Ren Nehrinden İlham Alan Şehir: Düsseldorf 0 229

Ren Nehrinden İlham Alan Şehir: Düsseldorf 0 230

Almanya’ya ikinci seyahatimde Düsseldorf havalimanına iniş yaptım ancak gezme fırsatım olmadan dakikalar içinde Krefeld’e kuzenimin yanına doğru yola çıktım. Tabi gidip içinden dahi geçmişken gezmeden dönmek olmazdı. Kuzenimle bir gün ayarladık ve o günü komple Düsseldorf’a ayırdık. Kendimizi gezmeye programlayıp Krefeld’den yarım saat içinde otoban yoluyla Düsseldorf’a ulaştık. Almanya’nın genelinde olduğu gibi şehrin nerede başlayıp nerede bittiği belli olmadığı için Düsseldorf’un merkez bölgesine girene kadar şehre geldiğimizi anlamadım. Merkez bölgesinde gökdelenler gözüktü ve kısa süre içinde Ren nehrini kesen köprüye varınca Düsseldorf’a gelmiş olduğumuzu fark ettim.

Büyük bir şehir olmasına rağmen Türkiye’deki büyükşehirlerle kıyaslanamayacak kadar sistemli bir yer olması sebebiyle (ki zaten Almanya’nın köyleri bile aynı sistematikliğe sahip) kısa süre içerisinde merkez bölgeye girip trafiğe takılmadan arabayı rahat bir yere park ettik ve Düsseldorf gezimize başladık.

Almanya’ya ilk gidişimde Bavyera eyaletine gitmiştim ve dolayısıyla gittiğim en büyük şehir Stuttgart olmuştu. İkinci gidişim olan bu gidişimde ise Ruhr bölgesi olan sanayinin yoğun olduğu ve 5’er km. aralıklarla büyükşehir bulunan bir bölgeye gittim. Almanya’nın büyükşehirlerinde gördüğüm ortak nokta ise ne kadar büyük olurlarsa olsunlar sistemli bir işleyiş, ferah-geniş alanlar ve belirli bir hareketliliğe sahipler. Yani Türkiye’deki gibi her anı hareketli, canlı ama aynı zamanda trafik keşmekeşi olan büyükşehirlere benzemiyor. Bir açıdan kötü, bir açıdan iyi. Şehirlerin sistemli bir yapıda olması insanlar için, özellikle de yayalar için hayatı kolaylaştıran bir etmen. Biz Düsseldorf’a indiğimizde, milyon küsürlük nüfusa ve iş çıkışı saatine denk gelmemize rağmen kolayca arabayla veya yaya olarak istediğimiz noktalara gidebildik. Bunda yolların sık ve geniş olması da çok etkili tabi.

Genel bir şehir turu atmak için yaklaşık yarım saatlik bir zaman harcadıktan sonra iyiden iyiye acıktık ve bir italyan pizzacısında bulduk kendimizi. Bir güzel afiyetle yedikten sonra hiç zaman kaybetmeden gezmeye devam ettik. Şehrin ana caddelerinde dolaştıkça daha da büyük-geniş caddeler kesmeye başladı önümüzü. Çok renkli insanlarla karşılaştık, değişik tasarımlı mağazalara girdik ve kendimize farklı eğlenceler bulma fırsatını yakaladık. Hatta ana caddede bir mağazanın önünden geçerken Made In USA yazılı bir tabelanın önünde hiç yoktan bir 30 saniyemizi gülmeye ayırdık, tabi fotoğraflamadan da olmazdı. Bizim buralarda böyle hareketlerin ne anlamlar taşıdığını hepimiz biliriz. 🙂

Ana caddelerden ve mağazaların bulunduğu bölgeden çıkıp Ren nehri kıyısına doğru gitmek için yürümeye başladık. Güneş yavaş yavaş alçalıyordu ve gün batımında Ren nehri kıyısında fotoğraf çekmek için sabırsızlanıyordum. Bir süre yürüdükten sonra kafelerin yoğun olarak bulunduğu bir bölgeye geldik ve büyük bir caddenin önünden Ren nehri üzerindeki açıklık gözükmeye başladı. Adımlarımızı sıklaştırıp güneş batmadan varmak için caddenin sonuna doğru ilerledik. Cadde bitince karşılaştığım Ren nehri manzarasıyla birleşen köprü manzarası ise hayatımda unutamayacağım manzaralardan biriydi. Güneşin açısı, Ren nehri, köprü ve Düsseldorf gökdelenlerinin müthiş bir kombini. O an fotoğraf ve fotoğraflar çekebildiğim için şanslıyım. Çünkü siz de takdir edersiniz bir gezginin çantasında fotoğraf makinesi de olsa, gezi bitmeden nelerle karşılaşabileceğini bilmediği için zayıf batarya veya hafıza problemleriyle karşı karşıya kalabilmektedir. Ben de fotoğraf makinesinin azizliğine uğramadan bu güzel manzarayı fotoğraflayabildiğim için şanslıyım.

Bazılarınız şunu diyebilir, manzarada hiç bir şey yok. Belki benzer manzaraları Eskişehir’den de yakalayabileceğimizi belirtenler olabilir. Elbette haklısınız. Ama insanın binlerce kilometre uzakta Ren nehri üzerinde hiç bilmediği bir şehirde olması da manzarayı perçinleyen faktörlerden birisi mutlaka. O an ülkenizden çok uzakta olduğunuzu bilmek belki sadece yemyeşil dağ manzarasında bile size farklı duygular hissettirebilir. Ben de bir miktar duygu yoğunluğu yaşadıktan sonra geziye kaldığımız yerden devam ettim.

Düsseldorf’u daha önce duyduysanız veya araştırdıysanız yamuk binalarının meşhur olduğunu da duymuşunuzdur. Mimari yönden değişik tasarımlara sahip olan bu binalar da benim fotoğraf çektiğim yere çok yakın ve Ren nehri kıyısında bulunuyordu. Toparlanıp 5 dk yürüdükten sonra yamuk binaların olduğu yere geldik ve gerçekten şaşılası derecelerde yamuk ve eğik olan bu binaların yanında hatırı sayılır bir zaman geçirdik. Örneğin aşağıdaki fotoğraftaki apartmanlarda bir gariplik sezdiniz mi? Peki onun altındakinde veya onun da altındakinde? İnsanın üstüne üstüne geliyorlar.

Yamuk binalardan sonra doyuma ulaştık ve Krefeld’e dönme kararı aldık, fotoğraf bol, anı bol ancak hepsine burada yer vermek istemedim. Diğer yazılarımda da Düsseldorf’ta yaptıklarıma ve çektiğim fotoğraflara yer vermeyi düşünüyorum. Hepinize bol gezmeli günler, takipte kalın!

Previous ArticleNext Article

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygun Fiyatlı Uçak Bileti İle Gidebileceğiniz Ülkeler 0 380

Yorucu ve stresli bir iş yaşamından biraz olsun kurtulup nefes almak, yeni yerler keşfetmek ve kendimize vakit ayırmak hiç kuşkusuz hepimizin en çok sevdiği hobiler arasında yer alır. Nitekim yaz tatilleri de bunun için var. Sevdiklerimizle birlikte tatilin tadını doyasıya çıkarmak isteriz. Biriktirdiğimiz her bir kuruşun adeta hakkını verircesine gezer, dolaşır, sohbet eder, yemek yeriz. Tabii iyi bir tatil için iyi bir bütçenizin de olması gerekiyor. Tatil beldelerinde özellikle en küçük bir eşyanın, yemeğin, kıyafetin yaşadığımız yerlerdeki satışına göre fiyatlarının oldukça yüksek olduğunu görürüz, durum böyle olunca da sağlam bir bütçe planlaması yapıp yola çıkmak en mantıklısı olacaktır.

Bu bahsettiklerimiz elbette iple çektiğimiz yaz tatilleri için. Bir de artık dayanılamayacak hale gelip yapılan dinlendirici aktiviteler ve sonrasında insanı adeta iyileştiren ufak kaçamaklara da değineceğiz. Şunun şurasında iki günlük kaçamak yapacaksınız ya da yaz aylarında yapacağınız tatil için biriktirdiğiniz bütçeniz hayalinizdeki tatil için yeterli değilse uygun fiyatlı tatil arayışına girebilirsiniz. Bizimde bu yazıda amacımız işte tam da bu! Haydi, gelin hep beraber uygun fiyatlı tatil yapılacak yerlere bir göz atalım.

Ver Elini Filipinler!

Filipinler’i ilk sıraya koymamızın nedeni hiç kuşkusuz o muhteşem kıyılara doğru uzanan yemyeşil ormanlarıyla fotoğraflarda bile insanı kıskandıracak güzellikte olmasıdır. Bir doğa harikası olan Coron Adaları aynı zamanda dünyanın dalış turizmi açısından en popüler yerlerinden birisidir. Mavinin ve yeşilin tüm tonlarına şahit olabileceğiniz Coron Adaları’na eğer ki iyi bir uçak bileti avcısıysanız oldukça uygun fiyatlara gidebilmeniz mümkündür.

Filipinler’in Cebu şehrine bağlı bir diğer adası olan Malapuscua ise dalış severler için eşsiz güzellikte bir yerdir. Unutmadan, Malapascua adasının çevresinde 3 saatlik bir şnorkel turuna katılabilir, denizin keyfini doyasıya yaşayabilirsiniz.

Bir Doğa Harikası Bolivya

Evet, bu doğa harikası tanımlamasını sonuna kadar hak eden yer Bolivya’da bulunan Salar de Uyuni Gölüdür. Bilinen en eski trenler burada bulunur. Çevresinde gezilecek pek çok yer vardır; bunlardan en dikkat çekeni zeminine kadar her şeyi tuzdan yapılmış olan otellerdir. Bembeyaz yer ve masmavi bir gök. Ne hayaller kurulur burada, yaşarken buraları görebildiğimiz için şükürler ederiz. Türkiye’de yer alan Tuz Gölü’nün yaklaşık 7 katı büyüklüğünde olduğunu da not düşelim. Bu arada ne kadar ucuz olduğunu belirtmek adına asgari ücretin 230 dolar olduğunu söylemek de fayda var.

Yoksa Siz Hala Arjantin’i Listenize Eklemediniz Mi?

Evet, eklemediniz mi diyoruz doğru okudunuz, şimdi bunları açıklayacağız. Öncelikle yerel parası olan Peso (ARS)’nun 1 TL’ye tekabül ettiği miktarı duyunca hepiniz çok sevineceksinizdir. Yaklaşık kur 0,36 TL civarında olabiliyor. Evet, bu çok hoş değil mi? Üstelik Arjantin bizlerden vize istemeyen bir ülke! Arjantin hakkında küçük bir araştırmadan sonra bakalım neler yapılabilirmiş… Seyir defterine ekle; Buenos Aires, Mal de Plata, Iguazu Şelaleleri. Tabii gezilecek yerler sadece bunlarla sınırlı değil ancak Arjantin seyahatiniz için size en harika olan yerleri seçtik.

Eğer vejetaryenseniz biraz üzüleceksiniz çünkü et Arjantin mutfağında önemli bir yere sahip. Yemek için tatilcilerin sıklıkla tercih ettiği yeme-içme mekanı olan Cabana Las Lilas restoranını biz de size öneriyoruz.

Ulaşımda ise pek fazla gelişmiş diyemeyiz. Uçak biletleri ne yazık ki pahalıdır fakat ben uçak yerine otobüsü tercih ederim derseniz söylemek isteriz ki o zaman konfor aramanız mantıksız olacaktır. Uçakla da hemen hemen aynı fiyata denk gelmektedir.

Arjantin’i gezip görmek istiyorsanız öyle her elini kolunu sallayan buraya gelemiyor. Engelini koymuşlar yani siz eğer Kuzey ormanlarında gezmek istiyorsanız ortama karşı vücudunuzun herhangi bir reaksiyon göstermemesi adına sarıhumma aşısı olmanız gerekiyor.

İstediğiniz herhangi bir tarih aralığında en uygun fiyatları sunan birucak.com adresinden uçak biletinizi alıp doyasıya tatilin tadını çıkarabilirsiniz.

Bu Yaz Tatil Yapmak İçin En İyi Fırsatlar 0 297

Hayatımızda verdiğimiz kısa molalar yoğun tempolardan yorgun düşen bedenimizin hakkı. Stres atmak, dinlenmek, gezmek hepimizin dört gözle beklediği zamanlardır. Huzur ve keyif denilince çoğumuzun aklına tatil, deniz gelir. Ülkemizde gezilip görülecek tatil yapılacak eşsiz güzellikte birçok yer var. Bunların başında gelen Bodrum masmavi sularıyla insana huzur veriyor.

Eğlence anlayışı, denizi, insanlara verdiği huzur ve tatil imkânlarıyla yazın gözde tatil yerlerinden Bodrum. Beyaz evleri, pazarları, yöresel yemekleri, tarihi değerleri, Bodrum Kalesi ile herkesi kendine hayran bırakıyor. Butik otel tarzının çok olduğu şehrimizde müşterilerin kendilerini evlerinde hissetmesi sağlanıyor. Ayrıca çok güzel, lüks ve güvenle tatilimizi geçirebileceğimiz oteller mevcut. Birbirinden güzel adalarıyla huzuru sunan şehrimizde gezilecek çok yer var. Burada konaklamak isteyenler Bodrum otelleri için Jolly Tur sitesine girerek en güzel otelleri bulabilir. Site ayrıca biz kullanıcıları için oldukça ergonomik hale getirilmiş. Gitmek istediğimiz otelleri fiyata göre, doluluk durumuna göre sıralıyor. Ayrıca yarım pansiyon, tam pansiyon, her şey dahil ve ultra her şey dahil seçenekleri arasında filtreleme yapabilmenize olanak sağlıyor. Bunlar dışında Jolly Tur sitesinin diğer bir güzelliği de gidilebilecek otellerin detaylı resimlerini, konaklama türüne göre olanaklarını, kullanıcı ve uzman yorumları sayesinde oluşan ve 100 üzerinden verilen otel puanını da bize gösteriyor. Bu sayede seçim yapabilmemizde bize büyük kolaylık sağlıyor.

Adına şarkılar yazılan bu büyüleyici şehir için önceden rezervasyon yaptırmakta fayda var. Bu sayede hem Jolly Tur’un erken rezervasyon kampanyalarından faydalanmış oluyoruz hem de istediğimiz tarihte istediğimiz otel dolmadan odamızı tutmuş oluyoruz. Günümüzde oteller odaların fiyatlandırılmasını gidilecek tarihe göre yapıyorlar. Yani yaz ortası, bayramlar, özel günler de fiyatlar çok yükseliyor. Hele ki gitmek istediğimiz yer Bodrum ise yer bulmakta zor oluyor. Bu sebeple eğer tatile gideceğimiz tarih önceden belli ise mutlaka erken rezervasyon yaptırmamız bizim için en doğrusu olacaktır. Jolly Tur da bu konuda bizlere birçok avantaj sağlıyor.  Özellikle Bodrum otellerinde erken rezervasyon konusunda fazlasıyla kampanya ve indirimler bulunuyor. Bunlar %50’ye varan indirimler, ücretsiz bir gece, ödeme seçeneklerinde kolaylık gibi fırsatlar oluyor.

Popüler Başlıklar

%d blogcu bunu beğendi: