Buzul Çağı Hatırası: Gilindire Mağarası 0 166

Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından tabiat parkı ilan edilerek koruma altına alınan Mersin, Aydıncık ilçesindeki Gilindire Mağarası, taşıdığı buzul dönemine ait izler sebebiyle ziyaretçilerine adeta buzul dönemine yolculuk yaptırıyor. Girişi, sahilden yaklaşık 45 metre yüksek yamaçta bulunan fosil mağara, sarkıt, dikit, sütun gibi pek çok mağarada görülebilecek oluşumun yanı sıra perde, mağara incisi, bayrak traverten ve duş başlığı gibi oluşumların en güzel örneklerini ziyaretçisine sunuyor.

“Mağaradaki oluşumlar, su altında kalarak günümüze kadar ulaştı” Uzmanlar tarafından yapılan incelemede “çok özel” olduğu anlaşılan mağara 107 hektarlık alana, 555 metre yatay uzunluğa, 46 metre derinliğe sahip. Girişten itibaren yaklaşık 450 metre yatay ilerleyen ana galeri, diğer mağaralardan ayıran özellik niteliğindeki gölle sona eriyor.

Uzmanların araştırmasına göre, Aynalıgölün, dördüncü zaman (Kuvaterner) başındaki son iklim değişikliğiyle buzul sonrası döneme geçişte Akdeniz’in 70 metre yükselmesiyle oluştuğu ve mağaranın son kısmının su altında kaldığı belirlendi. Bu hidrolojik rejim değişikliğiyle, mağarada bulunan sarkıt ve dikit gibi oluşumların su altında kalarak, atmosferik değişimlerden etkilenmeden günümüze kadar ulaştığı anlaşıldı.

Su altında kalan oluşumların, küresel iklim değişikliği öncesinde meydana geldiği, bünyelerinde önceki buzul dönemine ilişkin bütün hidrolojik ve atmosferik verileri saklı tuttuğu saptandı. Mağara, taşıdığı özelliklerle Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Balkanları kapsayacak şekilde Doğu Akdeniz’de bulunan tek kayıt noktası olarak kabul edildi.

Mağaranın son noktası: Aynalıgöl Aynalıgölün su kotunun yaklaşık eksi 47 metre seviyesinde bulunması mağaranın deniz seviyesi altında da devam ettiğini gösteriyor. Mağaranın sonundaki Aynalıgöl’de yüzeyden 12 metre alta kadar acı su, 12 metre daha inildiğinde tuzlu su yer alıyor. Herhangi bir akıntı olmaması sebebiyle yansıma yapan göl, halk arasında Aynalıgöl olarak adlandırılıyor. Büyüleyici atmosfere sahip “Tek ve eşsiz” kabul edilmesi nedeniyle geçen yıl Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından tabiat anıtı ilan edilerek koruma altına alınan Gilindire Mağarası, yaklaşık 2 ay önce de ziyarete açıldı. Aydıncık ilçesindeki Gilindire Mağarası’na ilçeye 4 kilometre kala Mersin-Antalya karayolundan deniz tarafına sapılarak ulaşılabiliyor.

Akdeniz’in eşsiz koyunda bulunan mağaraya kurulan merdivenden inen ziyaretçiler, ana galeride ilerledikçe mağaranın büyüleyici atmosferi karşısında heyecan ve şaşkınlık yaşıyor. Sarkıt, dikit, sütun, duvar ve perde damlataşları, akma taşlar, mağara iğnesi gibi oluşumları yakından görme şansı yakalayan ziyaretçiler, kendilerini adeta buzul döneminde hissediyor. Tavanın yansıması nedeniyle Aynalıgöl’deki suyun varlığını fark etmekte güçlük çekenlere ise görevliler, fenerlerle damlacıkların sudaki hareketlerini gösteriyor. Henüz yeni açılmasına rağmen ilgi gören mağarayı ziyaret edenler, gördükleri karşısında yorgunluklarını unutarak ayrıldıklarını dile getiriyor.

Kaynak. Sözcü

Previous ArticleNext Article

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bolivya’da Tuz Gölüne Yansıyan Samanyolu Galaksisinin Nefes Kesen Fotoğrafları 0 159

Samanyolu Galaksisi Dünyaya yansırken

Bolivya’da bulunan ve dünyanın en büyük tuz göllerinden biri olan Salar de Uyuni üzerinde çekilen fotoğraflar Uzayın ve Samanyolu’nun derinliklerini ve mükemmelliğini gözler önüne seriyor.

Daha önce Japonya, Kanada gibi ülkelerde müthiş dağ ve uzay fotoğraflarıyla öne çıkan Daniel Kordan adlı fotoğrafçı bu sefer de Bolivya’daki Salar de Uyuni tuz gölüne yansıyan uzay boşluğunu ve Samanyolu galaksisini emek verdiği çalışmayla en göz alıcı şekilde fotoğraflamayı başarmış. Mayıs 2016’da gittiği Bolivya’da bu müthiş kareleri yakalayan Daniel Kordan, uzayın derinliklerinde olup biteni merak eden ve hayatının her anını uzayın birer parçasıymış gibi geçiren insanların ve diğer tüm insanlığın nefesini kesen fotoğraflarını Bored Panda üzerinden yayınladı.

Salar de Uyuni üzerinde fotoğrafçıların jipi

Salar de Uyuni üzerinde Daniel Kordan’ın ekibinden

Solar Impulse 2: Zafere 1 Adım Kaldı 0 109

Solar Impulse 2

Sadece güneş enerjisiyle uçan Solar Impulse 2 dünya turunun son etabına başladı. Yalnızca güneş enerjisiyle uçan Solar Impulse 2 dünya turunun son etabına başladı. Uçağın pilotlarından Bertrand Piccard, Kahire’den Abu Dhabi’ye doğru yola çıktı. Uçağın macerası 9 Mart 2015’te Abu Dhabi’de başlamıştı. Ekibe göre son etap, 17 etap arasında en zorlu uçuş. Bu son yolculuğun 48 ila 72 saat sürmesi bekleniyor.

Güneş Işığıyla Gece Gündüz Uçuyor

Solar Impulse 2, saatte ortalama 45 kilometre uçuyor. Gündüzleri güneş ışığından yararlanarak hızını arttırabiliyor. Lityum iyon piller aracılığıyla gün boyu enerji depolayarak geceleri uçmaya devam ediyor. Bu, Solar Impulse adlı araçtan sonra proje için geliştirilen ikinci model. 2,3 ton ağırlığındaki uçağın kanadındaki 17 bin foto voltaj hücresinin ürettiği elektrik pervaneleri hareket ettiriyor ve aküyü şarj ediyor. Uçağın kanat genişliği Jumbo jet Boeing 747’nin ölçülerini aşıyor.

Daha İyi Bir Dünya İçin

Uçağı dönüşümlü olarak kullanan İsviçreli pilotlar Bertrand Piccard ve Andre Borschberg’in bu maceraya atılmalarının hedefi yenilenebilir enerjinin gücünü göstermek ve dünya çapındaki kullanımını yaygınlaştırmaktı. Piccard uçakla son yolculuğuna çıkmadan önce projenin ”daha iyi bir dünyayı” hedeflediğini söyledi.

Kaynak: ntv.com.tr

Popüler Başlıklar