26 Ağustos 2014 Salı

Dağcılıktan Tur Şirketine Doğru Zorlu Tırmanış

"Hayallerini gerçeğe dönüştür."
Pakistan’daki Skardu pazarında küçük bir dükkânda bir tezgâhın arkasında oturan adamın kartvizitinde bu cümle yazıyor.
Kartın üzerinde tezgâhın arkasındaki adamı karlı dağların tepesinde gösteren 4 tane de resim var.
Bu adam Pakistan'ın milli kahramanı Hassan Sadpara: Everest dâhil 8 bin metrenin üzerindeki beş zirveye tırmanan ilk Pakistanlı.
Hassan mütevazı biri. Dağcılık kariyerinde ulaştıkları düşünülünce o gerçekten bir kahraman.
Fakat iş ticarete gelince, hayalleri daha gerçeğe dönüşmemiş.
Birkaç yıl önce kurduğu tur şirketi iflas etmiş.
Nepal ve Çin’den ithal edilmiş yeni ve ikinci el dükkânında sattığı dağ malzemeleri sayesinde geçinebiliyor.
Renkli sırt çantalarını, elbiseleri ve ayakkabıları işaret ederek "Şu malzemelere bir bakın. Bu dükkânda 10 bin dolarlık malzeme var ama hemen hemen hiç alıcısı yok" diyor.
Hassan için durum her zaman bu kadar kötü değildi aslında.

11 Eylül sonrası Pakistan

Dükkânını ilk açtığı 1999 yılında Pakistan'ın kuzeyi turistler için ilgi çekici bir yerdi.
Çin'in Şincan sınırı ile Hindistan kontrolündeki Keşmir arasındaki Baltistan’a dünyanın hemen hemen her yerinden maceraperestler gelirdi.
Bazıları bölge yönetimi başkenti Skardu'ya İslamabad’dan kısa güzel dağ manzaralı bir uçuşla ulaşırdı.
Bazıları da daha maceralı bir yol olan İndus Nehri’nin birkaç yüz metre ötesinden ünlü Karakurum karayolu ile ulaşımı tercih ederdi.
“Hey gidi günler” diyor Hasan.
O zamanlar Hassan dağcılık kariyerinde basamakları tırmanırken yabancı turistler sayesinde dükkânı da büyüyordu.
Daha sonra 11 Eylül'de Dünya Ticaret Merkezi'ne o malum saldırı gerçekleşti.
Bunun akabinde Pakistan giderek artan acımasız bir şiddet sarmalının içine girdi.
Büyük kısmı Pakistanlı ve birazı da yabancı olan on binlerce kişi yaşamını yitirdi.
Bunun sonucu olarak Batılı turistler Pakistan'a uğramaz oldu.
Ülkenin olumsuz imajı turizmin gelişmesine en büyük engel oldu.
“Turist yoksa ticaret yok. İşte bu kadar basit" diyor Hasan.
Rehberleri, otelcileri, şoförleri ve turizm geliri ile geçinen herkesi kapsayacak şekilde bölgesel ekonomi etkilendi.
Hasan, “Buralarda bir fabrikada, ya da başka yerde bir iş yok” diyor.
“Bizim sadece doğal güzelliğimiz, dost canlısı insanımız ve kendine özgü bir manzaramız var” diye ekliyor.

Kötü talihini değiştirme çabası

Baltistan bölgesi dünyanın en büyük ikinci zirvesi olan K2 ya da yerel dildeki ismiyle Dağların Kralı anlamına gelen Chogori dağını barındırıyor.
Burada baş döndürücü vadiler, göller ve tabii ki Deosai Ovası var.
Deosai Ovası hemen yanı başındaki Tibet Ovası'ndan sonra dünyanın en yüksek ikinci ovası.
Hassan kötü talihini değiştirmek için geçtiğimiz yıllarda bir aile dostu ile beraber bir tur şirketi kurdu.
Amaç turizmi destekleyerek yabancı turistlere birçok hizmet sunmak ve sonunda biraz para kazanmaktı.
Tüm birikimini buraya yatıran Hassan şirketin yönetimini ortağına bıraktı.
Ortağının başka bir şirketi daha vardı ve yeni şirkete yeterli ilgiyi gösteremedi.
Sonuç olarak yeni şirket girişimi başarısız oldu ve Hassan da tüm parasını kaybetti.
Bu başarısızlıkla ilgili Hassan ortağını suçlamıyor.
Yeteri kadar eğitimi olmadığı için suçu kendisinde arıyor.
“Dünya'nın en zorlu dağlarına tırmandım. Fakat hiçbir zaman okumaya yazmayı öğrenemedim” diyor.

En büyük pişmanlık

"Bu benim için en büyük maniydi" diye ekliyor Hassan
Hassan, Skardu'ya araçla 20 dakika mesafede Sadpara isimli kasabada fakir bir ailede dünyaya gelmiş.
Sadpara Gölü yakınlarındaki yüksek zirvelerin çevirdiği kasaba Pakistan'ın en iyi dağcı ve tırmanış destek ekipleriyle ünlü.
Hassan “benim büyüdüğüm zamanlarda kasabada okul yoktu” diyor ve ekliyor:
“Kasaba sonunda okul açıldığı zaman, bu sefer de öğretmen yoktu. Skardu'dan öğretmen yürüyerek iki saatte gelip birkaç saat ders işledikten sonra Skardu'ya iki saat yürüyerek geri dönerdi.”
O zamanlar Hassan çiftçi ve çoban olarak ailesine yardım edermiş. O şartlarda çocuklarını eğitmek aile için lükstü.
Artık Baltisan'da daha çok okul var. Ama halen yeterli değil. Hükümetin yetişemediği bölgelere yerel grupların çabaları ve diasporadaki Pakistanlıların desteğiyle yardım kurumları okul götürmeye çalışıyor.
Hassan böyle bir okulda konuşma yapmak için bir gün davet edilmiş.
Konuşması "Dağ sevgisi için ilham" başlığını taşıyormuş.
Onu dinlemek için gelen öğrencilere “benim hayattaki en büyük pişmanlığım okumamış olmam” dediğini aktarıyor.
Hassan “Eğitimle beraber sizin için tek sınır gökyüzü” diyor.
Onca yıldan beri süren sıkıntılardan sonra Hassan tekrar tur şirketi işine dönmeyi düşünüyor.

Bu sefer nasıl farklı olacak?

Bu sefer nasıl farklı olacak diye soruyorum.
Yüzünde bir gülümseme ile "ilk olarak bu sefer yanıma bir ortak almayacağım” diyor. “Artık oğlum bana yardım etmeye hazır” diye ekliyor.
Hiç okula gitmemiş biri olarak Hassan, en büyük oğlunun üniversiteyi bitirmesinin gururunu taşıyor.
Hassan'ın oğlu Arif şu an İslamabad’da işletme yüksek lisansı yapıyor ve babasının yeni projesi ile ilgili oldukça hevesli.
Babasının yıllarca müşterilerle uğraşarak edindiği tecrübe ve itibardan faydalanmak istiyor.
Arif'in yeni şirket için aklında bir isim bile var: Hassan Sadpara Yol ve Turları.
Önümüzdeki aylarda bir internet sitesi kurarak yeni şirketinin tanıtımını yapmayı planlıyor.
Eğitimli oğlunun da desteğini alan Hassan’ın bu sefer hayallerini gerçeği dönüştürmek için daha büyük bir fırsatı var.

Shahzeb Jillani
BBC News

Fotoğrafçılık

Müzik

Sanat