Keşfedilmemiş Cennet, Issız Koylar: Kabatepe 0 962

Bugüne kadar her yaz güzel yerlerde güzel tatil yapan biri olarak bu yıl hiç tatile gidemeyebileceğim korkusuyla girdim yaza. Ege kıyılarında yıllarca bir aşağı bir yukarı savruldum, her seferinde yeni yerler yeni eğlenceler keşfettim. Üniversite okumak için Çanakkale’ye geldiğim sene “Ege’den ayrıldık, bütün eğlence burada son bulur” diye düşünmüştüm ama Çanakkale’de kaldığım yıllar içinde aslında hiç de öyle bir yer olmadığını, hatta bunun aksi düşünmemi sağladığını fark ettim. Ben Çanakkale’nin denizini hep balık tutulan bir yer olarak kazımışım hafızama. Aslında bu yaza kadar da bu düşüncem devam etti, ta ki bu yıl tatile gidemem korkusuyla kendimi Çanakkale denizlerine atana kadar.

Bu fotoğraf bisikletlecanakkale.blogspot.com sayfasından alınmıştır.

Sınavlar bitti bitecek derken sıcaklar bastırdı ve her insanoğlunun ihtiyaç duyduğu gibi biz de serinleme ihtiyacı duyduk. Kız arkadaşımla birlikte ilk yakıcı sıcakta kendimizi Çanakkale’nin merkezine yakın bir mesafede bulunan Mega Beach plajına attık. Plaj, kum, kalabalık her şey güzel olmasına rağmen deniz kirliliği bizim alıştığımızın biraz üzerindeydi. Ardından üniversitemizin güzel yerleşkesi Dardanos’ta bulduk kendimizi ve hem deniz kirliliği hem de deniz analarıyla baş etmek durumunda kalınca 25 dakika içinde bulunduğumuz yeri terk ettik. Sonraki günler ise bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine Kabatepe plajlarını gündemimize aldık, işte geçirdiğimiz o güzel günün tohumları da burada atılmış oldu.

Bir kaç gün geçtikten sonra arkadaşımızın denize gidelim demesiyle birlikte Kabatepe planları yaptık, bir rota belirledik (gerçi yolda rotadan o kadar saptık ki..) gidiş saatimizi belirledik. Planımıza göre sabah 8’de kalkıp kahvaltımızı yaptıktan sonra en geç saat 10 feribotuna yetişecektik, karanlık basmadan önce de geri dönecektik. Her şey plana uygun ilerledi, saat 10:15 sıralarında Eceabat’a indik, benzin istasyonuna girip su ve yakıt aldıktan sonra keşfetme seansı başlamış oldu. O güzel yollardan giderken müziğimiz de eksik olamazdı tabi ki. Yüksek sesle müziğimizi dinlerken eşsiz manzaraları da kaçırmadık. 15-20 dakikalık yolculuktan sonra arabayla koyun kenarına inmek için girdiğim yolun yanlış olduğunu fark ettik ve Kum Hotel adında bir otelin giriş kısmına gelmiş olduğumuzu gördük. Girmişken de fiyatları sorduk, kişi başı 20 TL, plaj ve havuz dahil akşama kadar. Tabi öğrenci olduğumuz için biraz daha ucuza kaçmak istedik ve geldiğimiz yöne doğru geri gitmeye başladık. En sonunda Mimoza dinlenme tesisleri adında pek de insan olmayan bir koya geldik ve 10 TL araç ücreti karşılığında tesisin plajına indik ve sahildeki şemsiyelerden ve puflardan yararlandık. Plaj ıssızdı, arkamız ormandı ve deniz mükemmeldi. İşte o berrak suyu görüp denizin o farklı tonlardaki renklerine Çanakkale’de rastladıktan sonra bu bölgeye bakış açım tamamen değişti. Dinlenme tesislerinde 2 saatlik bir duraklama yapıp mükemmel gözlemelerimizi de yedikten sonra güzel bir gün olsun diyerekten parayı da gözden çıkarıp yanlış girdiğimiz Kum Hotel’e gitme kararı aldık.

Kum Hotel’e giriş yapıp arabayı park ettik ve sıcaktan kavrulmuş bir halde kendimizi önce denize attık. Plajın kumu o kadar güzel ve inceydi ki gerçekten Kum Hotel, adını hak eden bir plaja sahipti. Peki ya denizine ne demeli? Tertemiz, pürüzsüz, ince kum. Yosun, kaya vs. girişte insanı engelleyebilecek hiç bir şey yok. Plajdaki gölgelik alanı, sörf tahtası kiralama kısmını ve bar kısmını da beğenip tam puan verdik. Ardından biraz güneşlenip yukarı havuz kısmına geçtik. Küçücük bir havuz beklerken, ortalamadan biraz daha büyük ve 180 – 220 arasında derinliğe sahip tertemiz bir havuzla karşılaştık. Çocuk havuzu da ekstrası. 2-3 saate yakın da havuz başı keyfi yapıp 10 üzerinden 10 puan verdik. Tatil köyü konseptinde olan ve karavan park edebilme avantajı bulunan Kum Hotel’i de beğenip evimize öyle döndük. Kısacası Kabatepe bize çok güzel bir gün yaşattı ve tekrar gidip koca bir gün geçirmeye hepimiz hazırız.

Kabatepe nerededir? Kabatepe’ye nasıl gidilir? Kabatepe’de nerede denize girilir? Öncelikle ilk sorumuzdan başlayalım.

Kabatepe nerededir?

Kabatepe, Çanakkale merkezin karşısında bulunan ilçesi Eceabat’ın bir bölgesidir ve Ege Denizine kıyısı olan koylardan oluşur. Çanakkale’deki diğer plajlardan farkı da buradadır.

Kabatepe’ye nasıl gidilir?

Aracınızla gidiyorsanız ve Asya kıtasındaysanız Çanakkale İskelesinden feribotla 29 TL karşılığı araç geçişi yapabiliyorsunuz (Aynı gün dönmek şartıyla 29 TL gidiş dönüş ücreti) ve Eceabat’a geçtikten sonra İstanbul yoluna çıkıp 2.km’den sola doğru Kabatepe iskelesini veya Gökçeada tabelalarını takip ediyorsunuz. 10 km. sonra Kabatepe bölgesindesiniz. Eğer minibüsle gidiyorsanız Çanakkale merkezden binip Kabatepe’de inmeniz yeterli olacaktır. Direkt Kabatepe minibüsleri bulunmaktadır yaz aylarında.

Kabatepe’de nerede denize girilir?

Kabatepe bölgesi ıssız koylar da dahil olmak üzere bir çok güzel çadır-karavan-kamping, otel ve dinlenme tesislerinin bulunduğu bir bölgedir ancak bu tesisler dip dibe bulunan tesisler değildir. Kilometrelerce mesafe farklarıyla güzel koylara sahip olan bölgelerdir. Dolayısıyla Kabatepe’ye gittiğinizde o bölgeyi komple gezip size en uygun koyu bulup orada tatil yapmaktır.

Previous ArticleNext Article

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kuzey Kutbundaki Esrarengiz Altın Yumurta 0 621

Kuzey Kutup Bölgesine yakın bir bölgede İsveçlilerin Lapland’da bir kasabada kurduğu bu altın renkli yumurta benzeri yapı ilk bakışta son derece esrarengiz gelmekle beraber o muhteşem doğanın tam ortasında nasıl bir işleve sahip olduğunu merak eden bir tek ben değilim sanırım. Oldukça tuhaf gözüken bu yapı aslında yalnızca İsveçlilerin beyin yapılarını ve karakterini sergileyen küçük bir mimariden ibaret.

Peki bu mimari altın yumurta tam olarak ne işe yarıyor? Bu yumurtanın aslında sosyal bir işlevi bulunuyor. Yakındaki kasaba halkının bu yapıya geldiğinde birbirleriyle diyalog kurup sıcak sıcak oturmalarını sağlıyor. Burası aynı zamanda bir sauna. Karların ve soğuğun ülkesi İsveç’te bulunan bu küçük sıcak ortam, insanlar için bir çok açıdan kullanışlı olabilecek şekilde Mats Bigert ve Lars Bergström tarafından tasarlanmış.

İşlevleri dışında aynı zamanda bir anıt görevi de gören altın yumurta, eskiden demir madenine ev sahipliği yapan bu kasabanın yeniden doğuşunu simgelemiş. 5 metre boyu ve 4 metre eni olan, dışı aynalı altın kaplama ve paslanmaz çelik olan bu yapı, aynı zamanda tamamen taşınabilir 69 adet parçadan oluşuyor.

 

Araç Kiralamanın En Ucuz ve En Kolay Yöntemi 0 440

Eskiden olduğu gibi bir araca ihtiyacımız olduğunda dışarı çıkıp araç kiralama şirketlerinin hepsini dolaşmıyoruz. Günümüzde uçak bileti, otobüs bileti almaktan, bir taksi çağırmaktan tutun, araç kiralamaya kadar her tür ihtiyacımızı internetten karşılayabiliyoruz. Bu gereksinimler internetten karşılanabildiği için haliyle bu gibi firmalar fazlasıyla arttı ve internette aynı zamanda bir rekabet ortamı oluştu. Eskiden çok daha yüksek ücretlerde kiralanabilen araçlar, şimdi daha uygun fiyatlı ve daha güvenilir.

Geleneksel araç kiralama şirketlerinin uyguladığı yöntemlerden uzak, yeni nesil araç kiralama şirketleri müşteriye ve müşteriye verdiği hizmete daha fazla önem veriyor. Haliyle internetten araç kiralamak dahi eski yöntemlere göre çok çok daha güvenilir ve kesinlikle daha kolay. Aslına bakarsanız bir araç kiralamak, uzun vadede çoğu zaman araç satın almaktan daha avantajlı. Örneğin ayda 3-4 kere uçakla seyahat eden biriyseniz havalimanlarına gidip gelirken kiralık araç kullanmanız daha mantıklı olacaktır.

Otorento.com.tr’den araç kiralarken “araç kiralamak gibi çok kolay bir konuyla ilgili” zaman kaybetmeyeceksiniz. Otorento’nun kolay ve açıklayıcı arayüzü sayesinde neredeyse hiç zaman harcamadan araç kiralamanız mümkün. Aracı alacağınız, bırakacağınız yerleri seçme şansınız var. Ayrıca eskisi gibi aracı almak için herhangi bir yerde bulunmanıza da gerek yok. Otorento araç kiralama hizmeti olarak aracı evinize veya işyerinize bile getiriyor. Örneğin Otorento’nun Antalya Havalimanı araç kiralama hizmetinden yararlanmak istiyorsanız ve aracı havaalanında teslim alacaksanız Otorento tabelası ile karşılanıp aracınızı direkt havalimanından teslim alabilirsiniz.

Kısacası araç kiralama için en uygun fiyatlarla en çok hizmeti veren firmalardan biri olan Otorento, araç kiralama konusunda yapmanız gereken tüm işlemleri yalnızca 3-4 tıka kadar azaltıyor ve zamandan bolca kazanmanızı sağlıyor. Özellikle çok fazla seyahat eden kişiler için havalimanı teslim ve alma seçenekleri, eve kadar teslim seçenekleri ile Otorento araç kiralama hizmetini müşteri için en kolay şekilde sunuyor. Araçların bir o kadar ucuz olması ise tamamen rekabet kaynaklı. Ucuz olmasının yanı sıra bazı zamanlar %50’ye kadar indirimli araç kiralamak mümkün olabiliyor.

Popüler Başlıklar

%d blogcu bunu beğendi: