik açıdan, biyolojik açıdan, hangi açıdan bakarsanız bakın Hayvanlar Aleminin bir üyesidir ve alt familyasıdır. Ancak doğanın herkese farklı bir şekilde sunduğu yaşam koşulları sayesinde insanlar evrimini sürdürürken diğer hayvanlardan açık ara önde bir zeka seviyesine ve beceriye sahip olmuşlardır. İnsanların bu denli zeki olması sebebiyle Dünyayı kullanım şekli de diğer hayvanlara göre çok farklıdır. Aslında buraya kadar yazdığım bir çok şeyi siz de biliyorsunuz ve asıl gelmek istediğim noktayı merak ediyor olabilirsiniz. Konuya neden buradan girdiğimi özetle söyleyeyim; “Dünya, insanların değildir”. 4,5 milyar yıllık Dünya tarihinde insanlar yalnızca 200 bin yıldır bu dünyaya hükmetmektedir. Rakamlarla bunu dile getirmek gerekirse;

Dünya’nın yaşı: 4,550,000,000
İnsanların yaşı: 200,000

İnsanlar kendini dünyanın tek ve gerçek hükümdarı gibi görseler de, aslında insanlardan daha fazla bu dünyaya hüküm süren canlılar olan dinozorları unuttuklarını söyleyebilirim. Evet belki bize tarih öncesinden bir hayvanın bununla ne alakası var diyebilirsiniz ama unutmayın, insanoğlu dinozorlar zamanında ortaya çıkan bir canlı olsaydı; dinozorların gücüyle ve belki zekasıyla da başa çıkamayacaklardı. Örneğimize dinozorları da eklersek;

Dünya’nın yaşı: 4,550,000,000
Dinozorlarınki: 150,000,000
İnsanların yaşı: 200,000

Yani bizim dinozorlar kadar bu dünyayı sahiplenebilmemiz için kaba hesapla önümüzde daha yaşamamız gereken 149,800,000 yıl daha var diyebiliriz.

Şimdi her şeyi güzelce anlatabildiysek, gelelim konumuza;

İnsanoğlu, sadece 200,000 yıl içinde dünyanın tüm temel, doğal, fiziksel kaynaklarını tüketme noktasına geldi. Henüz Miladi takvime göre 2000’li yıllara yeni giriş yapmışken, Dünya bir çok noktada bize uyarı vermeye başladı. Ozon tabakasında açılan deliklerden orman tahribatlarına, radyasyondan toplu hayvan ölümlerine kadar Dünya’da hiç bir zaman olmasını istemeyeceğimiz şeyler yaşanmaya başladı. Dünya ne kadar bol ve zengin bir yer olursa olsun bu tahribatı ve tüketimi kaldırabilecek seviyede değil. Dolayısıyla bu koşullarda sağlıklı bir şekilde yaşamamız mümkün değil.

Bize düşen görev, birey olarak yaşadığımız gezegene gereken önemi göstermek. Motorlu taşıtların zirve noktasında olduğu bu yıllarda bisiklet kullanmak, sağlıklı bir çevre adına atılacak en büyük adımlardan biri olacaktır. Zararlı gazların atmosfere salınımını büyük ölçüde engelleyecek bu bireysel devrim ile Dünya’nın geleceği için çok önemli bir adım atmış olacaksınız. Bisikletle ulaşım Türkiye’de bazen bir işkence olsa bile, talepler kendi lehine sonuçlar verecek biçimde şekillenir. Her açıdan kolay ve rahat bir ulaşım şekli olan bisiklet, insanların duyarlılığının artmasıyla doğru orantılı olarak gelecekte ana ulaşım şekillerinden bir tanesi olabilir. Dünyanın güzel bir yer olduğunu düşünüyorsanız bisiklet kullanın ve bisiklet kullanımını teşvik edin!

Ayrıca; “Sağlıklı ve Düzenli Şehirler İçin Bisiklet Yolları Yapılsın!” kampanyamıza imza atmak için tıklayın;

Fotoğrafçılık

Müzik

Sanat