23 Nisan 2015 Perşembe

Hızlı ve Öfkeli'ye Adanmış Hızlı Bir Hayat: Paul Walker

Hızlı ve Öfkeli'yi 2000'li yılların başından bu yana biliriz, kimimiz çıktığından bu yana hastası olmuşuzdur kimimiz ise "ben araba filmi sevmem" demesine rağmen 2015 yılına gelindiğinde artık o kadar aşina olmuştur ve benimsemiştir ki, "Hızlı ve Öfkeli 7 ne zaman çıkacak?" diye sorular yöneltmiştir. Her iki sonuç da filmin başarısını anlatmaya yetiyor. Film serisini başarılı kılan sebeplerden en önemlisi, bizim gibi otomobil tutkunlarına hitap eden ilk filmlerden biri olması. Modifiyeli ve beygir sayısı tonajını bile aşan araçları kullanma hevesiyle yanıp tutuşan biz, en azından Hızlı ve Öfkeli sayesinde bu hevesimizi kursağımızda bırakmayıp kendi hayatımıza bile uyarladık. Öyle ki, Türkiye'de modifiyeli, dev spoyler'lı, yere yakın, aynı zamanda devasa müzik sistemli vb. diğer modifikasyon parçaların araçlarda kullanılıp araç kültürünün oluşmaya başlaması serinin ilk filminin çıkış tarihi ve hemen hemen yakın tarihli bir başka unsur: Need For Speed Underground isimli oyunun çıkmasıyla kendine vücut bulmuştur. Bu tarihten sonra normal ve klasik fabrika çıkışlı araçların hatırı sayılır bir kısmı daha sonradan sahipleri tarafından ufak veya büyük modifikasyonlara uğratılmıştır. Hızlı ve Öfkeli ise bu yeni neslin kıvılcımlarından en büyük olanıdır.

Filmin ana karakterlerinin ilk filmden bu yana birbiriyle mükemmel bir arkadaşlık ilişkisi içinde olması filme aynı zamanda duygusal ve dramatik bir yön de katmıştır. Ama bu saydığımız unsurlar hemen tek bir filmde olmamıştır tabi ki. Yıllar geçtikçe dünya sinema izleyicisi, Hızlı ve Öfkeli'yi benimsemiştir. 2015 yılına geldiğimizde gördüğümüz, şahit olduğumuz bu durum film serisinin ne denli beğenildiğini hepimize göstermiştir. Özellikle Vin Diesel ve Paul Walker gibi iki müthiş ismin başrolleri paylaşması ve senelerce izlediğimiz bu ortaklığın hiç bitmemesi izleyicide oluşan algıyı seneler içinde pozitif yöne doğru kaydırıp gerçek bir arkadaşlık hikayesine dönüştürmüştür.

Ne yazık ki serinin müthiş başarı yakalayan ve aynı zamanda son filmi olan Hızlı ve Öfkeli 7'nin çekimleri esnasında, filmin kalbi olan Brian O'Conner rolündeki Paul Walker trafik kazası geçirerek hayatını kaybetti. Dünya bunun şokundayken son filmin çekilip çekilmeyeceği tartışmaları da alevlendi. Daha sonra verilen karar ise Paul Walker'ı görsel teknolojiyle yaşatarak son filmin Paul için bitirileceği yönünde oldu. Nisan gelip çattı ve sinemalarda yerimizi aldık. Filmin müthiş başarılı olmasının ana sebeplerinden biri de yine Paul Walker'dı.

Paul Walker'ı gözünüzün önüne getirin ve bir düşünün. Bu karizmatik genç adamı 2001 yılında ilk kez Hızlı ve Öfkeli 1 filminde gördük ve tanımış olduk. Oyunculuğunu, başarısını bu filmde beğendik ve diğer filmlerde de yine Brian karakterini bekledik. Her yeni gelen filmde başarısının üstüne başarı ekleyen Paul Walker, bu dünyadan gittiğinde yine bir Hızlı ve Öfkeli film çekiminin içindeydi. Aslında bu kadar.. Paul Walker bu dünyaya Hızlı ve Öfkeli için geldi. Biz onu tanıdığımızdan bu yana bağdaştırdığımız tek şey Hızlı ve Öfkeli oldu. O yüzden bu seriyi bu kadar değerli kılan şey de Paul Walker'ın ta kendisi. Hızlı ve Öfkeli'de sadece oyunculuklar ve senaryo yok. Aynı zamanda verilen emekler ve verilen kocaman bir hayat var.

Paul Walker bir film yıldızı olacağını belki bilemezdi, Hızlı ve Öfkeli film serisinde oynayacağını da.. Ama gerçek olan ve değişmeyecek tek şey Hızlı ve Öfkeli'nin bundan sonra Paul Walker olduğu. Bu filmler, bu müzikler senin değerini anlatmaya yetmez.


Fotoğrafçılık

Müzik

Sanat